Pazartesi günleri insanlara yorgun gelir.

Cumartesi Pazar keyfinin ardından yeni haftanın ilk işbaşı gününün hele ki ilk saatlerinde ağırlık vardır.

Sıkıntılıdır o saatler.

Ancak birkaç saatin ardından  iş gazı alınır.

Sonrası tamgaz.

Tıkır tıkır çalışır geçer saatler ve günler.

Ardından Cuma günü akşamı geldiğinde de, iş hafta içinde planlanan programları uygulamaya gelir.

Ve devran hep böyle döner.

 

**

 

Pazartesinin yazısı için Pazar günü öğle saatlerinde evde bilgisayarın karşısına geçtiğimde, klavye ile arama giren ise torunum Ekin oldu. Sürekli olarak klavyeye uzanarak tuşlara basmaya çalışan Ekin’in ilgisinden kurtulmak için  “kızım sana televizyonu açayım mı, hangi kanalı istersin?” dediğimde, Kayyu (Caillou) dedi.

Çocukların sevgilisi Kayyu.

Oğlum ile gelinim kimi geceleri torunuma bakma görevini bana yıktıklarından dolayı çizgi film dünyasını da öğreniyorum.

Var ise yok ise Kayyu.

Kayyu sayesinde kurtulmak istesem de, Ekin bırakmıyor ki.

Bu arada TV’de açık olan televizyon kanalında Sayın Başbakanın açıklamalarına göz atıyordum.

Başbakan “PKK ile yine görüşürüz” derken, bir protokol yapıldığı iddialarını kesinlikle yalanlıyordu.

Herkes gibi ben de dinledim bu açıklamalarını.

Ve nihayetinde Ekin’i oyalamak için çizgi film kanallarını açtığımda ülke ve dünya haberlerinden uzaklaşıverdim.

 

**

 

Pazartesi yazısı için düşüncelere daldığımda Atilla Budak’ın tutuklanmasına veremediğim anlam öne çıktı.

“İyi insan” olarak bildiğim Atilla Bey’in tutuklanmasına yol açan olaylardaki bilgilerimi tazeledim.

İnanın inanamadım.

Bu durumlarda söylenen “Tanrı kurtarsın” diyebildim sadece.

 

**

 

Kdz. Ereğli’de günün konusu Bozhane’deki balık pişirme yerlerinin geleceğinin ne olacağı.

Bu binaları belediye yaptı.

Ve daha sonra iç tefrişatını yapan işletmeciler yeni bir sektör oluşturdu.

Yıkılan barakalardan düzenli bir ortama geçmeleriyle oluşan Kdz. Ereğli’nin sosyal yaşam alanındaki eksiklikler ve yasal koşullara uyumları olayı yıllardır hep tartışıldı.

Burada hep “kamu yararını” öne çıkaran yazılar kaleme aldım.

Bozhane’deki balık pişirme yerleri, bırakın Kdz. Ereğli’yi de ilçeye gelen tüm konukların ağırlandığı bir mekan olmuştur.

Böylesine özel ve önemli bir sosyal yaşam alanının yıkılacak olması akıl ve mantığı iflas ettirir.

Vicdanları sızlatır.

Hatta isyan ettirir.

İşte bu nedenle yönetenler ve yetkililer “kamu yararı” noktasında sağduyulu olmak zorundadırlar.

Kimi zaman mevzuatı da es geçmeyi toplumun aleyhine olabilecek durumlara fırsat vermemek için büyük cesaretle uygulamalıdırlar.

Kdz. Ereğli’den yatırımcıların göç etmeye hazırlandığı  ve bunun ilk somut adımlarının da yakından bilindiği süreçte, kamu yararı öne çıkarılmalıdır.

Bunun başka yol ve yöntemi de yoktur.

 

**

 

Şimdi de evcilik oynamaya başladı bizim torun.

Ciddi konuları düşündürmüyor.

Belki de bilmeden  “zülfiyare dokunmama”  sürecine katkı veriyor.

Kavgalı ortamda ateşe benzin dökmemeli.

Bugünleri izleyerek geçirmeli.

Günler bugünler çünkü.

Yani sayılı günler