Şehir Plancısı Köşe Yazarımız Kamuran Ayyıldız aradı ?Abi belediyenin bilgilendirme toplantısına gidiyor musun?? diye.

Biz yedek haberci olalı gündemden bir parça değil iyice koptuk.

Sorumlu Müdürümüze sordum ?bu toplantıya ben gideyim mi??.

?Ne toplantısı?? sorusunu yöneltti bana.

Belediyenin AKM?de bilgilendirme toplantısı yaptığını açıkladığımda, bilmediğini söyledi. Neyse sordu soruşturdu ve ?varmış? dedi ve izin verdi gittik Kamuran Ayyıldız ile toplantıya.

Bu habersiz olmayı salonun bir bölümünde sızlanma olarak duyarken, basının büyük bir bölümünün ise orada olduğunu gördüm.

İlginç bir şeyler oluyor Karadeniz Ereğli?de.

Hele konu belediye olunca iş değişiyor.

Gelene ağam gidene paşam anlayışı değişmiyor.

Adı üstünde düzen?

 

Giriş bölümündeki bu eleştirilerimden sonra asıl konuya geleyim.

Konu; belediyenin pazaryerinde yapacağı proje ile ilgili bilgilendirme.

Başından sonuna kadar izledim ve açıkça söyleyeyim ki ben böyle bir toplantının düzenlenmesinden dolayı mutlu oldum.

Belediye ile aram iyi değil biliyorsunuz. 15 Mayıs?ta beni hem çağırıp hem de Mado?ya dondurma yalamaya gönderen zihniyeti kınamıştım ve o görüşüm de hiç değişmedi.

Bu ayrı bir konu da, bilgilendirme toplantısını tuttum.

Belediyede ilk kez ?bilgilendirme? yapılarak ?sizin görüşünüz nedir?? diye soruluyor.

Elbette bu toplantıya çağrılanlara.

Çağrılı olmayan ve toplantıya da densizlik yaparak giren biri olarak görüşümü söylemedim.

Buradan söyleyeyim,  adı bilgilendirme olan bu toplantı özünde ?katılımcılığın? tam gerçeği.

İşte olay budur.

Katılım sağlamak ve katkı istemek.

Yani, konulara zenginlik katmak kadar, sorumluluğu paylaşmak.

Bir olayda ne kadar çok söz hakkı  katkı vermiş ise o olayı çok daha güçlü savunmak olası çünkü.

Bilim ve gerçekler bunu emrediyor.

?Katılımcılık? günümüzde aklın emrettiği tek gerçek.

İkincisi de saydamlık tabi ki.

 

Belediyenin pazaryeri projesine ilgili düşünce zenginliği getirenler öyle öneriler veya eleştiriler sundular ki ?helal? diye çığlık atasım bile geldi.

Örnek mi, 366 dükkanı olan bir projede dükkan sayısından daha az olan 350 araçlık otopark düşünülmesi.

Ne kadar doğru ve isabetli.

21 bin metre kare alanı bulunan bir projede yeraltının değerlendirilmesi ve içinden çıkılmaz durumdaki park sorunun da büyük oranda çözüme kavuşturulmasını isteyen ile, özellikle sel tehlikesine dikkat çekip Sakindere?yi soran katılımcıyı nasıl alkışlamam.

Bravo!..

Peki ya, iki bloklu pazaryerinin kapalı bir alanda vatandaşların alış veriş yapmasının çok ötesine uzanarak dışarı ile içerisi arasında bir ışık ve havalandırma yapılmasını vurgulayandan, elektrik kesildiğinde ve acil durumlarda karşılaşılacak sorunlara işaret edenlerin katkıları unutulmaz ki.

Anlatılanlar ?katılımcılığın coşkusu? içinde beni neredeyse sarhoş etti.

Kdz. Ereğli?de unuttuğumuz ve zaman tünelinde iz aradığım bir konuşabilme ve tartışabilme platformunu küçük de olsa yaşadım.

Ereğli bu güzellikleri çoktan unuttu.

Ereğli kavga ediyor çünkü.

Ereğli?de bilgi paylaşmak veya ilçenin önündeki ellili-yüzlü yılların fotoğrafını çekebilecek ortamlar yok ki artık.

Ne belediye, ne TSO, ne sendikalar, ne sivil toplum örgütleri yemeksiz ortamlarda ve sınırsız zaman dilimi içinde KARADENİZ EREĞLİ?Yİ TARTIŞMIYOR Kİ.

?Biz biliriz? sözde kalıyor.

Sürekli ?ben? önde.

?Biz? olabilmek için yapılan öneri ve eleştiriler de küfür yiyor.

Hatta bazıları ?şeyime de yazsa söylese? diyecek kadar terbiyesizleşiyor.

Ereğli?de bir tek yerleşmiş alışkanlık var o da yemek.

Yiyeceksin yemeği ve tribünlere rol kesip numara çekeceksin.

Hem de bu parayı cebinden değil, yasaların kendilerine kul köle yaptığı üyelerinin parasıyla.

Bu da yetmeyecek, aynı parayla iftar yemeği verip işi Allah?ı kandırmaya kadar götüreceksin.

Böylesine rezil bir iş?

 

Özlemişim Ereğli?nin konuşulmasını.

Katılımcılığın küçücük bir iz düşümü bile beni öylesine mutlu etti ki, tarifi vallahi de billahi de olanaksız.

Ne güzel.

Ne mutlu.

Konuşma kültürünü; küfür, hakaret, iftira ve saldırı amaçlı kullananların olmadığı ortamlarda, Karadeniz Ereğli?nin önünü öncelikle konuşarak açanlar ve işbirliğinde buluşma başarısını gösterenler hep heyecanlandırmıştır beni.

Alkışlamışımdır.

Aynen belediyenin projesini anlatan Erol Çivici?nin üslubundaki kalite gibi?