ÖZGÜRCE SÖYLE
Eyüp BEKTAŞ
Ömür ne ki?
Eskilerin deyimi ile bir varmış bir yokmuş.
Makam ve para da.
Sanki sabun köpüğü.
Yaşam da önemli iki gerçek var. Bu gerçekler; sağlık ve dostluk.
Gerisi fasarya.
Elbette o gerisindekiler de sağlıklı ve iyi bir yaşam sürmek için çok önemli. Ama hiçbir zaman ?en önemli? olamayacak kadar önemli de değiller.
Yaşam geliyor ve o gelen yaşamı bizler de hovardaca harcayarak tüketiyoruz.
Geride kalan ne?
Sevgi mi?
Saygıya dayalı bir sevgi mi?
Yoksa ?işini bilmenin? getirdiği dümen sevgisi mi?
Daha korkuncu korkuya dayalı bir sevgi mi?
Sağlık ve dostluk ötesindeki sevgi.
Saygıyla dopdolu ise o sevginin içinde yüzülür.
Bıkmadan, yorulmadan ve özgürce.
Bugün için önemli görevlerde bulunan dostlarımıza; yarın sokakta karşı karşıya kaldığımızda birbirimizin yüzüne bakabilmemiz gerektiğini hatırlatıyoruz.
Kim olursan ol, ne yazar sağlığın yok ise.
Kim olursan ol, dost ve arkadaşlarına kazık atıp konumunu yitirdiğinde eşekten düşmüşe benzeyeceksen senin olsun tüm makam ve paralar.
Sonuç ne?
Baskı ve korkuya dayalı bir saygı mı?
İsmail Işıkçelik benim dostumdur. Kendisi bir iki yerde de önemli görevler üstlenmiş aklı başında biridir.
Cahil cesareti içinde sağa sola bağırıp çağırarak bilgisizliğini saklamaya çalışanlardan olmadı hep.
Düşünür çünkü.
Düşüncesinde de zenginlik vardır.
Kimi zaman takılırım ?sayılı günlerin kaldı? diye.
Sayılı günleri kimin yok ki?
Herkes sayıyor da farkında değil.
Bu sayımın son durağı ölümdür.
Ölümsüzlük gibi bir saçmalığa kapılanların para ve makam hırsı kontrol edilemez.
Uzantısı saldırganlık olarak yansır.
İsmail farklıdır.
Yaşadığı yöre için düşünce üreten çok az insan arasında sayılır. Biraz daha kendi başına ve özgürce düşünce üretebildiğinde topluma kazandıracağı çok önemli hizmetler de olabilir. Bir ara CHP?den Gülüç Belediye Başkanlığı için adı geçtiğinde ?seçilirim ve sonra da gider anahtarı Ereğli Belediyesi?ne teslim ederim. Ben bu kentte yaşıyorum ve bu yörenin de güçlenerek büyüyeceğine inanıyorum. Gülüç Belediyesi derhal kapanmalıdır? da demiştir.
Lafı kıvırmaması ne güzel.
Bugün bir çok siyasetçi veya meslek örgüt temsilcisinin Gülüç konusundaki düşüncesini kimse bilmez.
Çünkü takıye alışkanlığına bulaşmışlardır.
Doğrunun tek olduğunu söyleyemeyecek kadar düzenin içinde işini bilme yolunda kendilerine göre doğru adımlarla yürürken, yaşadıkları kentin sırtında yük olduklarını göremezler.
Dostum İsmail?i bu açıdan takdir ederim.
Göztepe?nin SİT alanı olduğuna işaret edip, ?bu demek değil ki biz Göztepe?nin altına giremeyiz. Bu tepenin altına girsek ve oto parklar yapsak bizi hangi yasa engelleyecek?? sorusunu attı düşünce platformunda buluştuğumuz bir gün.
Doğru veya yanlış ortada bir düşünce var.
Ereğli daralmış.
Boğuluyor.
Yerel yönetim, bilgili ve ileriyi gören kadroların elinde büyüyecek gibi de görünmüyor.
Tencere kapak.
Bu bölgenin dünü, bugünü ve yarını üzerinde düşünce platformları yok artık.
İş kafa kola döndü.
Kimi yerde de ?aman kimse duymasın? diye fısıltıyla konuşulur oldu.
Ereğli?de korku yerleşti.
Çok yönlü bir korku bu.
İnanın bu korku Ereğli?yi içten içe kemiriyor ve bu korkuyu dile getirecek olan kimseyi de bulmak mümkün değil.
?Ben yöneteyim? saplantısı ile Ereğli?nin önüne cehaletin duvarları örülüyor.
Her yere burnunu sokan ve ilçeyi bireysel rant kapısına döndürenlere karşı ses yok.
Ereğli?de binlerce teknik adam var ve sesleri çıkmıyor?
Neden?
Kim korkutuyor?
Kimden korkuluyor?
Bu korkunçlar nerede buluştular?
Bu korku dünyası yıkılarak, bilgisiyle ortaya çıkarak yarışacak olanların önünü açma sorumluluğu olanlar, ortak noktalarda buluşmanın adımlarını atmalıdır.
Ereğli hancıdır.
Ereğli?den çok yolcular geçmiştir.
Ereğli?ye tepeden bakan ve ellerindeki olanak ve güçleri toplumun üzerinde baskı kurarak bilgi ve kaliteyi yasaklama çabasındakilere karşı, daha çok düşünce üreterek ve bu düşünceleri kamuoyu ile paylaşarak sessizliği bozmak zorundayız.
Ereğli?nin sırtına binerek, para ve makam sarhoşluğunda yüzen yolcular bu kentin sırtından indirilmelidir.
Her şeyin yolu ve yordamı da mevcuttur.
İsmail Işıkçelik Göztepe?nin altının delinerek otopark yapılmasını önermektedir.
Bu düşünceye karşı olanların da ?istemüzük?ten öteye karşı önerilerini de sıralamaları gerekmez mi?
Ereğli?de yaşayanlar; özgürce düşündüklerini, özgürce ifade edebildiklerinde cehalet ve şımarıklık istilasının duvarları yıkılacaktır.
O günlerin yakın olmasını kim istemez?!!
Yorumlar