Öldüreceksen öldür!
Vuracaksan vur!
Dağıtacaksan dağıt!
Ne halt edeceksen et!
Ama hakkını ver!
Evet evet yiğidi öldür ama diye başlayan deyim hakkını ver! ile sona erer. Yiğidi öldürelim şimdi ama, hakkını da verelim mi?
Belki dikkatlerden kaçan bir örnek vurgulayacağım olay.
Ama çok önemli.
Anlamlı
12 Haziran da yapılacak olan Milletvekili Genel Seçimleri ile ilgili süreç başladı.
Aday adaylığına heves edenler oldu/olacak da.
Bu hevesliler içinde kamu görevi taşıyanlar için belirlenen istifa süreci de 10 martta doldu.
Aday adayı olabilmek için korku tüneline girmeden, yiğitçe istifalarını basıp yola koyulanlar çiçeği burnunda siyasetçiler vitrinindeler şimdi.
İzliyoruz.
Bir kez daha cesaretlerinden dolayı istifa eden kamu görevlilerini kutlamak ve başarı dilemek istiyorum.
Bugünkü siyasi teamüllerde biat kültürüyle siyasi arenada boy gösterenlerin de başka seçenekleri yok.
Siyaset padişahların elinde.
Akşam evde morali bozulan bir padişahın, ertesi günü müritlerini nasıl yöneteceğini ve nasıl davranacağını varın siz hayal edin.
Neyse diyerek noktayı koyalım ve bir fotoğrafa dikkat çekelim
AKPden milletvekili aday adayı olmak isteyen tüm yeni siyasetçiler, parti binalarındaki ilk karşılanmalarında partinin o bölgedeki tüm yöneticilerini ve diğer aday adayları ile tanışıp basının karşısına el ele gönül gönüle ve birlikte çıkıyorlar.
Bu çok ama çok önemli.
Kaç tane aday adayı olur ise olsun parti disiplini içinde hareket ediyorlar.
Bu disiplin daha kapıdan ilk içeriye girişte veriliyor ve herkes de kamuoyuna karşı birlik ve beraberliği vurgulayan davranışlar içinde oluyorlar.
Çıt çıkmıyor dışarıya sürtüşme olduğuna dönük.
Ne kavga eden var ne de rakibini ekarte etmek için numara çeviren.
Bir aday adayı, daha ilk günden itibaren partide moral ile donatılıyor.
Bu fark beklide başarıya giden yolun ilk adımı.
AKPdeki bu iç kavgasızlık fotoğrafından ders alıp da kendilerine çeki düzen vererek dayanışma kültüründe buluşması gerekenler, her zaman olduğu gibi kavgaya devam demeye devam ederler ise, bunun zararını bütün toplum çekiyor.
Kişisel hırs ve kin sağlığa zararlıdır.
Çevreye zararlıdır.
Partiye zararlıdır.
Bölgeye zararlıdır.
Cumhuriyete zararlıdır.
Ülkemize de hayli hayli zararlıdır.
12 Haziran akşamı bir kez daha ceeeee dememek için şimdi kolkola olma zamanı değil mi?