Ah ah!

Yine geçmişe gideceğim işte.

Bu kez sebep farklı.

Sebep; adam!

Bir partide ilçe kongresi olacak da, birçok aday çıkmayacak ha!

Mümkün mü?

Hem öyle çok aday çıkardı ki, aylar öncesinde köy köy dolaşılırdı büyük bir hırsla.

Adamının adamı bulunup tava getirecek numaralar bile çekilirdi.

Bazı kurumların hatırlı yöneticileri devreye alınarak, iş bitirmeye çalışılırken ne geceler gündüz edilirdi.

Ah ah!

Bu 'ah' da çok ah var!

 

'Adam arayışı' ile ilgili bir konu geçtiğinde 'bir isim söyle' dediğimde inanın en benim diyenler bile tıkanıyor.

Aşağı koyuyorlar olmuyor, yukarı atıyorlar dolmuyor.

Sonuçta sıfır çekiliyor adam arayışları.

Oysa sadece Kdz. Ereğli'de iki binin üzerinde mühendis var.

Belki de 10 binin üzerinde üniversite mezununun bulunduğu ilçede, binlerce de alaylı düşünce sahibi bulunuyor ama 'adam' yok!

Adam dediğim, ışık verecek.

Ufku olacak.

Gençliği ile öne çıkacak.

Temiz olacak.

Güven verecek.

Söz de değil öz de namuslu olacak.

Toplumu anlayıp üretken olacak.

A sosyal olmayacak.

Büyüğünü küçüğünü bilecek.

Hakaret ve alay gibi hafif söz ve davranışlara tutsak kalmayacak.

Bilgi donanımı ile dikkat çekecek.

Sonuçta,  'adam' dediğim 'insan' olacak.

 

Yani böyle adam arayışındakilerin sayısı o kadar çok ki.

Siyasal düşüncesi solda veya sağda hiç fark etmiyor.

Herkes bir 'adam' arıyor.

Adam gibi adam.

 

Ah ah!

Eskiden adam çoktu.

Her görüşten adam medeni cesaretini ortaya koyan ve çıkardı er meydanına.

Güreşirlerdi kıspetli kıspetsiz.

Edebiyle tabi ki.

Seçimmiş meçimmiş öyle korku yoktu.

Cesaret vardı çünkü.

Şimdi ise ortada adam yok.

Kalmadı.

Yeni bitti!

 

Peki bu adam olmamasının sebebi nedir?

Eğitimli insan sayısında azalma değil tam aksine artma var.

Teknoloji gelişti.

Bilgi çağında özgüveni artıracak bir çok seçenek de bulunuyor.

Peki nerede bu adamlar?

Nereye gittiler?

Kim yedi içti bitirdi?

 

Sevgili dostlar bu adam azalmasının tek sebebi ise adına ülkemizde uygulanan sistem.

Bunun adı biat!

Demokrasi diye 'siyasi atamalar' ile milletvekilleri, belediye başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri belirlenirse, tabi ki ortaya 'adam' çıkmaz.

Çünkü, adam kendini kabul ettirebilmek için inandığı davaya hizmet ediyor ve tırnakları ile söke söke bir makamı talep ederek geliyordu.

Şimdi öyle değil ki.

Çek yağı işi bitir.

Kim takar adamı da adamlığı da!

Bu nedenle  adam yok!

Bu nedenle bir adamda aranılan özellikler prim yapmıyor.

Bu nedenle adına demokrasi denilen sistem numaracı.

Bu nedenle tabanın sesi çıkmıyor.

Bu nedenle de taban dediğimiz  halk yönetenlerin denetimini yapamıyor.

Durum böyle olunca da, ülkeyi adamlar değil 'adamcıklar' yönetiyor.

Bir gün adamın ve adamlığın değer kazandığı demokrasiye kavuşabilir isek, bu ülkede bilgi ve birikim de değer kazanacak.

Ve işte o zaman, gençliğin ve kadınların önü açılabilecek.