Maşallah maşallah.

Tü tü kırkbinkere maşallah.

He maşallah de maşallah.

Şu işe bakın da bakmayın sakın.

Bu işler o işler.

Öyle işler.

İş yani.

Her şeyin altında öyle bir “iş” çıkıyor ki, hayret falan de etmiyoruz artık.

İşin içinde iş çıkmaz ise hayret ediliyor.

Yani, namusluluk şaşkınlık yaratıyor.

İnanılamıyor.

Halen daha bu kelaynakların var olup olmadığı üzerinde forumlar düzenleniyor.

 

Nedir konu?

Reyting!

Reytingde de hile varmış.

Oha!

Paranın olduğu yerde ne olmaz ki?

Asu Maralman’ın “olur olur bal gibi olur” şarkısı dolandı dilime birdenbire.

Olduruyorlar ya zaten.

Tık tık tamam.

Reyting canavarının sihirli dünyasına operasyonla bir daldılar leylim ley!

Ley ley ley…

 

Reyting masası ayar çekmiş.

Onu buna.

Bastır bastır parayı Leyla’ya ne aldı bilemem.

Bilmek de istemem ya hani.

Ama basılmış.

Basmışlar.

Basmışlar ve reytingi kapıp reklamın pastasının göbeğini yemişler.

Göbek yiyip göbek yaparken Leylaları başkaları izlemiş.

Soldan say.

Yerli mi yabancı mı?

Olur, olur bal gibi olur.

İçinde de bal var ya.

Yenmez mi?

 

Bu tür haberler hayret uyandırmıyor.

“O da mı?” sözleri kullanılmıyor.

Hatta “aaa siz yeni mi duydunuz?” gibi bilgiçlikler de yansıyor tribünlere.

Tribünler memnun.

Hoş.

Çünkü yalan dünya dizisinin oyuncuları kadar seyircileri de bu yozluğun içinde.

Reytingi besliyorlar.

Besledikçe de semiren reyting canavarının dağıttıkları ile ihya olanların sayısı artıyor.

Kız belli, erkek belli, muhabbet belli.

Adı da reyting.

Biri bir tarafından, öteki öteki taraftan, diğerleri de her yandan girip çıkıyor bu kokuşmuşluğun yıldızlarına.

Alan ve veren razı ise, bize de aradan çık demek düşer.

Hayırlı olsun reyting.

Bir tek sen kalmamıştın ki.

Daha kim bilir neler var neler.

Merak etme, iki gün sonra unuturuz biz bunları.

Alıştırdılar çünkü tümümüzü.

Kokan tuz bile rahatsız etmiyor ki kimseyi…

 

GÜNÜMÜZÜN MEDYA GERÇEĞİ

 

Eskiden gazeteler "ÖZEL HABER" verirdi. Şimdi "ÖZEL HAYAT HABERİ" veriyorlar!
                                        

                                         Erdinç Utku

 

Cüppeli Ahmet Hoca’nın maceralarını veya macera diye yutturulan özel yaşamını ne kadar çok merak eden varmış. Nerede ise Hoca ile yatıp hoca ile kalkacaklar. Vay anasını! Merakın bu kadarına da pes!