Mesleğimizin  kıdemli yöneticilerinden  Doğan Gönüllü de patron oldu ve 15 günde bir yayımlanacak  'Haber Hayat' isimli bir dergi/gazete yayımladı.

'Refik' kavramı içinde kalmak dileğiyle başarılar diliyorum Doğan Gönüllü'ye ve Haber Hayat'a.

Gazeteyi okurken altını çizdiğim bazı açıklamaları sizlerle paylaşmak istiyorum bugün:

Gönüllü'nün, Ereğli'de ekonomik gidişatla ilgili olarak olup bitenlere bakıp 'Mirim Erdemir özelleştikten sonra böyle oldu' kolaycılığına kaçanlardan olmadığını, dahası, Ereğli'de olup bitenlerin çok da kötü olduğunu düşünmediğine vurgu yaptığı gazetesinde, üç röportaj var ki çok önemli.

 

YATIRIMCILARA POLİS ESKORTU

Bunlardan ilki (sayfa sırasına göre) Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Büyük'ün açıklamaları.

Büyük, Düzce'nin yaşadığı depremlerin ardından hızla toparlanmasının en önemli sebebini İstanbul ile Ankara'nın arasındaki orta nokta olmasına bağlıyor. Teşvikli 49 il arasında yer  alan Düzce'nin böylelikle İstanbul'un arka bahçesi olduğunu, Düzce'ye yatırım yapmaya gelenleri kapılarda ve  polis eskortu ile karşıladıklarını, tüm bürokratik işlemlerle yakından ilgilendiklerini anlatırken, gelen yatırımcılar arasında ekonomisi iyi olanları tercih ettiklerine de özellikle vurgu yapıyor bu açıklamasında.

Düzce TSO Başkanı gelişme ve kalkınmada üstlendikleri rolde kentin cazibe merkezi olmasını sağlayan üç ana unsuru da şöyle açıklıyor:

-Teşvik. Ereğli ve Alaplı'da 100 liraya mal edilen kalem burada 80 liraya mal ediliyor.

-Fiziki durum. Ereğli'de bir fabrika kurmak için arazi yapısına göre 2 milyon TL hafriyat geriyor. Biz de böyle bir şey yok. Dümdüz. Toprağın üzerine hiç hafriyat yapmadan fabrika kuruyorsun.

-Müşteri memnuniyeti oluşturulması. Yatırımcının bakış açısının değiştirilmesi.

 

TSO PROFESYONELLEŞMELİ

Tat Metal'in patronlarından Akın Tatoğlu'nun görüşleri var sırada:

Tataoğlu Kdz. Ereğli TSO'nun profesyonelleşmesine vurgu yapıyor daha ilk soruda:  Bu görüşünü de Odaya profesyonel bir yöneticinin gelmesi gerekir. Buna ihtiyaç var. Orada görev yapan arkadaşlar zaten mevcut işlerini de yürütmeye çalışıyorlar. Ve boş zamanlarını orada değerlendirdiklerini tahmin ediyorum sözleriyle açıklıyor.

Aynı düşünenlerden biriyim ben de. Doğrusu bu çünkü.

Erdemir'in yerli kalmasını da doğru buluyor Akın Tatoğlu. Bu düşüncesini şu sözlerle açıyor:

Kızdığımız zaman bunların yaptığını yabancılar yapmaz diyorduk ama yerli olmasının avantajını da yadsıyamayız. O mümkün değil.  Milli menfaatlerimizin olduğu yerde, hepimiz aynı tarafa bakacağız. Ama yabancı bir sahibi olduğunda orada menfaatler 180 derece ayrışır. O yönden yerlide kalması konusunda mutluyuz.

Kdz. Ereğli OSB'nin gelişmemesini de cesaretlerin kırık olduğuna bağlıyor Tatoğlu. Ayrıca ilçede özel limanın bulanmamasına ve ihracat yapan firmaların aradıklarının konteyner limanı olduğunu ve bu nedenle de yatırımların kaçtığını ifade eden Akın Tatoğlu, şu anda atıl durumda bulunan tersaneler bölgesinin de geçici limana dönüştürülerek işler hale getirilebileceğini öneriyor.

Proje üretilmesi gerektiğini kaydeden Tat Metal'in ortaklarından Tatoğlu, bir kısır döngüyü de şöyle dile getiriyor:

Geliyor sac tüccarı 'İşte Erdemir'e gidelim, bize ucuz mal versin'…. Sanayi odasının işi bu değil. D zaman keresteci de gidecek, petrolcü 'benim petrolümü satıver' diyecek. Her iş dalından insanlar gidecek o zaman. Olmaz ki!..

BEÜ Rektörünün Kdz. Ereğli'ye fakülte verilmeyeceğini açıklamasına bir anlam veremediğini de söyleyen Tatoğlu, Filyos projesinin Kdz. Ereğli'yi sebote ettiğini de öne sürerken, giden-gelen tüm valilerin yatırımcıları Filyos'a çekme gayretleri nedeniyle kaçırdıklarını da 'birbirimizi aşağıya çekerek bir yere varamayacağımızı' anlatıyor.

 

TİCARİ AHLAKSIZLAR BATTI

Emre Metal'in Sahibi Ahmet Büyükemirusta'nın söyledikleri ise ticari ahlak üzerine. 2012 yılında bankalar Kdz. Ereğli'de 120 milyon TL çarpılmış. Batak bu paranın da genelde sac ticaretinde olduğunu herkes biliyor.  Büyükemirusta, 'Ticaret ahlakımızı muhafaza etmemiz lazım. Ticaret ahlakı çizgisinden dışarı çıkmamamız lazım ifadesini Son batışlara baktığımızda ticaret ahlakı olmayanların battığını görüyorsunuz. Ticaret ahlakı düzgün olan, ticareti düzgün yapanlara bir şey olmadı. Ticarette az, öz ama devamlılık esastır. Buna dikkat etmek gerekir. Oyunu kurallarına göre oynamalıdırlar. Biraz ağır olacak ama bunlar arsızlık ve hırsızlık yaptılar diye düşünüyorum. Şaibeli batanlar oldu' sözleriyle tamamlıyor.

 

Ahmet Büyükemirusta da, TSO  ile ilgili görüşlerini açıklarken, dürüst ve temiz insanlara destek verilmesini istiyor.

 

Doğan Gönüllü'nün Haber Hayatının ilk sayısında yayımlanan haber ve röportajlardan altını çizdiklerim bunlar.

Meslektaşımı emeğine saygı duyarak kutluyor ve başarılar diliyorum.