Refikimiz Halkın Sesi Gazetesi?nden TTK ile ilgili bir haber:

??TTK Karadon Müessesesi?nde çalışan İl Genel Meclisi Başkanı İsmail Terzi, Antalya Konyaaltı?nda tatildeyken kendisini maden ocağında çalışıyormuş gibi gösterip, kartına bastırdığı gerekçesiyle TTK Teftiş Kurulu Başkanlığı?nın hazırladığı rapor doğrultusunda işten atıldı. Toplu Sözleme Kanunu?nun 17?nci maddesi gereği tazminatsız iş akdi fesh edilen Terzi?nin işten atılması, AKP kanadında bomba etkisi yaptı. Bir süre önce görevden alınan TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen?in giderayak imzaladığı karar, Dağdelen?in AKP?ye son dakika golü olarak yorumladı.

SORUMLULARA CEZA YAĞDI

Mesai arkadaşları yerin yüzlerce metre altında kelle koltukta kömür çıkartarak yevmiyesini hak etmeye çalışırken, Antalya'da 5 yıldızlı otelde tatil yapıp yeraltında çalışıyormuş gibi maaş alan AKP'li İl Genel Meclisi Başkanı İsmail Terzi hakkında yapılan incelemede, son üç ayda 9 kez aynı yöntemle il dışına çıktığı ve bu süre içinde kartına basıldığı belirlendi. Halkın Sesi?nin ısrarlı yayınları sonucu TTK Teftiş Kurulu?nun hazırladığı rapor doğrultusunda, Terzi?nin işine son verilirken, Karadon Müessese Müdürü?ne ?uyarı? cezası, diğer sorumlulara ise ?görevde yükselememe? ve ?kınama? cezası verildi?.?

 

Sadece TTK değil, tüm kamu kurum ve kuruluşları  yıllarca siyasal iktidarın yandaşları tarafından sömürüldü.

Bırakın işe gitmeden maaş almayı,  kamu kurumlarının yöneticileri siyasal iktidarın yandaşı baldırı çıplakların ?baskı?, ?sindirme?, ?hesap sorma?, ?tufeyli geçinme? saldırıları ile içten içe çökertildi.

İktidarda her kim var ise, o partinin yandaşı çalıştığı kamu kurumunun genel müdürüne, müdürüne gidip, en üst amirine  amirlik yapmaya  bile kalktı ve hatta çokça zaman da yaptı.

Bu da yetmedi, kurumda bitmek bilmeyen istekler sıralandı.

Rant dedi, lojman dedi, şunu görevinden sür, bunu oraya getir dedi.

Hep istedi ve istediler.

Bu kurumlarımızı o dönemin siyasal iktidarın yandaş ve yalakaları yönetti.

 

**

Devlet memuru olmak garipliktir.

Memurun adı devlettir ama, hep hükümetin memuru olmaya zorlanır.

Ciğeri beş kuruş etmeyen ve ne bilgi ve de ne görgü ile uzaktan yakından bir ilgisi olmayan bu siyasetçi bozuntuları, kamu kurumlarının asalakları olarak hep en öne geçti.

Siyasetçinin çapsızlığını bu nedenle sıkça görmüş ve yaşamış bir bölgede yetişen biri olarak, ?her kim ki devletin memurunu hükümetin memuru yapmaya zorluyor veya yapıyorsa alçaktır? diye çok yazdım ve söyledim.

Siyasetin at oynattığı ve rant kaymağında boğulduğu bu sistematik yanlışı düzeltmenin tek doğrusunun da özerkleştirme olduğunu söyleyenler arasında yer aldım.

Özerkleşen  bir kurumda siyaset dans edemiyor çünkü.

Kapısından siyaset kirlenmesinin giremediği kurum da,  amaçları doğrultusunda hizmet üreterek kambur olmuyor çünkü.

**

Konuyu tekrar TTK?ya getirirsek, bugün olanlar yeni değil.

Dün yaşananların yeni ve farklı bir örneği sadece.

AKP?li siyasetçinin Antalya?da tatilde iken TTK?da yevmiyesi yazılmış.

Bana göre çok basit bir olay.

Bunun gibi yüzlercesi vardır ve bu anlayışla da var olmaya devam edecektir.

Daha ne kirli olaylar var bizim sizin bildiğiniz.

TTK?yı bu  kirli siyasetten kurtarmak ve kurumu zarar etmekten kurtarmak için Prof. Dr. Mümtaz Soysal?ın hazırladığı ?TTK A.Ş? isimli ?Özerkleşme? yasa tasarısına Zonguldak sahip çıkılsaydı, bugün TTK özel ocaklar dahil tüm bölgenin tek hakimi olur ve kâr eden ve yatırım yapan bir kuruluş olurdu.

Zonguldak sahip çıkmadı ki bu yasa kanunlaşabilsin.

Örneğin, Şemsi Denizer?in katledilip de aramızdan ayrılıp sonsuzluğa uzandığından bugüne; sendikanın bu konuyu hiç savunduğunu duydunuz mu?

TTK?nın kambur olduğunu öne sürenlere karşı çözüm önerisi olarak seslendirilen ?Özerkleştirme? unutuldu ve gitti.

TTK ne ise diğer kamu kurumları da  aynı ve sürekli siyaset müdahalesine açıktır.

Durum böyle iken, tatil yapan bir siyasetçinin yevmiyesi yazılıyorsa bu gayet normaldir.

Dün de kirliydi siyaset, bugün de!..

Hele TTK?da.

Sistem siyaseti işte böyle ucuzlatıp, kamu kurumlarını da basit siyasetçilerin güdümünden kurtaramıyor.

Özerkleştirmeyi unutanlara selam olsun.

?Kına yaksınlar? demiyorum.

Selamünaleyküm sadece!