Cumhuriyet'ten Işık Özgentürk'ün Karadeniz'in Çevreci Amazon'ları başlıklı haberi Sinop'un Gerze İlçesinde termik santral kurulumuna karşı sürdürülen mücadeleyi anlatıyor.
Sinop'ta termik santrali kurmak isteyen Efes Pilsen'in de sahibi Anadolu Grup.
Yer de, Gerze ilçesinin Yaykıl köyü.
Bu köyde 16 aydan bu yana direniş var.
Hem öyle bir direniş ki, o köyün halkı ve çevreciler biber gazı da yeseler dönmemişler direnişten.
Bir de 'Direniş Çadırı' kurmuşlar ki, herkesin nöbet saati var. Hele ki tanımadıkları bir araç köye yaklaşmaya görsün, telefonlarla herkes uyarılıp adeta alarm durumuna geçiliyor.
Amazonların ok ve yaylarını kuşanarak yaşadıkları vatanı koruma amaçlı mücadelelerine de atıfta bulunan haberde, bir bölüm var ki sizlerle paylaşmak istiyorum:
Vali ve kaymakamın düzenledikleri toplantılarda yöre halkını ikna etmeye çalıştıklarını da anlatıyor yurttaşlar Işık Özgentürk'e. İki çocuk annesi Şükran'ın bu toplantıların birinde sabır taşı çatır çatır çatlıyor ve 'Vali bey siz bizi adamdan saymıyorsunuz. Bizi kör sağır sanıyorsunuz. Cahil sayıyorsunuz. Oysa biz yerinde gidip gördük. Termiğin ne olduğunu anlamak için kömürden kararan Zonguldak'ın Çatalağzı'nı bir ziyaret ediverin. Görün yağan kömür tozunu' diyor.
Haberin devamında, çadırda bir dalgalanma olduğu ve söz alan en gençlerden biri şöyle konuşuyor:
Oraya 40 kişi bir arama tutup gittik. Gittiğimizde sanki bir ölü kentte gezindik. Herkes suskundu. Sanki bir kül yığınının içinde hareket eder gibiydiler. Genç bir kız boynuma sarıldı, ağlamaya başladı: Bizi görün de aynı kaderi paylaşmayın, biz burada beyaz giyemeyiz. Gelinler bile beyaz giyemez. Biz kömüre alışkındık, yanı başımızda kömür madeni vardı, erkeklerimize iş olur hadi yapılsın dedik. Madenin karası neymiş ki, gerçek karanlığı gördük. İş mi, erkeklerimiz gurbette.
KÖPEKLERİ YİYORLAR
Bu haberde köpek katliamından söz eden bölümü sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim:
Haber aynen şöyle:
..Melek atılıyor 'hele şu köpek meselesini anlatın'. Gülüşmeler başlıyor, ben herhalde çadırın dışında gelip gideni kontrol eden köpekten söz edeceklerini düşünürken, onlar kahkahalar arasında anlatıyorlar.
Efendim, Çatalağzı bölgesinde köpek kalmamış. Bu nedenden civar köyler köpeklerine özellikle dikkat eder olmuşlar. Çünkü Çatalağzı'nda termikte çalışması için getirilmiş Çinli işçiler varmış, bu işçiler de köpek etini pek severmiş.
Ben acayip şaşırıyorum, Çatalağzı nire, Çin nire
'Hayır olamaz' diyorum. Amazonlar yüzüme garip bakıyorlar. 'Ne oldu inanmadın ki?' diye soruyorlar. 'O zaman aha üşenme kalk Çatalağzı'na git, çekik gözlüleri kendi gözünle gör
'
Derin düşüncelere dalıp 'Gerçekten köpek kalmamış mı?' diye soruyorum.
'Vallahi kalmamış' diyorlar
..
54 KUŞAĞI
Gece gelen her telefon ürkütür.
Kandilli'den Şoför Fuat'ın oğlu Okan aradığında irkildim hayırdır diyerek açtığımda telefonu Haluk'u kaybettik, cenazesi yarın Bozhane Camisi'nde dedi.
Vücudumu bir ateş bastı.
Daha birkaç gün önce Tarçın'a öğle yemeğine giderken görmüştüm yol üzerinde. Gel yemek yiyelim Haluk dediğimde, tok olduğunu söylemiş ve görüşmek üzere dileğiyle vedalaşmıştık.
O son vedaymış.
Görüşmemiz önce Bozhane'de sonra da Şehir Mezarlığı'nda oldu.
Kalp O'nu da aldı aramızdan.
Işıklar içinde yat Haluk Çelik.