Hay-huy muhabbeti iyidir. Stres atar. Hele ki, bir seçimde galip gelen taraf iseniz değmeyin keyfine. Nasıl bitirdik. Şu yan çizdi. Bu dans etti. Film çevirip kuyu kazanlar ilk kutlamaya gelenler oldu. Falan da filan. Hep böyle bu tür işler. Kazananın her zaman haklıdır. Ama bu kazanan grubun kazandıktan sonraki hareketinin önünde ise, kazanırken yüreğine ortaya koyanlar ise hiç yoktur. Tarih!.. Hamallar seçim sonrasında unutulur. Akıllara bile gelmez, getirilmez. Çünkü, ortam değişmiş ve her dönemin yağlı-yalaka ve dalkavuk takımı en öne geçmeyi başarır. Yetenek meselesi. Ve yüz denen maskenin kaşarlı veya kaşarsız hali. Utanma duygusu olmayandan, olmayanlara ?dalkavukluğu bırak? demenin anlamı yok. Alışkanlık. Toplar yuvarlanıp dönüyor işte. 29 Mart gecesinde çok dolaştım tek başına arka sokaklarda. Yanlarda ve ötelerde kim var kim yok diye baktım. Sonuçlar gelip de, bazı çevrelerin ?efsane? adını verdikleri liderin çevresinde seçim dönemi hiç gözükmedikleri gibi açık açık aleyhte çalışanların usulca kalabalığın arasına girdiğini kendi gözlerimle gördüm ve güldüm. Bir tarafta her şeyini ortaya koyan yiğit gençler, diğer yanda da sızma dalkavuklar. Neden hep böyle? Neden bu hafifliklerle geçinenler kazanır? Neden? Elbette ki bu örnek. İyisi de var kötüsü de. Söylenenlere göre bu kez öyle olmayacak (mış). Alınan dersler iz bıraktı ise; hiç mesele yok. Umarım böyledir. Umarım bu seçimlerde babasının verdiği harçlıkla ilke mücadelesi verenler unutulmaz. Bir kenarda ?kırıklar? dolabında tutulmaz. Seçimler bitti şimdi ise sıra geçimde. Yiyelim içelim de hesabımızı da bilelim. Adisyon da ne yazıyor? Yani, yaşadığımız bu kent için ne getirir ve ne götürür olaylar? Yöreyi temsil eden milletin vekilini partisi bile ?istenmeyen? kabul edip seçim çalışmalarına sokmuyor ise, bu kentte bir boşluk var demektir. Kdz. Ereğli sancılı. Kdz. Ereğli?de yarınların üzerinde kapkara bir endişe var. Umut yerine umutsuzluk ağır basıyor. Tüm bunların Ankara?dan müdahalelerle çözülmesinden başka seçenek yok. Milletvekili yıpranmış ve dinlemekten öteye çok konuşup gürültü anaforu içinde Ankara?da masa ve sandalye parçalayarak bu yöreye hizmet gelmesini sağlayamıyor ise ölecek miyiz şimdi? Boşluk çok. Sıkıntı da? Seçimlerde başarıya yüreğini koyan isimsiz kahramanların unutulmamasını yerel yöneticiler için ?olmazsa olmaz? şartların başında olduğunu vurgularken, merkezi idarenin temsilcilerinin de bir an önce kendilerine gelip, yörenin toplumsal çıkarlarındaki sorumluluklarını hatırlamalarını beklemek herkesin hakkı. Hak değirmende olmamalı artık. Bitmeli bu haksızlıklar?