CHP'nin partiden uzaklaştırılan eski bir Parti Meclisi üyesi var Savcı Sayan diye.
Bu kişi hayatında asla ulaşamayacağı bir siyasal ünvana sahip olmuş ve Atatürk'ün kurduğu partide PM üyeliği yapmış.
Ama o kadar!
O koltuğun kenarına bile oturamayacak kapasitedeki bir kişi olduğunu partisi aleyhine yaptığı açıklamalarında izliyor ve öğreniyoruz.
Hep konuşuyor.
Hep saygısız.
Hep negatif!
Hep CHP düşmanı.
Yani CHP'de PM üyeliği yapmış birinin partisine bu kadar saldıracağı kimin aklına gelir.
Eski Genel Başkan Deniz Baykal'ın bile aklına gelmemişti ki, o dönemde bu şahsı PM üyesi yapmıştı.
Hey Baykal hey!
CHP'nin PM sine atadıklarına bakar mısın?
Bir fırsat olsaydı milletvekili yapıp da meclise bile taşıyacaktın Savcı Sayan'ı.
**
Sevgili dostlar disiplinin olmadığı bir yerde kendini horoz sananların affedersiniz ama kıçı kalkar.
Dağları onlar yaratmışlardır.
Kendilerinden başka kimseyi bilmezler.
Her sabah kalktıklarında aynaya bakıp söyle ayna benden büyük var mı? diye şişinirler.
Bazıları işte böyle PM üyesi olur.
Bazıları da milletvekili, il veya ilçe başkanı, belediye başkanı, il genel veya belediye meclisin üyesi.
Aynalarla gurur duyarlar.
Küçük dünyalarında herkesi de küçük görmeye devam ederler.
Aslında bunun adı da hastalıktır.
Yani kompleks.
**
CHP gibi köklü bir partide Savcı Sayan gibiler çok.
Partinin büyümesini, gençlerin ve kadınların öne çıkmasını, toplumun beklediği yeni yüzlerin kazanımı konusunda ciddi çalışma yürütülmesini isteyen CHP'liler, eskiler geri çekilmeli derken, CHP'nin yeniden umut olmasını isteklerini dile getiriyorlar.
Önce umut!
Umut olmaz ise iktidarın yolu gözükmüyor ki.
Partilisine umut olmayanların ülkesine nasıl umut olacaklarını tartışan CHP'liler, eskilerin bu agresif çıkışları partinin önünde engel sözleriyle sadece minik bir eleştiri getirdiklerinde bile nasıl sert ve agresif şekilde tepki aldıklarını bildiklerinden, usul usul konuşmaktan başka seçenek de bulamıyorlar.
Eskiler bıraksın.
Çekilsinler bir kenara torun-torba sevsinler.
Parti yeni kuşaklara açık olsun.
Öne çıksın gençler ve kadınlar.
Ağzı olanın konuştuğu değil, bir disiplin içinde sevgiyi öne çıkaran söz ve davranışlarla halkla yeniden buluşmayı isteyenlerin umudunu elbette Savcı Sayan gibi CHP'liler kırıyor.
Fotoğraf açık.
Flu hiç değil
**
CHP'de delege seçimleri yapılıyor.
Seçim bu.
Ne güzel.
Demokrasinin olmaz ise olmazı seçimdir.
Ama her alanda seçim.
Sınırsız.
Sonsuz.
Milletvekili adayını belirlemeden belediye meclis üyesinin sıralamasına kadar seçim.
Atama değil seçim.
Partililerin denetiminde görev alacak olanların, istedikleri gibi at oynatamayacaklarını kim bilmez.
Hesap diye bir şey var.
Hesap sorulmalı ve verilmeli.
Savcı Sayan gibiler de her noktada tasfiye edilmeli ki, CHP nin sevgisizliğinin yerini yeniden umut çiçekleri alabilsin.