Ben de öyle tanır ve bilirdim. Gerçekten de beyefendi ve uygar insan ilişkileri içinde olması gereken davranışların dışına asla çıkmayan ve tüm öfkesini kontrol edebilen bir kişiliktir Emin Semih Özkök. Semih Özkök?ün ağzından küfür duyan var mı bilmiyorum ama açıkça söylüyorum ki ben duydum. Bir taraflarda saklı tuttuğu okkalı bir küfürü öyle bir savurdu ki, ?O da ne!? demekten alıkoyamadım kendimi. Zaman insanı ne kadar değiştiriyor. Hatta sinir ve stres en sakin kişiliklileri bile yoldan çıkarıp küfür ettiriyor. Evet sevgili okurlar Semih Özkök de küfür etti. Kime mi? Ve niye mi? Anlatacağım tabi ki. Semih Özkök ile geçtiğimiz günlerde telefon ile konuşuyorduk ki, seste bir vınlama meydana geldi. Çiçek böcek hikayelerini bilmeyeniniz yoktur. Görev başındaki meraklılar, dinleme hastalıklarını tatmin etmek için sanıyorum ki bizi de listeye almışlar ki, normal telefon sesine vınlama eklendi. Vıınnnn! Azıcık da hırrrr? Bir tarafta Emin Semih Özkök, diğer tarafta iktidarın en büyük destekçilerinden biri olan Eyüp Bektaş. Bizim iktidarı ve iktidarın temsilcilerini her platformda yağlama ve yıkama ile bunun uzantısı olan coşkulu alkışlama konusunda harekete geçmemizin olaydır tabi ki. Dikkat!.. Soldan sağa doğru say bakalım evladım. Bu kaç? Hayır efendim bir değil, kalın bir? Yeme de yanında yat. Bunlar neler konuşmaz ki. Of?. Bu vınlama sesine benzin döker dökmez parladı Semih Özkök. Ne dediğini duyanlar bilir. Ben duydum ama söylemem. Sadece, dinleyenlere ve dinletenlere şarkı söyledi. Adı mı neydi? ?Bir gece ansızın gelebilirim?di galiba. Semih Özkök?ün sınıra gelmiş ve çatlamaya tık demeye hazır taşı çatır çatır etti ve öyle bir çatladı ki, konuşmamıza tanık olanlar bu işten hiç memnun olmamışlardır. Ya işte böyle. O sizin efendiliğine imza attığınız Semih Özkök?ün ağzından küfür çıktı. Hiç de yakışmadı. Biliyorum. O da biliyor. Ama ok yaydan çıktığında ne mümkün. Bir daha geri gelmiyor. Semih Bey?e; msn de konuşurken karşımdakinin resminin yerine benimkini yapıştırdıklarını ve bu durumun da büyük sıkıntı yarattığını anlattım. Hatta, yine msn de karşımdaki kişi ile yazışırken yine benim adıma küfür edildiği olayı ile de karşılaşmamın da başıma geldiğini vurguladım. Dinlenme konusunda olabilecekleri tahmin etmeme rağmen, dinleyenleri can sıkıntısından kurtarmak için yaptığımız geyikleri espri niyetine aktardım. Dinlenmek ne kadar ayıp değil mi? Laik Türkiye Cumhuriyeti?nin Atatürk ilke ve devrimlerinden yana açıkça taraf olanların ?dinlenenler operasyonu? içinde yer almaları ne kadar anlamlı. Burası Türkiye Cumhuriyeti. Bu Cumhuriyette de, Cumhuriyetten yana taraf olanlar ?ulusalcı? çizgileriyle olası potansiyel suçlu adayları mı? Öyle ki, telefonlarda hemen bilinen o vınlama harekete geçiyor. Okuduğum kitaplar içinde ?dinleme? olayına takılmayan kim var bilmiyorum. Bu ülkenin tüm yetkili ve yetkisizlerinin çok uzun yıllar önce ve o günün teknolojisi ile dinlendiklerini kitaplarda isim isim açıklanıyor. İçişleri Bakanı CHP?nin dinlendiğinin iddia edilmesi üzerine ?kesinlikle böyle bir şey yok? diyebiliyor. Belki Sayın bakanın da haberi yoktur. Bakan iyi niyetli bu açıklamayı yaparken, kendisinin dinlenmediğini ne kadar iddia edebilir ki? Bu ülkenin en sıcak bölgesindeki askeri yöneticileri dinlenip de, konuşmaları dünyaya internet aracılığı ile dinletilirken, bakanın ?hayır dinleme yok!? demesi de biraz komik duruyor. Asıl ?Türkiye?de dinlenmeyen kim var?? diye sormak gerekir. Ve özellikle son yıllarda, dinlemenin ölçüsünün ise nerede durduğunu veya durmadığını kim bilebilir ki. Bu ülkenin yargısının en başındakini dinleyenler mi, yargıdan izin alıp da yasal dinleme yapacaklar. Olay o kadar açık ki. Dinlemeler yapılıyor ve Cumhuriyet ile barışık olmayan haber kanallarına da servis yapılıyor. Ben de bu nedenle, dinlendiğimi bile bile geyik yapmaya devam ediyorum ve yaygın düzeydeki haberleri de özellikle iktidar yanlısı internet sitelerinden takip ediyorum. Evet sevgili okurlar durum gerçekten çok vahim. Semih Özkök bile ?dinlenme? konusunda bir çok endişe yaşamasa o ağzından kaçan sözü asla kullanmaz. Ben öyle bilir ve tanırım. Sonra Özkök?ü de, beni de dinleseler ne yazar ki. Ne bulacaklar? Sayın Bakan Mehmet Ali Şahin?in dediği gibi, bu işler dam üstünde saksağan?