*Ulaşımda bireysel taşımacılığa değil, başta raylı sistemler olmak üzere bütünleşik toplu taşımacılığa önem vereceğime, 

 

• Kenti, sokakları, kaldırımları, parkları bakımlı ve temiz tutacağıma; sokakların ve özellikle de yaya kaldırımlarının otopark haline getirilmesine izin vermeyeceğime,

 

• Kentsel altyapı için eşgüdüm planı ve programı hazırlayacağıma; altyapı çalışmalarını bu plan-program çerçevesi ve disiplini içinde yapacağıma,

 

• Her türlü âfet riskine karşı bilinçlendirme ve acil eylem planları geliştirilmesini sağlayacağıma, 

 

• Eğitim, bilim, sanat, kültür ve sporun koruyucusu ve destekçisi olacağıma,

 

• Kentin ekonomisine ve refahına katkılar getirecek girişimleri destekleyeceğime, 

 

• Belediyenin kaynaklarını şeffaflık içinde ve doğru kullanacağıma; belediye iktisadi teşebbüsleri (BİT)’lerin şeffaflık içinde çalışmasını ve denetlenmesini sağlayacağıma; belediyenin olanaklarını çıkar kapısı olarak kullandırmayacağıma,

 

• Sokak afişleri ya da gazete ilanlarıyla kendimi övmeyeceğime ve övdürmeyeceğime,

 

• Hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma; dini hiçbir zaman siyasete alet etmeyeceğime, 

 

hemşerilerim önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.

 

**

 

Yukarıdaki “Belediye Başkanı Andı”na eklemek istediğiniz bir madde var mı?


Bu metnin yazılışı ile ilgili ön yazıyı da sizinle paylaşayım öncelikle:

 

“Önümüzde yerel seçimler var. Göreve gelecek belediye başkanlarının ant içmelerini daha önceki seçimlerde de önermiştim. Şu günlerde her ne kadar kimi çevreler ant metinlerinden hoşlanmıyorlarsa da sorumluluk gerektiren durumlarda andın bir güvence olarak kayda geçmesi yararlıdır. Kimi mesleklerde diploma alırken ya da göreve başlarken yemin söz konusudur. Örneğin, doktorların “Hipokrat Yemini” (Hipokrat Andı) gibi… Sonradan pek uymasalar da milletvekilleri de TBMM’de göreve başlarken ant içiyorlar.  Onlardan çok daha fazla bireysel sorumluluk taşıyan yerel yöneticilerin de benzer şekilde ant içmeleri iyi olmaz mı? Böylece ileride en azından bu antlarına uymalarını beklemek hakkımız olur. Belediye başkanlarının eylemleri, yaşamımızı olduğu gibi, kentlerin yalnızca bugününü değil, geleceğini de etkiliyor.“

 

Yemin metnini ve bu yemin ile ilgili gerekçelerini ifade eden Doğan Hasol. Sayın Hasol’un bu yazısını 23 Ocak 2014 Perşembe günkü Cumhuriyet Gazetesi’nin 2. Sayfasında okuduğumda sizlerle paylaşmak istedim.

Bilemem sizin düşüncenizi de, ben altına aynen imzamı atıyorum.

Benim  geçici vekalet verdiğim bir belediye başkanı “yemin” etmeli.

Ve o yeminine de sadık kalmalı.

Sadece belediyelerin başkanları mı?

Hayır!

O belediyenin meclisinin üyesi de yemin etmeli,

İl genel meclis üyesi de, köy veya mahallenin muhtarı da, “namusun ve şerefim üzerine” diye aldığı yetki sorumluluk çerçevesinde çalışacağına yemin etmeli.