Güneş batarken gölgelerin uzadığını hepimiz biliriz. Gölgelerin uzamasını sadece güneşin batmasına bağlamak eksik kalabilir.

Kültürümüzde belki de evrensel olabilecek bir ilke vardır: ‘Kişi üzerine gölge düşürmek.’

Bir olayı, iyi bir nedeni, kişiyi karalamak deyimi üzerine de bu kapsamda görmeliyiz.

Bunun günümüzdeki örnekleri; kurumların davranışları, aldıkları kararlar, yapılan işler, üzerlerine gölge düşürmektedir ve bunda ısrar ettikçe de gölgeler uzamaktadır.

Milli eğitimde alınan kararlar, hukuken eleştirilen kararlar, ordunun zayıflatılması, FETÖ olayının önceden bildirilmesine rağmen göz ardı edilip yok sayılması, dış siyaset konularında yetersizlik, liyakatsizlik gibi… Bunlar devletin olduğu gibi hükümetin de üzerine düşen gölgeyi uzatmakta, artırmaktadır.

Partiler ile ilgili yazı yazmaktan hoşlanmasam da gelişen olaylar CHP’ye kayyum atılmasına birçok kişi gibi doğru bulmadığımdan ve bunun demokratik sisteme zarar verdiğini zaten bozuk olan denge/değerlerin daha da bozulacağını düşünerek belirtmeye çalıştım. Bu yazı sadece bu konu değil, diğer konulara da uygulansa iyi olacağını tahmin ediyorum.

CHP’ye kayyum atanması belirttiğimiz gibi atayanların ve atanan kayyum üzerindeki gölgeyi uzattığı gibi kayyumu örten örtüyü de ortadan kaldırmıştır.

K. Kılıçdaroğlu CHP başkanlık seçimini kaybedip Özgür Özel’e teslim ettikten sonra medyada aleyhine minimum düzeyde eleştiri gelmiştir. Geçmişte 13 seçim kaybedip hataları muhalefet olarak yetersiz kalışı zaman zaman medyada gözükse de fazla dikkat çekmemiş seçimle başkanlığı Ö. Özel’e devreden kişi olarak kalmıştır.

Kayyum olarak atanması itibarının sarsılmasına neden olduğu gözükmektedir. Medyada geçmiş hataları söylemleri davranışları örnek ve şahitlerle gün yüzüne çıkarılmaktadır. Ülkenin geleceğinin nasıl gölgelendiği de ortaya çıkmış ve son davranışı ile gölgesi uzamıştır.

Geometrik optikte perspektif kuralı vardır. Cisim gözlemciden uzaklaştıkça küçülür, bu oranda da gölgesi uzar.

Sadece siyasilerin değil tüm insanların buna dikkat etmesi gerekir. Gölgelerin uzaması sadece Kılıçdaroğlu değil, onu destekleyenler de dikkate almalıdır. Güneş üzerimizdeyken gölgemiz yoktur ama açı değiştikçe uzar. Karar vermemiz gereken nokta güneşin üzerimizde kalıp iyi, güzel anılmak yoksa batması için uğraşıp gölgeyi uzatmak mı olduğudur. Bu da bizim karakter, ahlak düşüncelerimize bağlı ve etik değerlerimizin göstergesi olacaktır.

Unutmayalım ki gölgeler yanılsamadır. Güneş batarken uzar batınca da kaybolur.

Yanılsamanın peşinden gidenler de bunu göze almalıdır.

Turgut SIDAL