BEDELLER
Eyüp BEKTAŞ
1 Mayıs İşçi Bayramı?nda emekçi kesimi Taksim? e çıkartmama başarısını gösteren (!) hükümetin emrini uygulamayan polis iki arada bir derede kaldı.
Polisin adı ?Emniyet gücü? değil mi?
Emniyet gücü emniyeti sağlar.
Emniyet gücü elinde karanfille gelen işçiye gaz bombası atmaz, copla dövmez, boyalı boyasız su sıkmaz.
Adı üstünde emniyet.
Adı emniyet ama saldırgan nasıl olur?
Emniyeti saldırgan yapan unsur ne?
Nedir bu hınç?
Nedir bu kin?
Yoksa, o copu sallayan polis elbiselerinin içinde başka birileri mi var?
Yani işçi düşmanı,
Yani emek düşmanı,
Yani özgürlük düşmanı,
Yani ulusalcılık düşmanı?
İnanılır gibi değil.
O görüntüler asla unutulamaz.
Unutturulamaz da!.
Peki bir de madalyonun tersinden bakalım mı?
Akşam çocuğunu alıp bir yerlere gezmeye götürecek veya başka bir özel işi olan polis memurunu, amirler hazır kıta yapıyor ve ?bekle? diye talimat veriliyor.
Saatler saati kovaladıkça, beklemekten yorulan bedenler gerilmeye başlıyor.
Sinir harbi öyle büyük savaşa giriyor ki benliğinde, kendisini bekletenin, bekletilmesine sebep olanın hali ve hatırı kalmıyor belki.
Tamam ekmeğini bu ulusun vatandaşlarının verdiği vergiden alıyor, bunun da bilincinde.
Ama!..
İşkenceyi çeken kendileri.
Bir tarafta gariban polis, diğer yanda da bayram kutlamak isteyen işçi.
Yoktur birbirlerinden farkları da, arada yönetenler var.
Yönetenler, ?özgürlük? diye diye özgürlüğe cop vuruyorlar.
Özgürlüğü gaz bombası ve su sıkma olarak alıyorlar.
İşçiyi sevmiyorlar.
Emekçi gibi emek kokan sözler de gıcık yapıyor.
Yukarıdakiler ve aşağıdakiler.
Birbirlerinden o kadar uzak ki.
Adı emniyet dedik.
Emniyeti sağlamak yerine, ellerinde çiçek olan emekçileri döveni demedik.
Emniyet.
Emniyet gücü.
Emniyetin polisi.
Emniyetin çiçeği.
Emniyetin huzuru.
Türkiye?de polisine çiçek atan, her yıl 10 nisanlarda sevgilerini ifade eden bu halkın ve emekçi kesimin üzerine kim ki emniyetin gücü polisi cop vurmak, gaz bombası atmak, su sıkmak için yolluyor ve yollamadan önce de saatler süren bekleme seanslarında ifrit ediyorsa, asıl emniyet düşmanı bu kafalardır.
Emniyet huzurun adı olmalı.
Emniyet sevginin adı olmalı.
Emniyet güvenin adı olmalı.
Emniyet güzellikleri paylaşmanın adı olmalı.
Emniyet zorbanın üzerine giden, emekçi ve yoksul kesimi koruyan güç olmalı.
1 Mayıs İşçi Bayramı?nda emekçimize vurulan her cop darbesinde, her gaz bombasının atılışında ve her su sıkılışında kimbilir kaç polis gözyaşlarını içine akıttı.
Bunu görmek, emniyet gücümüz polisi devletin memurluğu yerine hükümetin memurluğunda kullananların ayıbını görmektir.
Alttaki gariban polis yerine, o polise ?vur? diyenleri ve dedirtenleri unutmamak doğrusu değil mi?
İşçiler bedel ödüyor.
Polisler de.
Ama o işçi ve polisi karşı karşıya getiren o kafaları seçenler, yine aynı işçi ve aynı polis değil mi?
Asıl tuhaflık da burada ya?
Yorumlar