19 yaşındaki eski öğrenci, Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’ndeki bir lisede, pompalı tüfekle ateş açarak 16 kişiyi yaraladı ve kendi yaşamına da son verdi.
Kahramanmaraş’ta, 14 yaşındaki ortaokul öğrencisi, okula düzenlediği silahlı saldırıda, 1’i öğretmen, 8’i öğrenci olmak üzere 9 kişiyi katletti. Kendisi de hayatını kaybetti. Yaralanan 8 öğrencinin tedavileri sürüyor.
Bir gün arayla yaşanan bu olaylar, bütün ülkeyi tedirgin etti ve bazı okullar tatil edilirken bazı okullara da öğrenciler gitmedi.
Şimdi, ‘nasıl olur?’ diye, herkes bir neden arıyor. Çünkü kimse bir daha böyle bir olay yaşanmasını istemiyor.
Çoğunluğun görüşü; olayların sıradan olmadığı ve topyekün bir çürümüşlüğün yaşandığı yönünde.
***
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, İl Genel Meclisi’nde yaşanan seçim tartışmalarını ve itirazları görmezden gelerek seçim sonuçlarını onayladı.
Önceki yazılarımda, Vali Beyin hukuken onaylayabileceği bir kararın olmadığının altını çizdim. Çünkü kendisine gönderilen tutanakların, salon dışında ve AKP’li başkan adayı ile katip üye tarafından tutulduğu biliniyor. Tamamlanmamış bir oturum ve CHP grubunun açık itirazı var.
Vali Beyin, konu hakkındaki açıklamasında bir bölüm şöyle;“İl genel meclisi başkanlığının divana başkanlık yapacağı açık. 5302 sayılı kanun ve il genel meclisi çalışma yönetmeliğinde. Dolayısıyla orada ne olacağına, ne olmayacağına, geçerli olup olmayacağına sadece divan karar verir. Onun dışında valilik veya herhangi bir merciin bir yetkisi yoktur. Dolayısıyla bunun itiraz yeri de yargıdır. Tüm işlemler yargıya açıktır.”
***
Valiliğin il Genel Meclisi’ndeki tüm kararlara itiraz hakkı vardır. Onun içindir ki, 7 gün hukuki incelme süresi verilir.
Öyle anlaşılıyor ki, Vali Bey bu olaya hiç girmedi ve muhtemelen İl Özel İdaresi Hukuk Müşavirliğinden görüş aldı. Sonuçta mahkeme ile de onlar muhatap olacak. Ama sonuç itibariyle bu dava Valiliğin onayı sonrası açılmış olacak.
“İl genel meclisi başkanlığının divana başkanlık yapacağı” cümlesi, yasa maddesinin başında değil, ilerleyen kısımlarında ve normal düzeni ifade ediyor.
Sonuç itibariyle ortada hukuki bir açıklama yok. Kamuoyunu yönlendirecek cümleler var. Seçim sonucunun değişmeyeceği algısıyla bu oldu-bittiye izin verilemez.
Mahkemede hukuk adına gerçekler ortaya çıkacaktır, diye düşünüyorum.
***
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının davası devam ederken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş için de soruşturma süreci başladı.
Öyle anlaşılıyor ki, seçimi kazanma potansiyeli olan muhalif cumhurbaşkanı adayları için soruşturma ve operasyonlar devam edecek.
Ancak operasyonlar sadece cumhurbaşkanı aday adayları ile sınırlı değil. Muhalefete oy kazandıran ve işini başarıyla yapan ülke genelindeki tüm belediye başkanlarının hedef olacağı anlaşılıyor.
CHP Ankara İl Başkanının yıllar öncesine dayanan iddialarla gözaltına alınması ve tutuklanması, başarılı diğer il başkanlarına da bir tehdit olarak görülecektir.
Halka anlatacak bir şeyi kalmayan iktidar, CHP’yi meşgul ederek, mümkünse dağıtarak ayakta durmanın yollarını arıyor.
***
Sol Parti Zonguldak İl Yönetimi, 10 Nisan 2026 tarihinde Belediye Nikah Salonu’nda “Laik, Demokratik, Bağımsız Türkiye İçin Çıkış Yolları Buluşmaları” konulu paneli düzenledi.
Panele; CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın ve Gazeteci Bülent Forta konuşmacı olarak katıldı. Sol Parti Sözcüsü İsmail Hakkı Tombul’un yönettiği panel büyük ilgi gördü. Güncel siyasal ve toplumsal konularda, özellikle sol muhalefetin ortaklaşa çözüm yolları arayışında önemli bir adım olarak gördüm. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum.
***
CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, Zonguldak’ta düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi;“Parti içi kavgaları bırakacağız. Bugün o gün değil; bugün bu ülkeyi yeniden ayağa kaldırma günüdür. Bu toplum, bu millet bizden bunu bekliyor. Kimin milletvekili, kimin belediye başkanı ya da kimin il-ilçe başkanı olacağıyla ilgilenmiyor; kurtuluş istiyor. Bu sorumlulukla, bu duyguyla ve bu niyetle birbirimize bakacağız. Birbirimizin gözünde yoldaşlık duygusunu göreceğiz. Bu ülkeyi kuranlar, bu partiyi kuranlar yüz yıl önce birbirine nasıl baktıysa, biz de o duyguyla bakmayı başaracağız.Eğer bunu başaramazsak, bugüne kadar yaptıklarımızı yapmaya devam edersek, yine bugüne kadar aldığımız sonuçları alırız.”