Bu ülkenin düşman işgalinden kuruluş sürecini bilmeyenlerin, o destanı anlamaları asla mümkün değil.
Bu ülke; öyle lüp diye bize verilmedi.
Bu ülke; "hadi biz gidiyoruz, tepe tepe kullanın" diye bize bırakılmadı.
Bu ülke; "Ya istiklâl ya ölüm" parolasıyla yola çıktı ve Fatma Ana'nın sırtında taşıdığı mermi ile, Bulgar Sadık'ın, Sütçü İmam'ın ve daha nice kahramanların yaşamını feda etme kararlılığı ile "özgürlüğe merhaba" dedi.
Tarih kanla yazıldı.
Tarih; ay ve yıldızın izdüşümüyle kazıldı.
Tarih; emperyalizmin yerli veya yabancı tüm işbirlikçilerinin ihanetine rağmen şanlandı.
Tarih; Mustafa Kemal'in eşsiz dehasıyla taçlandı.
Tarih; bizdik.
Tarih bugün de biziz.
Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor. Türkiye'yi bölüp parçalamak isteyenler yine işbaşında.
Kimi kendini Türkiye eyaletinin valisi sanıyor.
Kimi de, devletin temel ilkelerini lastik tekerleği sanıyor.
Türkiye'nin başına bela edilen bölücülük ve gericilikle bugün çok daha dikkatli olarak mücadele etme günü geldi.
Türkiye'de hangi siyasi görüşten olur ise olsun, herkesin Cumhuriyete ve bayrağına "Ya istiklâl ya ölüm" parolasıyla sahip çıkma zamanı.
Türkiye üç-beş zibidinin at oynatamayacağı ve devletin her birimine sızarak ele geçiremeyeceği kadar büyük bir ülke.
Türkiye sahipsiz değil.
Türkiye güçlü.
Türkiye hele bir silkinmeye görsün.
Ulusal bilinç; dünyaya kafa tutacak kadar kararlı ve yürekli.
Önümüzde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı var.
En büyük bayram Cumhuriyet.
Bir coşku dolmalı Cumhuriyet çiçeklerinde.
Uyutmaya kalkanlar irkilmeli.
Misak-ı Milli sınırlarına göz koyanlar titremeli.
?Ne mutlu Türküm diyene? sözünde buluşmalı.
Birkaç gün kaldı 29 Ekim 2009 tarihine.
Bu kez çok daha büyüğünü kutlayalım en büyük bayramımızı.
Bu kez çarşı merkezi ile sınırlı kalmasın coşku.
Ereğli'nin köylerine kadar yayılalım. Her şeyin bir yolu ve yordamı var. Anlatalım Karadeniz Ereğli'nin "Sevgi, Barış, Dostluk" bilincine sahip halkına; Türkiye Cumhuriyeti'nin ve kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk'ün devrim ve ilkelerinin tehdit altında bulunduğunu.
Bayraklar asılsın. Bugünden itibaren belediye hoparlörlerinden ?bayrak as? ve ?bayrama ve yürüyüşe katıl? anonsları yapılması, Cumhuriyet türkülerini çalınmalı.
Festival gibi bayram yapalım.
Türkiye'yi Ereğli'ye çağıralım.
Aydınlar gelsin.
Sanatçıları davet edelim.
Fragmanlar hazırlayarak tüm Türkiye'deki yaygın, bölgesel ve yerel medyaya geçelim. Uyansın Ereğli.
Uyansın Türkiye!..
Türkiye'nin en büyük bayramını Karadeniz Ereğli'de yapalım.
Çağrı yapıyoruz; başta Kaymakamlık, Karadeniz Bölge Komutanlığı, Belediye, Sivil Toplum Örgütleri ve Cumhuriyetten yana olan tüm kurum ve kuruluşlara.
Gelin; bu bayram Ereğli'nin şanlı tarihine özel geçsin.
Dünyanın dikkati bize yönelsin. Biz de, dünyaya "Türkiye'yi kimse bölemez, böldüremez, gericiliği de getiremez" diye bağıralım.
Bir tane Türkiye var.
Bir tane de Türkiye Cumhuriyeti.
Bu bir tane Türkiye ve Cumhuriyeti de, atalarımızdan yemin vererek aldığımız bayrakla sonsuza dek yaşayacaktır.
Haydi Karadeniz Ereğli.;Türkiye'de bir ilki başlat ve bu onuru hep birlikte paylaş...