Çok sesliliğin gözünü seveyim.

Öyle hoş ve çekici ki.

Lezzetinden yenmiyor hani.

Şeker gibi.

Ve diğer tatlar da bu zenginliğe şerbet oluyor.

Yıllardır inanarak yazar ve çizerim ki, toplum konuşmalı ve halk adına görev üstlenip de hizmet üretmekle sorumlu olanlar katılımcılık ilkesini mutlaka yerine getirsin diye. Son yıllardaki bu ısrarımın sebebi elbette ki geçmişte ?konuşabilen? bir toplum iken, bugün kavga eden ve birbirinin gırtlağını sıkmak için fırsat kollayan sevgisiz bir toplum olmamızdır.

Bu karamsarlık duygusallığı içinde ?hakaret etmeden konuşabilen? bir ortam gördüğümde bayılıyorum.

Pazaryeri proje ile ilgili düzenlenen iki toplantıya da bu nedenle gittim.

Ve bu güzelliği yaşamanın keyfini sürdüm.

 

Pazaryeri projesinde çok şey söylendi.

Yeterli mi?

Bir tarafta konuya mühendislik penceresinden bakanlar, diğer yanda da bu işyerinde ekmek parası kazanmaya çalışacak olan esnaflar konuştu.

Yerel yönetim ?siz ne derseniz o!? anlayışı ile demokratik bir tutum izlerken, konunun gerçek muhatapları biraz unutuldu gibi geldi bana.

Gerçek muhatap elbette ki halk.

Kdz. Ereğli?de yaşayan yaklaşık 100 kişi.

Uzmanlar eksiklerini anlattı, esnaf düşüncesini söyledi, belediye ?siz bilirsiniz? dedi de, peki halk ne diyor?

Belediyenin esnaf toplantısında öne çıkan ?kriz var erteleyin? öne çıktı.

İyi güzel de; bu pazaryerinden alış veriş yapacak olan vatandaş. Vatandaş ne diyor peki?

İşte bu sorunun yanıtın soran olmadı.

Benim düşüncem ise, Kdz . Ereğli halkına bu konuda bir soru yöneltseler yüzde 99 oranında ?derhal bu Pazar yeri yapılsın ve vatandaşa kötü davranan esnaf da hizaya çekilsin? olur.

Esnaf ve halk bu kentin birbirini tamamlayan gerçeği.

Komşusu, kardeşi, arkadaşı.

Yani Ereğli?de yaşayanlar bir aile.

Ama pazardaki söz ve davranışlar ise bu aileyi incitiyor kırıyor.

Keşke böyle olmasa.

 

Ereğli?de vatandaşın düşüncesine başvurulmalı.

Bunun birinci yolu da anketlerdir.

Halkın katılımını sağlayacak adımları atmak, bu halkı heyecanlandır ve mutlu olur.

366 tane esnaf ekmek parası kazanacak yeni projeden.

Eş ve çocukları ile belki birkaç bin kişi Pazar ekonomisiyle yaşamını sürdürecek.

Ekmek parası kazanmak kolay mı?

Kandilli?ye gidip gelen madenciler yeryüzünün 500-600 metre derininde ekmek parası için çalışıyor.

Yani Ereğli Ailesi?nde her türlü meslek grubu var.

Yetişmiş insan gücü ile de bir çok kentten önde koşan Kdz. Ereğli?de, Pazar esnafının talep ve istekleri nasıl dile getiriliyor ise diğer sektörlere de kulak vermeli.

Ama öncelikle halkı unutmamalı.

Bu sektörler ve meslekler halk adına hizmet üretiyor ve ekmeğini kazanıyor.

 

Kdz. Ereğli Belediyesi?nin başlattığı bu katılımcılık ilkesinin yaygınlaşmasını savunurken, son kararın sektörleri yönetenlerde değil, halkta olma gerçeğinin dikkatlerden kaçırılmamasını savunuyorum.

Pazar esnafına nasıl ?derdin ne?? diye soruluyor ise, vatandaştan da ?pazaryeri projesini başlatalım mı?? sorusuna yanıt aranmalı.

 

Kdz. Ereğli?de halkın istekleri yön vermeli.

Her meslek gurubu çok şey istemeyebilir de, çoğunluk halktır ve kararı da halk vermelidir.

Bu nedenle bizim pazarımızdaki esnaflarımız bu projeyi fırsata dönüştürecek akılla hareket edip ilçeyi bu gecekondu görüntüsünden kurtarmasının zamanı gelmiş de geçmektedir bile.

 

Konuşabilmek bir kültürdür. Bu nedenle herkeste yoktur.

Kdz. Ereğli yeniden ?konuşabilme kültürünü? kazandığında da; küfür, tehdit, baskı, sindirme gibi çirkin söz ve davranışların yerini bilgi zenginliği alacak bu da yeniden dayanışma kültürümüzü küllerinden doğuracaktır.

Hadi bakalım Kdz. Ereğli.

Konulara ve olaylara katkı ver ve suskunluğunun stop düğmesine bir basıver?