Alaplı?nın AKP?li meclis üyelerinden Mehmet Yaman ilçe sınırlarının genişletilmesini istemiş. Yaman?ın bu açıklamasına Refikimiz Gündem Gazetesi?nin sahibi Ali Suat Eser ?Düzce istikametine doğru gelişmeye sözüm yok ta, "Düzce" deyince 1990 ları anımsadım. Hani şu Alaplı'nın Düzce'ye bağlanması planı vardı ya. Haberiniz yoksa sayın Özer Yazıcı'ya soruver. Çengelburnu'nda ki yakıt istasyonundan Akçakoca kaymakamı ile o yıllarda ne konuşmuşlardı? Zonguldak'ı küçültme, Ereğli'nin de il olma olasılığını sıfırlama planının bir parçasıydı. Yeniden gündeme gelebileceği kuşkumdan kurtulamadım bir türlü? yorumunda bulundu.

O yılları hatırlamam mı?

Ereğli Memleket Gazetesi?nde çalışıyorum ve Alaplı?nın Düzce?ye bağlanmak istediğiyle ilgili bilgiler elde edilince, ertesi gününün manşetini kafamda yaza yaza gazeteye geldim ve tam daktilonun karşısına oturdum ki önümdeki Gündem Gazetesi?ndeki başlık şok etmişti beni.

Gündem; benim ertesi gün manşetten vereceğim haberi kullanmıştı.

Öyle moralim bozuldu ki.

Gazetecilikte bunun adı bir başka şekilde ?haber elinde patladı? denilirdi.

Ve mesleği kara sevdalı yapan ?atlatma haber?.

O yıllarda konuşuldu Alaplı?nın sınırlarını genişletmek.

Bugünde sufle ediliyor.

Ama AKP?nin suflesinin altında; Gülüç?ü kapattırmamak için Gülüç Irmağı?ndan ötesini Alaplı?ya bağlamak vardı.

Siyaset bu ya.

Mehmet Yaman ?sınırları genişletelim? derken ?Düzce?ye doğru? ifadesini kullanınca, Ali Suat Eser eski yıllara gitti.

Çünkü, Alaplı?da böyle bir gizli hayranlık öteden bu yana var herhalde.

O dilin altında bir bakla var ama!!!

 

15 SENE SONRA MI?

 

Kdz. Ereğli Belediyesi kent içindeki 2. el oto galerileri ile toptancıları şehir merkezinin dışına çıkaracaklarını açıkladı.

Bu haberi okuyunca güldüm.

Yıllardır tekerleme gibi aynı sözler tekrarlanır ama bir türlü uygulamaya geçmez.

Şehir merkezinde 2. el otocular, kargocular ve otomobil galerileri tüm cadde ve sokakları işgal etmiştir ve bir türlü kalıcı bir çözüm ile bu kent işgalden kurtulamaz.

Bir söz var ya hani; dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok.

Başka kentler bunu nasıl çözmüş gider bulur ve öğrenirsin.

Hayır!

Bizimkiler çok bilir.

Öyle çok bilirler ki, ama iktidarsızdırlar.

Bilmek ile yapmak arasında fark büyük.

 

Neyse çözümü bulmuş belediye.

Bulduğuna göre 15 yıl sonra da belki çözümü gerçekleştirmek için kıl tüy her ne ise bir kıpırdatırlar.

Şimdi festival zamanı.

Yani uyutma.

E eee eee eeeee!..

 

TAYYİP ERDOĞAN HAKLI

 

Sev veya sevme ama bir gerçeği kabul etmek gerekir ki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan karizmatik bir lider.

Genel başkan olarak partisini iyi taşıyor.

Söylediklerinin yüzde 99?u bana ters gelse de yiğidi öldürmeden hakkını da teslim ederken, en son yaptığı açıklamalardan bir tanesini tekrarlayayım:

 

-Ben tükürdüğümü yalamam. 2011?de Allah ömür verirse benim son milletvekilliği adaylığım olacak. Birileri gibi orada da çakılıp kalmam.

 

56 yaşındaki Tayip Erdoğan siyasal fosillere yaptığı gönderme ile ?siyaset gençleşmeli? vurgusunu yapıyor.

Bu sözlerin adresi belli.

İhtiyarlığı aşıp da son demlere tırmanan merdivenlerde siyasetçilik oynayanlar bu sözden hiç gocunmaz.

Hatta duymaz bile.

Yaşlılık var ya.

Bu nedenle, Tayyip Erdoğan?ın söylediği gerçek umurlarında olmaz.

Avrupa?nın en genç nüfusuna sahip Türkiye?de siyasetin önündeki ihtiyarlar mangası çağdışı kaldıklarını kabul etmiyorlar.

Algılayamıyorlar.

Yada algılamak istemiyorlar.

Bu ülkenin nüfusunun çoğunluğu genç ise artık gençler çıkmalı en öne.

Heyecanını yitirmiş ihtiyarların huysuzluğu ile koskoca Türkiye Cumhuriyetini koruyup kollamak mümkün olabilir mi?

Gençler ve kadınlar ile kazanılır mücadele.

70 yaşın üstündekiler ile değil?

 

Kime söyleyip yazıyoruz ki!

Padişah demokrasisi işte bu kadar.

Sonra da çıkıp kürsüye ?biz milli iradeyi temsil ediyoruz? demiyorlar mı?

Ne iradesi bu?

Genel başkanların icazetinde inleyen ve adı demokrasi olan sistem mi?

Ha Güneydoğu?daki toprak ağalarının ırkçılığı ha genelde genel başkanların ağalıkları.

Ağalığa son!

 

Türkiye ihtiyarların elinde oyuncak olacak kadar çaresiz mi?