Cumhuriyet Gazetesi  Perşembe günleri kitap eki verir okuyucularına.

Gazeteyi aldığımda ilk işim kitap ekinin  arka sayfa içinin tam karşısındaki sayfayı açmak olur hep.

Karikatürist Semih Poroy her hafta ve tam sayfa  “düşün” ve “düşünürler” üzerine çizer bu sayfada.  Kitap ekinin  adı ile örtüşen çizimlerle yazarların dünyasından da kesitler sunar bizlere. Poroy usta.

En son çiziminde, yazarın biri  İstanbul’un değişik semtlerinde gezintiler yapıyor. Yazar, şiirlerle dolu yüreğiyle ve  İstanbul ile bütünleşmenin de tadıyla nostalji denizinde yüzüyor, yüzdürüyor b izleri.  Bu güzel anlatımlarının son çiziminin baloncuklarda ki cümleler şöyle sıralanıyor:

 

-Böyle bozkırda otobüsle giderken hep Cahit Külebi’yi hatırladım.

-Tren yolculuklarında aklıma hem Nazım düşer hem Ceyhun Atuf…

-Avlular Ziya Osman Saba şiiri kokar.

-Boğaz vapurunda gel de Orhan Veli’yi, Yahya Kemal’i hatırlama!..

-Dalgın, yalnız yürüyüşler her zaman Necatigil’dir…

 

Derken cart diye bir korna ve fren sesi.

Minibüsünün penceresinden ellerini yumruk yapıp bağıran bir şoför:

-Çüşş! Önüne baksana inek!

 

Toplumsal kültürümüzün düşme hareketine devam ederek  her geçen gün daha da yozlaştığı günümüzde bu tür olayları yaşamayan var mı?

“Saygı” bitti.

“Utanma” duygusu ise “utanmama” ile çoktan yer değiştirdi.

En eğitimli dediğimiz niceleri bile var olan ve yaşadığımız bu toplumsal kültürle magandalaşıyor.

Çocuğunun geleceğini yönetecek eğitim sistemiyle ilgili görüşlerini açıklama hakkını kullanan bir öğrenci velisine “geri zekalı” diye bağırarak azarlayan bir anlayışın da toplumun bu şekilde hırçın ve gergin olmasında katkısı büyük.

Benim çocukluğumda bırakın kravatı da  papyonu bile  tanıdık.

O günlerin çizdiği hedef; çağdaş ve  uygar insan olabilme  yolunda atılmış adımlara rüzgar olmaktı.

Siyasette “Sayın” sözcüğü kullanmamak ayıptı.

Ya şimdi?

“Sayın” sözleriyle hitap eden kaç kişi kaldı.

Eee böyle bir durumda, toplum ne ki minibüsçü farklı olsun.

Aracının arkasına “liselim” yazan dünya, o dünyada kalır.

 

Farkında mısınız; şöyle ağız tadıyla sohbet edecek kaç kişi kaldı çevrenizde?

Soldan say.

Sağdan say.

Ve rakam söyleyin!..