12 Haziran da milletvekili seçimleri var ama Zonguldaklılar ise genellikle Ali Uzun’u konuşuyor.
Sağcısı solcusu herkes bağımsız milletvekili adayı Ali Uzun ile ilgili düşüncelerini dile getirirken, hep O’nun yaptığı iyiliklerden örnekler sunuyorlar.
Ali Uzun Ali Uzun.. Ali Uzun..
Hep Ali Uzun.
Kulak kabarttığımızda övgüler sıra sıra akıyor gönüllere.
İlginç!
Aradan yıllar geçse de adını unutturmamak ve gücüne güç katarak güçlü kalmayı becerebilmek kolay olmasa gerek.
Aferin Ali Uzun’a.
Şu bir gerçek ki; Zonguldak’ta bir Ali Uzun olgusu var ve işte o Ali Uzun da seçimlerin sanki dibek taşı.
Merkez üssü olup tüm yorumları alıp harmanlayarak seçimin sonucuna etki yapıyor.

Ali Uzun’u 1991’deki milletvekilliği döneminde tanıdım. İşimin gereği bir çok kez bir arada da oldum. TBMM’deki odasına da yanılmıyorsam bir kez gittim.
Ali Uzun’u hep farklı bir kimlikle tanıdım.
Hep “Önce insan” vurgusunu öne çıkardı.
Aradı sordu nabız tuttu.
Bilgi paylaşımına açık oldu.
Yıllar yılları kovaladığında, milletvekilliği sona erse de, toplumun tüm kesimleriyle olan iletişimini hiç kesmedi.
En son olarak Eylül 2010’da yitirdiğimiz Birol Karadeniz’in kızı Özlem’in Ankara’da 23 Mayıs 2009 tarihinde Özgür Tunç ile evlendiği törende karşılaştığımızda “Ne haber kardeşim?” diye seslenip sarılırken, hemen yanındaki CHP’li Kemal Anadol’un selam bile vermeyişine çok içerlemiştim.
Bir tarafta sağcı Ali Uzun, diğer yanda 1977’de de oy verdiğim Kemal Anadol.
Ne kadar farklı.

Ali Uzun’u ben de seviyorum.
İnsancıllığına hayranım.
Sevgisi natürel.
Ve sınırsız.
Seviyor ise seviyor gözükmüyor.
Sevmiyorsa da sevmiyor.
Doğrusu da bu değil mi?

Ali Uzun şimdi milletvekili adayı.
Ve hizmet ettiği Zonguldaklılardan oy istiyor.
12 Haziran’da bir defalığına kendisini tercih etmelerini dile getirirken, geçmişten bugüne kurduğu gönül köprüsünün hatırına güveniyor.
Gittiği her yerde de sevgiyle karşılanan ve sımsıcak “hoşgeldin” selamıyla kucaklanıyor.
Bu sevgi boş değil.
Anlamlı.
İçi de güçlü.

Ali Uzun elbette ki siyasette yeniden milletvekili olmak için çalıştı. Bir hedefi vardı ve bu hedefine ulaşmak için 12 Haziran seçimleri bir fırsat.
O bu fırsattan milletvekili seçilip Ankara’ya gitmek istiyor.
Doğaldır.
Hakkıdır.
Demokratik bir cesaret örneğidir bağımsız adaylığı.

Bugün “benim” diyen kaç kişi bağımsız aday çıkabilmiştir.
Cesaretli olan kim var çevrenizde.
Sırtını bir yere dayamadan “gemileri yaktım ve geldim, halkıma güveniyorum” diyebilen kim olmuştur?
Soldan say.
Sağa git.
Ortaya bak.
Kimi görüyorsunuz?

Ali Uzun seçim sonucuna direkt etki yapacak bir adaydır.
CHP’de, AKP’de, MHP’de Ali Uzun’un alacağı oylardan çok etkilenecektir.
Çünkü, Ali Uzun her siyasal görüşten çatır çatır oy alacak.
Seviliyor.
Sevdiriyor.
Bir partinin de milletvekilliğini engelleyebilecek kadar da güçlü.

Her yerde Ali Uzun’u konuşuluyor ise demek ki var bir sebebi.
Yıllar geride kalsa da unutulmamış, unutturmamış da kendisini.
12 Haziran akşamı “Ali Uzun yüzünden seçilemedim” diyecek olan kimdir bilemem.
Bir veya birileri