Ah ah!
Neydi o günler neydi?
Karadeniz Ereğlide havaalanı vardı biliyor musunuz?
Demiryolu ile Kandilliye gidip gelinirdi kara trenlerle.
İstanbul Hopa arasında çalışan ve bu seferlerinde Kdz. Ereğliye de uğrayan feribot seferlerimiz bile vardı.
Ah ah!
Neydi o günler!
Türkiyenin ilk taşkömürünün üretildiği ve taşkömüre bağlı ilk yassı mamül üretiminin yapıldığı demirçelik fabrikasının bulunduğu Karadeniz Ereğli ilçesinde; hava, demir ve deniz ulaşımı konusunda elde edilen kazanımların tümü de tek tek alınıp gitti.
Şimdi hiçbiri yok!
Dünya hava, demir ve deniz trafiğine onca yatırım yaparken, uçak ile otobüs biletleri nerede ise kafa kafaya getirilirken, biz denizde feribot yerine martıları görüyoruz.
Hele ki demiryolu.
Offf!
Kdz. Ereğli arasındaki demiryolunu kestiler, parçaladılar ve yok ettiler.
Dahası tarihi lokomotifi bile göz göre göre doğradılar.
Seyretti herkes bu ayıbı.
Suskun kalarak da suç ortağı oldu.
Koskocaman Karadeniz Ereğli.
Göçalan ve ekmek paylaşan Karadeniz Ereğli.
Bir dönemde, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Çerçevesinde tüm Karadeniz ülkeleri için Pilot Bölge olarak gösterilen Karadeniz Ereğli.
Tersanelerinin çoğunluğu kapatılmış.
Gençleri gurbet ellere gönderilmiş.
Maden ocakları üzerinde oynanan oyunlar bitirilmemiş.
Kendi kabuğunu kırmak ile ilgili enerjisi kavgaya ve iç çekişmelere kaydırılmış.
İşbirlikçileri ile termik santral kurularak yok edilmek istenen Karadeniz Ereğli.
Nereden nereye!
Hani bir söz var ya Eller gider aya diye.
Eller aya-maya gidiyor biryerlere.
Karadeniz Ereğli ise var olan olanaklarını geliştireceğine sürekli yitiriyor.
Korkunç bir sevgisizlik dolanıyor sokaklarında.
Tehdit ve santaj alışkanlığı bir çok kişi ve kurumun ilkesi olmuş sanki.
Baskı ve sindirmeyi de eklediniz mi üzerine, hava ağır mı ağır.
Karadeniz Ereğlinin konuşabilme ve konuşarak da asgari müştereklerde birleşebilme kültürünü yeniden ayağa kaldırma günü ile karşı karşıya kaldığını kabullenmeli artık.
En son Eğitim Fakültesindeki toplantıda gördük uzlaşıyı.
İyi ki kavgacılar yoktu törende.
Ya olsalardı?
Kdz. Ereğlinin bu makus kaderi kırma zamanı geldi de geçiyor.
Dur! denilmeli.
Ve kaybolan değerleri yeniden çıkarmalı sandıktaki keten bezinden.
Konuşmalı.
Söz ile değil özüyle sevgi kokan ıhlamur tomurcuklarını açtırarak.
Yoksa bu gidiş gidiş değil.
Hava tehdit ve santaj kokuyor.
Baskıyla nefes alınamıyor.