2002 yılında iktidara gelen AKP iktidarı üç yıl sonra 5393 sayılı Belediyeler Kanununu 3 Temmuz 2005 tarihinde  çıkarttı.

Bu yasanın en önemli maddelerinden biri de küçük belediyelerin büyük ile birleştirilmesiydi.

Bakın AKP’nin 5393 sayılı konunun  “Tüzel kişiliğin sona erdirilmesi” bölümündeki 11. maddesi ne diyor:

 

—    Meskûn sahası, bağlı olduğu il veya ilçe belediyesi ile nüfusu 50.000 ve üzerinde olan bir belediyenin sınırına, 5.000 metreden daha yakın duruma gelen belediye ve köylerin tüzel kişiliği; genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin gerekli kılması durumunda, Danıştayın görüşü alınarak, İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine müşterek kararname ile kaldırılarak bu belediyeye katılır. Tüzel kişiliği kaldırılan belediyenin mahalleleri, katıldıkları belediyenin mahalleleri hâline gelir. Tüzel kişiliği kaldırılan belediye ile köylerin taşınır ve taşınmaz mal, hak, alacak ve borçları katıldıkları belediyeye intikal eder.

 

Bu maddeyi AKP yazdı ve koydu kanuna.

Dedi ki AKP’nin belediye başkanlığından gelen başkanı, “belediyecilik ciddi iştir ve küçük küçük belediyeler hizmet üretmekten daha çok devletin de sırtına kambur olmaktadır ve bu nedenle büyük belediyeye iltihak etmelidir.”

Doğru mu söz; doğru…

 

Bu kanun maddesini çıkaran AKP halen daha iktidarda.

Başbakan da aynı başbakan.

Ama, Kdz. Ereğli ile Gülüç Belediyesi arasında değil 5 km, 500 metre bile yok. Fakat Gülüç Belediyesi Ereğli’ye katılmadı.

AKP iktidarının yerel siyasetçileri, kendi çıkardıkları kanunu takmayıp başbakanın emirlerini de dinleyemeyerek Gülüç’ü kapattırmazken, bir ara Gülüç’ü tamamen Alaplı’ya bağlamaya bile kalktılar.

Şimdi Alaplı Belediye AKP’nin de elinden çıkınca yeni bir taktik geliştiriyorlar.

Bunun adı nedir?

Gülüç köprüsü ile Çengelburnu arasındaki Gülüç Belediyesi’nin sınırlarını Alaplı ilçe sınırı olan İncivez deresine kadar uzatmak.

Yani, Kdz.Ereğli-Alaplı arasındaki tüm sahili Gülüç’e bağlamak.

Hayreti mayreti yok.

AKP’nin yerel siyasetçileri Ereğli’yi bir türlü içlerine sindiremediler.

 

Yazdıklarımın tümü doğru.

Bu işi bir de kılıfına uydurmak için hazırladıkları plan şu:

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık haklı olarak ilçenin büyümesi gerektiğini ifade ederken Delihakkı bölgesini de istiyor.

Delihakkı yetmez, ilk adım Gülüç olmalı ve ardından da Kandilli’ye kadar uzanan bir Kdz. Ereğli Belediyesi’ni hayal edenlerden biriyim ben de.

Posbıyık Delihakkı’yı istediği için  Delihakkı’yı vermeyi düşünen AKP’nin yerel siyasetçileri “karşılığında Alaplı sahillerini Gülüç’e ver” diyecekler.

İşte gerçek bu.

Kdz. Ereğli’nin talihsizliği bölgenin kalkınma ve gelişimini kurtarılmış bölgeleri korumayı düşünüp ve de AKP’nin dümenini elinde bulundurduğunu sanan dar kafalı ve dar açılı siyasetçilerin tezgahtar kafasının planı.

Haydi buyurun şuradan.

Kdz. Ereğli’nin boğazına takılan çapsız siyasetçi urganı bizi nerelere sürüklemek istiyor.

Bu kent bunu mu hak ediyor?

Zonguldak merkez ve Alaplı belediyelerini kaybeden bu dar görüşlü ve bölgenin ayağına takılan prangalı siyaset, halen daha Ereğli’nin burnunu sürtmek için her şeyi yapıyor.

Ayıp!..

Daha ötesini söylemiyorum ama gerçekten insanın haykırıp “çekin gidin!” diyesi geliyor.

Onca siyasetçiler gelip geçti ama bu dönemki iktidarın yerel siyasetçileri kadar bölgeye düşman gözüyle bakanına rastlamadım.

Büyümek ve gelişmek isteyen Kdz. Ereğli’nin sahillerini alıp AKP’li küçük bir belediyeye bağlamak isteyen kafa, diğer yandan da bu kentin sosyal yaşamının en önemli doğa cenneti olan Köseağzı’na da termik santral kurmak istiyor.

Sahi bu nasıl iş?

Hangi akıl buna izin verir?

Şu koskocaman AKP’de hiç mi kimse yok?

Şu partiyi bölge çıkarlarını engelleyenlerden kurtarıp ele alıp da önünü açacak kimse mi yok?

Nasıl böyle bir şey düşünülür?

Nasıl?!!!