?Gözümü açtığım yer? olarak tarif ettiği kentte yaşamına yön veren tüm olaylar anılar sepetinde önemli bir yer tutuyor A. Kerim Dervişoğlu?nun. ?Kdz. Ereğli?yi ve Erdemir?i çok seviyorum? sözleri sanki bir şarkı gibi dökülüyor dudaklarından. Eğrisi doğrusu ile 29 yılını verdiği Erdemir?in dumanlarının tütmesinden bile o kadar heyecan duymuş ki, kimi zaman duygusallık rüzgarına kapılıp savrulduğunu hissetmemek mümkün değil. Yaşayan bilir. Ve de yaşam? Dervişoğlu ile uzun bir aradan sonra konuşabilme fırsatını bulduğumda ?sizleri ve Ereğli?yi özledim? diyerek karşıladı beni. O duygusallığı sorularımla geçiştirmek için tadında bir iki tane soru yönelttim. Çeliği anlattı kısaca. Ama konu ?sizin için vefa nedir?? yanıtını arayış isteğime geldiğinde, dostluğun önemine vurgu yaptı sürekli. Dost ve dostluk. Sonrası da vefa. Yaşamımızdan kimler geldi ve kimler geçti? Ve kim kaldı? Nice asla bozulmaz dediğimiz dostlukların yerinde esen yel kaldı mı? Bir de onca yozluğun içinde yıldız gibi kalıcılaşan dostlukların meltem rüzgarları. Gerçekler yalın ve temiz. Bizim yaşadığımız yer Kdz. Ereğli. Bu ilçeden çok kamu ve özel sektör yetkilileri gelip geçti. Kiminin adı kaldı, kiminin ne adı ve ne de sanı kaldı. Kimi iyi dil ile anlatılır, kiminin de adının bile anılması tüyleri diken diken yapar. Güzellikler güzel anılıyor. Çirkinliklere de elbetteki lanetler yağıyor. Bu durum önlenemez. İşte en son ilimizden ayrılan Vali Yavuz Erkmen var. Kimse Erkmen için kötü diyemez. Erkmen?in insan davranışlarındaki samimiyeti pozitifliğin iz düşümü olarak yaşamımızda hep yer alacak. Hepimiz için geçerli bu durum. Kerim Dervişoğlu Ereğli?de çarşı içinde dolaşsa sanıyorum bir tek kişi çıkıp da O?na sitemde bulunmaz. Tam aksine Dervişoğlu?na herkes selam verir ve hal hatır sorar. Oysa aynı Dervişoğlu?nun ekiplerinden bazıları ise görevden alınır alınmaz sırra kadem basmıştır. Neden? Yaptıkları kötülüklerin altında ezilerek kaçmışlardır bu ilçeden. Bunların sayısı azdır veya çoktur bu ayrı bir mesele. Önemli olan, bir insanın bir dönemde olsa yaşadığı kentte gönül rahatlığı ile dolaşabilmesi ve eski dostlarına uğrayarak bir bardak çayını içebilmesi. O vicdan barışıklığı içinde olması. Kdz. Ereğli?de görev yapma şansını bulup da şu veya bu şekilde aramızdan ayrılıp gidenler arasında benim asla unutmayacağım isimlerin başında görevi başında yaşamını yitiren kaymakam Mehmet Ulvi Ezgü gelir. Elbette birçok isim var daha başka sayabileceğim. Ama Ezgü?nün demir ve çeliğe zam geldiğinde elindeki hesap makinesi ile Huzurevi inşaatı için aldığı demir yatırımı ile ne kadar doğru bir iş yaptığını paylaşmamızı bilirim. O sonsuzluğa gitti ama biz bugün halen daha O?nu anıyoruz. Çünkü Ezgü iyi bir devlet adamıydı. İlçenin sorunlarına çözüm bulmak için çırpınırdı. Kaymakamlığın yan gelip yer olmadığını hep hizmetleriyle hatırlattı. Kerim Dervişoğlu?na yöneltiğim ?Vefa? sözünü kendime sorduğum da ben de verecek yanıt bulamadım. İsterdim ki, ne semt adı ne de boza tarifi olmasın vefanın adı. Ama öyle ne yazık ki. Nankörlük çıktığından bu yana vefa bozuldu. Hırpalandı. Dövüldü. İhanete uğradı. Komaya girdi. Sonunda da vefa denen olgu vefat etti.