Kdz. Ereğlinin suyunu çalıp da adını değiştirerek Ulutan Barajına akıttılar.
Oh ne güzel.
Hatta önünde cümbür cemaat toplanıp bir güzel de halay çektiler.
Bu olayın hırsızlık olduğunu ısrarla yazdım.
Ereğli kamuoyundan gizli bir şekilde hazırlanan proje ile bu operasyon yapıldı.
Gittik suyun çalınacağı Gaca tepesine ve fotoğraflayıp Uyanın! da dedik.
Ne değişti?
Atı alan Gaca tepesini çoktan geçmiş.
Hatta ardından el sallayan bile çok.
Çünkü gık çıkmıyor.
Suskun ve sesiz bir toplum olmuşuz.
O kurdelanın kesildiği fotoğrafı hiç unutmayacağım.
Bir de o fotoğraf karesinde yer alan Ereğliden gidenleri.
Unutulmaması gereken bir diğer olay da, bu açık hırsızlığa sessiz kalarak alkış tutmak.
**
Pastırma yazından bir Pazar günü yaşadık.
Oh ne güzel.
Eskilerin deyimiyle bitleri kırdık parçaladık.
Yine eskilerin deyimiyle fukara gömleğinin karşısında keyiflendik.
İçimiz ısındı.
Gevşedik.
Bu arada Sarıkamış Şehitleri için Ereğlide tören düzenlenmesinin işte kadirşinas Ereğli diye değerlendirdik.
Bir tek rakam konusu kafamıza takılı.
Tarihi yanlış yönlendirmemeliyiz.
Sarıkamışa yiyecek ve mühimmat götüren Bezm-i alem, Bahr-i Ahmer ve Mithat Paşa gemilerinin 1914 yılının 7 Kasımın da Kandilli açıklarında Rus Donanması tarafından batırılması sonucunda şehit olan 83 kişinin 3 bin olarak kamuoyuna aktarılması çok yanlış.
Bu üç gemide toplam 220 mürettebat ve asker bulunuyor.
Ve bunlardan 83ü şehit olurken, 17si kurtulur ve 120 kişi de Ruslar tarafından esir alınır.
Bu gerçeğe rağmen, neden 3 bin rakamı telaffuz edilir ki?
**
Tarih tarih tarih.
Tarihi doğru bilmek ve bizden sonraki kuşaklara da doğru anlatma konusunda herkesin büyük sorumluluğu var.
İşte Uzun Mehmetin kömürü buluşu,
Uzun Mehmetin yaşamadığını ve bunun bir efsane olduğunu öne sürenlere karşı da Kdz. Ereğlinin bilimsel temelde yanıt vermesi gerekir.
Hatta belgeleriyle.
Bu konuda başta TTK olmak üzere bir çok kurumda araştırma yaparak Uzun Mehmet yoktur diyenlere de bir güzel belgeli bilgi dayağı atmak gerek.
Hatta, koskoca Osmanlı keyfe keder mi ailesine maaş bağladı sorusuna yanıt istenip karşı tezler de üretilmeli.
Bütün bunlar önemli iş.
Sorumluluk isteyen çalışmalar gerektiriyor.
Bu konuda uzmanlar bulunmalı ve ilgili kurumlardan da belge ve bilgi isteyerek Uzun Mehmetten rahatsız olanların da gazı iyice kaçırmalı.
Yani yapacak çok doğru işler var.
Moral gerek bunları yapmaya.
Heyecan da duymalı insan.
Bir gün bu tür ciddi konularla uğraşan genç kuşaklar umarım bu boşluğu dolduracaktır.
Umudum budur işte.