Bir çare

 

Öncelikle şu ifadeleri okur musunuz?

 

"65 yaşını bitirenler resmi hastanelerin psikiyatri bölümüne başvurur. Psikiyatr muayeneden sonra ayrı binada bulunan psikologa gönderir. Psikolog testlerini yaptıktan sonra tekrar psikiyatri uzmanına gönderir. O raporu yazdırır imzalar.

Aynı gün notere gidip noterdeki işlemi bitirmesi gerekir. Aynı gün gidemezse yeni bir rapor alması gerekir."

 

Bu ne demek?

 

65 yaşın üzerindekilerin resmi bir belgeye imza atmadan önce sağlık raporu alması istenir.

Bunu en iyi tapu işlemleri yapanlar bilir.

Ve bu konuda açılan bir çok örnek dava da olduğu söylenir durulur.

 

65 yaş üstündekilerin böyle bir durumu var ise; Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde aynı durumdaki milletvekilleri anayasayı nasıl değiştiriyor?

Bilinçleri sağlam mı?

Rapor almışlar mı?

Bilmiyoruz!..

 

Bu konuda google de bir çok yazı okudum.

Çok şey var 65 yaş ile ilgili.

Yani bilinç düzeyinin sağlıklı olup olmadığını sorgulama konusundaki vurguları dile getiren görüşleri ifade eden yorum çok.

Yazımın giriş bölümüne aldığım da bu ifadelerden biri.

 

Türkiye'de devletin resmi emekli yaşı 65 ama siyasette ise bu sonsuz.

Devlet 65 yaş üstündeki bir memurunu 1 veya 2 yıl daha çalıştırmak istediğinde "kişiye özel" uzatma kararı çıkarıyor.

Siyasette ise, Allah ne kadar ömür verir ise durmadan milletin vekilliğine devam.

Devlet 65 diyor, siyasetçi ise sonsuz.

Bu işte bir gariplik yok mu?

 

Bir şeyler yapmalı bir şeyler.

65 yaşın üzerindekilerin bizim güzel ülkemizin anayasasını, babayasasını, şu maddesini veya bu maddesini değiştirmek için yetkileri olmadığını da yasal zemine bir güzel oturtmalı.

Ama nasıl?

65 yaşın üzerinde aktif siyaset yapanların "yetkisizliğine" hükmedecek ne olmalı?

Yanlışlık nerede?

 

Siyasi dinazor dostlarımı bazen kızdırıyorum.

"Sizin partide 40 yaşın üzerindekilerin olası ön seçimlerde seçme hakkı bulunacak ve seçilme hakları ise olmayacak" diye.

Aslında ihtiyar siyasetin Türk demokrasisini taşımayacağına taş atıyorum.

Genç nüfus oranının yüzde 53 olduğu belirtilen bir ülkede 65 yaş da resmi emeklilik yaşı ise, bu siyaset niye ihtiyar bir türlü anlayamıyorum.

Bugün gitsem de başsavcıya "Sayın savcım bu çifte standardı ortadan kaldıracak bir yasal hüküm yok mu?" diye sorsam ne yanıt alırım ki?

Bilemiyorum.

Bildiğim ve yaşadığım tek gerçek var:

Türkiye Büyük Millet Meclisi ve meclisin dışında  onlarca, yüzlerce ve belki de binlerce 65 yaş üstü siyasetçi var ve bunlar bizim adımıza karar veriyor.

Peki doktor raporları var mı?

Ya bize yanlış tedavi uyguluyorlar ise?

Ne olacak o zaman?!!

 

Yok mu bir çare..!