Bizim yazı işleri “eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı” diyor ki, bizi haber ağının ortasında kenarlara itmeye devam ediyor.

Yedek gazeteci olduk artık.

Yaşlılara hayır diyen anlayışı savunmanın bedelini ağır ödüyoruz anlaşılan.

Olsun!..

Gençlerde ışık var.

Ve biz de yaşlı gazeteci olarak bazen kaçarak da olsa basın toplantılarının havasını teneffüs etme sevdamızda fırsat kolluyoruz.

O fırsatlardan biri de AKP Milletvekili Fazlı Erdoğan’ın toplantısıydı.

Biliyorum ki Fazlı Bey sazı eline aldığında susmaz.

Son dönemlerde moda olan kahvaltılı basın toplantıları ile de normalde yarım saatte bitmesi gereken bir toplantı üç  saat gibi (zaman denen en değerli kavram bu kadar hovardaca harcanmaz) bir süreyi kapsar.

Günlerden Pazar ve ben de kaçtım bu toplantıya yazı işlerinden habersiz.

Oh iyi de yaptım.

Fazlı Bey’in açıklamalarını su gibi dinledim.

Ve içinden bazı başlıklar çıkardım.

 

**

Fazlı Erdoğan bir süredir Kdz. Ereğli’de bir üniversite kurulmasını son dönemde sık sık dile getiriyor.

O böyle deyince aklım 1993 lü yıllara gidiveriyor hemen.

Şu anda “büyüğüm” dediği AKP Milletvekili Köksal Toptan’ın o yıllardaki Milli Eğitim Bakanlığı döneminde ZKܒnün kuruluşu gerçekleşirken Kdz. Ereğli’yi nasıl dışladığı gözümün önüne geliyor.

Bakan olarak ZKܒnün kuruluşunda Ereğli’yi hem dışlıyor ve hem de “Niye Kdz. Ereğli’ye bir fakülte verilmedi?” diye sorduğumuzda ise; sanki kuruluş kararı çıkarılan fakültelerin binası varmış gibi “yer bulun fakülte kurayım” gibi basit ve anlamsız karşı cevap verdiğinde bile basın olarak işbirliğinin en güzel örneğini o yıllarda vermiştik.

Basın olarak; yer mi istedin al sana yer dedik ve TTK’nın Kandilli’deki binalarını fakülte kurulması için önerdik. Hatta Kdz. Ereğli’deki Eğitim Vakfı’nı da biz kurdurduk.

Ah yıllar ah!..

Nereden nereye.

Sayın Köksal Toptan o yıllarda Ereğli’yi ve Kandilli’yi dışlamasıydı, bugün Ereğli’de fakülte vardı ve Kandilli’de hak ettiği cennetten bir köşe olup, demiryolunu da kimse sökemezdi.

Aradan yıllar geçti ve şimdi aynı partide buluşan iki siyasetçiden bir tanesi Ereğli’nin önüne takoz oldu, diğeri de “gelin üniversite kuralım” diyor.

İşte siyasetin çapı.

Ne acı!..

 

**

Milletvekili Erdoğan’ın Kireçlik konusundaki yeni (!) yaklaşımı dikkatimi çekiyor. AKP ilçe Başkanı Erol Şahin’in anlatımına göre, Hema’nın Kandilli’de Kireçlik’e termik santral kurmak için düzenlediği ÇED toplantısında öğrenmişler Hema’nın son girişimini. Doğru veya doğru değil de, Erol Şahin’in anlatımına göre Fazlı Bey’de salonda görmüş ZKܒye devir edilen arazi üzerine termik santral kurmak istendiğini. Hatta; Hema’nın numara çevirdiğini de öne sürerek kızmış.

Erol Şahin doğru söylüyor ise, Fazlı Erdoğan’ın bundan sonra Kdz. Ereğli’de bir termik santral kurmak isteyeceğini pek ummuyorum.

Ama siyaset bu.

Güvenilemiyor.

İşte çözümü de Fazlı Bey söylüyor.

Gelin Kdz. Ereğli’ye toplumu öldürecek kanser bacaları dikmeyelim ve üniversite kurulması noktasında işbirliği yapalım.

Ben bu davete katılırım.

Sonuna kadar da destek olmaya çaba gösteririm.

Ama ortada tek bir konu var.

O da güven sorunu.

Kime ne kadar güveneceğiz.

Çünkü her işin altından farklı bir numara çıkmasından bıktık usandık.