Hem dile getirip de şikayet ediyoruz ya “Kdz. Ereğli kavgaların şehri oldu” diye.

Meğer yalanmış.

Düzmece bir iddiadan öteye gitmiyormuş.

Nasıl mı?

Örneğini görenlerden biri benim.

Hatta bırakın kavgayı karşılıklı espriler ve çözüm yollarında zarif takılmalar ile sonuç alınabileceğini de gördüm.

İnanın şaka-maka yapmıyorum.

Kavgasız bir kent de olabiliyormuş işte Karadeniz Ereğli.

 

**

 

ZKÜ Ereğli Eğitim Fakültesi’nde tören vardı geçtiğimiz günlerde.

“Bir sınıf da senin olsun” sloganıyla, fakültenin bazı sınıflarının yenilenmesinin coşkusunu paylaşmaya gelmiş davetliler.

Esra Hangün’ün sunuculuğundaki törenin özündü işte bunu gördüm.

Kavgasız bir toplantı.

Bırakın harı-hürü de, sevginin öne çıkarıldığı bir renk topluluğu gökkuşağı gibi bir arada.

Herkes de esprili.

Ve yaşadığı kent için öncelikle eğitim konusunda bir şeyler üretmeye çaba gösterenlerin gözleri gülüyor.

Sahtelik yok bu sevgi gösterisinde.

Yalan da yok.

Sadece yaşadığı kentin geleceğine eğitim taşları döşemeye çalışanların dupduru heyecanları var.

 

**

 

Törende yapılan konuşmaları izledim tek tek.

TSO Meclis Başkanı Zeki Us Armutçuk’ta ilk kez başlatılan madenciliğe vurgu yaptı. Sanki, biz gazetecilerin 1992 yılında ortaya attığı TTK’nın boş binalarını fakülteye dönüştürmeyi önerir gibi geldi bana. Zeki Us’un, konuşmasının bütününde salona bir sıcaklık yayıldı.

 

Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem’i anlatmaya hiç gerek yok. Annesi Hatice Erdem adına denizcilik meslek lisesi yaptıran ve bir tek günü bile bu okulu yalnız başına bırakmadan tüm sorunlarını çözen İrfan Erdem, töreni yönlendirdi sanki.  Karadeniz Ereğli’de bir üniversite kurulması için fakülte sayısının artmasındaki en önemli fırsatlardan biri olan, Denizcilik İşletmeciliği Yüksek Okulunu fakülteye dönüştürmek için Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer’i kürsüden söz alarak ikna etmeye kalktı. Erdem işi biliyor. Salondakilerin de alkış desteği ile Rektör Özer’den “Denizcilik İşletmeciliği Yüksek Okulu Fakülte olacaktır”  müjdesini canlı yayında almak istedi.

Rektör Özer’e konuşma sırası geldiğinde ise  “İrfan Erdem konuştuğunda ürktüm” diye vurgu yaptı.  Kdz. Ereğli’de bir üniversite kurulması ile hedefleri olan Türkiye’nin ilk onundaki üniversite çıtasını kaybetme korkusunu dışa vurdu gibi geldi bana Rektör Özen’in “ürktüm” sözü.

Rektör, Zonguldak’ta üniversitenin potansiyelinin artırılmasının Zonguldak’ın tek çıkış noktası olduğunu dile getirirken, işbirliği ile yapılabilecekleri sıraladı. ZKܒnün  kuruluşunda 1992 yazmasına rağmen, aslında Cumhuriyet döneminde kurulan ilk yüksek okul olduğunu söyleyen Rektör, “ZKܒnün logosuna 1924 yazacağız” sözleriyle ZKܒnin tarihçesinin çok eskilere dayandığını anlattı.

 

**

 

Solonda mutluluk vardı.

Katkı verenler ve bu katkıyı alkışlayan hep bir arada eğitimin önemine dikkat çekerken, gülen gözlerde en küçük bir endişe yoktu.

 

Ya kavga ortamı olsaydı?

 

Ya insanların gülümsemesi yok olsaydı?

 

Ya “ben, ben, ben” ortamı ile sinirler gerilseydi?

 

**

 

Kdz. Ereğli’de barışlı ve sevgi dolu günlerin habercisi olarak aldım ben Eğitim Fakültesi’ndeki toplantıyı.

Umut doldum.

Ve herkes gibi de mutlu döndüm gazeteye.

 

Bize böyle bir günü yaşatanlara gönül dolusu sevgi sunmak da bizim görevimiz olsun.

İşimiz hep eleştirmek de olmamalı.

Güzellikleri de alkışlamalı ya hani.

Ben de alkışladım işte.

Avuçlarım kızarıncaya kadar.