Kdz. Ereğli’nin 106. Kurtuluş Günü’nde gördüm bir çok kişi halen daha ilçenin Kurtuluş Günü ile Alemdar Destanını karıştırıyor.
Aynı olay sanıyorlar.
Yıllardan bu yana da hep aynı durumu görüyorum.
Açıklamalara Kurtuluş Günü diye başlanıyor, Alemdar diye çıkılıyor.
Oysa, ikisi de birbirlerinden çok farklı.
Kurtuluş Günü 18 Haziran 1920, Alemdar kahramanlığı ise 27 Ocak 1921.
Aralarında 7 ay 9 gün var.
Evet her iki kahramanlıkta düşman taraf Fransızlar.
Evet her ikisinde de Fransızlar kovuldular.
Ama olaylar ve tarihler farklı.
Kurtuluş Günü konuşmalarında, Alemdar’dan söz edilmez mi?
Edilir, edilmelidir.
Ancak vurguda bu iki ayrı tarihe ve olaya dikkat çekilmelidir.
Eksik bilgi yanlış algılar yaratıyor.
Bu nedenle, şu güzelim önemli uyarımızı anlamakta zorlanmayacaklara hatırlatmak istedim.
Bilgilerinize!
**
Son dönemde Kdz. Ereğli’de yaşanan trafik karmaşasından örnekleri, çektiğimiz videoları yayımlayıp aetkin ve yetkinlere duyurarak, “önlem alın!” diyoruz.
Önlem!
Yetkin ve etkin?
Ah o eski yıllar ah!
Basında bir elektrik direğinin yan yattığı haberi bile yayımlansa, öncelikle kaymakamlık bu haberin küpürünü keser ve ilgili kuruma yazıyla göndererek, durumu sorardı.
Sonrasında da, gelen bilgiye göre basın organına yanıt gönderirdi.
Şimdi!
Abi dünya yansa kimsenin umurunda değil.
Ereğli’de ulaşım hakları gasp ediliyormuş, eski Amerikan filmlerindeki kovboy kasabalarındaki gibi gücü yetenin yettiğine hükmettiği, yasa masa tanımadığı bir ortama döndük sanki.
Kimsenin umurunda değil.
Hatta “bu benim yetkim değil” diyen de yok.
Sanki, “Görmedim, duymadım, bilmiyor ve ilgi alanıma girmiyor” anlayışının özgürlüğü var.
Öylesine başıboşluk!
Hele hele motosiklet satış ve onarımı yapanlar ana caddelerden sokaklara kadar yayıldılar. Oysa bu kentte sanayi siteleri var.
İnanın toplum rahatsız ve çok sıkıntılı.
Ereğli’nin 1 numaralı sorunu Trafik.
Vatandaşlar bu konudaki dertlerini ilgili haberlerin altına yorum yazarak duyurmaya çalışıyorlar ama kulağı üstünü yatma alışkanlığındaki yetkili ve etkililer bir türlü uyanmıyor.
Direniyorlar tepkileri duymamaya.
İnatla “uyuyacağım” kararlılıklarını sürdürürlerken, toplumun yükselen sesli ve sessiz çığlığı kulakları sağır ediyor.
Liyakat denilen şey ne idi?
Ne işe yarardı?
Yoksa bu ülkenin gerçek sorunu bu mudur?
İmdat! Ereğli’de ulaşım keşmekeşi var!