”Bartın'ı para hırsına kurban etmek isteyenler bizim gücümüzü bilmiyor... Umutlarımızı, toprağımızı, doğamızı, denizimizi, kültürümüzü, parayla, yalan dolanla, umut tacirliği ile vaatlerle, riya ile satın alacaklarını sanıyorlar...

5 yıldır direniyoruz... Her girişimlerinde karşılarına dikiliyoruz onurluca...

Suyun uyuyup Düşmanın Uyumadığını da Biliyoruz.

Kapalı Kapılar ardında arkalarına iktidar gücünü de alarak kirli hesaplar yapanlar emellerine ulaşamayacaklar...

Bartın halkı onurludur. Bartın halkı suskunluğunun ardında taşır gücünü ve öfkesini...

Termik Santral üzerinden yaşam alanlarımızda oynanan oyunlara dur demek için silkeleniyoruz, toparlanıyoruz, ayaklanıyoruz...”

 

**

 

Bartın’ın Yiğit Halkı kanser bacasına karşı direniyor.

“Kurdurmam” diyor.

“İktidar gücü de olsa susmam” diyor.

“Direnirim” diyor.

“Ayak oyunlarına gelmem” diyor.

“Kirli hesaplar emellerine ulaşamayacak” diyor.

“Silkeleniyorum” diyor.

“Öfkem suskunluğumun ardındadır” diyor.

“Silkeleniyoruz” diyor.

“Toparlanıyoruz” diyor.

“Ayaklanıyoruz” diyor.

Oradan geliyor bu ses.

Bu ses işte o ses!

Direnişin sesi.

Yiğitliğin sesi.

Ölüme meydan okuma sesi.

“Susma sustukça sıra bize gelecek”in sesi.

Uyarının sesi.

“Ayağını denk al!” çağrısının sesi.

 

**

 

Bu ses “Bartın’ın geleceğini kurban etmek isteyenler bizim gücümüzü bilmiyorlar” diyerek uyarıyor.

 “Umutlarımızı, toprağımızı, doğamızı, denizimizi, kültürümüzü, parayla, yalan dolanla, umut tacirliği ile, vaatlerle, riya ile satın alamazlar” sözleriyle tavrını net koyuyor Bartın Halkı.

İşbirlikçilere de meydan okuyor Bartın Halkı.

Küçük çıkarlar için virgülleşenlerin de farkında Bartın Halkı.

Dikkatli Bartın Halkı.

Uyanık Bartın Halkı.

Beş senedir adım adım izliyor olayları Bartın Halkı.

Biliyor ki Bartın Halkı, su uyur ama düşman uyumaz.

Toplumu termik santral bacalarıyla yok etmek isteyen para düşkünlerinin bölgeyi neden tercih ettiklerini de iyi biliyor Bartın Halkı.

Biliyor, bölgenin kömürünü kullanmak için gelmediklerini.

Biliyor gözlerinin denizde olduğunu.

Biliyor ithal kömürle Batı Karadeniz’i yok etmek istediklerini.

Biliyor doğa ve insan düşmanlarını.

Her şeyin çok farkında Bartın Halkı.

 

**

 

Bartın’daki termik santrale karşı verilen mücadeleyi de izliyorum Karadeniz Ereğli’sinden.

Biliyorum ki, Bartın’daki tehlike aynen Kdz. Ereğli’de de sürüyor.

Biliyorum ki, Kandilli ve çevresi elinde kanser bacası dikecek yer arayanların ilk gözdesi.

Biliyorum ki, tezgâh büyük.

Biliyorum ki, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’ne tahsis edilen Kireçlik’teki araziler üzerine çevrilen numaralara devam ediyor.

Biliyorum ki, önümüzdeki seçimlerden sonra bu alanda yine hareketlenmeler başlayacak.

Biliyorum ki, üniversiteye tahsis edilen alan Maliye Bakanlığı’nın değil diyecekler.

Biliyorum ki, Enerji Bakanlığı Kireçlik’i kanser bacası ile para kazanmak isteyen firmaya tahsis ettim diyecek.

Biliyorum ki, toplumun çok kesimindeki işbirlikçilere yenileri eklenecek.

Biliyorum ki, “eskiden şöyle dedi” diye provokatif yayınlar bile yaptırılarak toplumun zehirlenmesinin önüne kırmızı halılar serilecek.

Biliyorum ki, “durmak yok” diyecekler.

Biliyorum ki, Zonguldak’tan seçilen ve Zonguldaklı olamayan siyasetçiler yine bildiklerini okuyacaklar.

Biliyorum ki, bölgenin canına okumaya çalışacaklar?

 

Peki, tamam da, bizim bölgenin halkı ne yapacak?

Gereğini yapabilecek mi?!!