Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum; Zonguldak'ta bir çalıştay yapıldı.

Karadeniz'in yat turizmine açılması için düzenlenen bu çalıştaya sektörün önde gelen isimlerinin yanında, sektörle direkt ya da endirekt bağlantısı olan kurumların yetkilileri de çalıştaya katıldılar ve görüşlerini dile getirdiler.

İlk gün yapılan oturumun öğleden öncekine ben de katıldım ve konuşmacıları can kulağı ile dinledim.

Ve bu bölümde bile öyle bir söylendi ki 'işte bu!' demekten kendimi alıkoyamadım.

Neydi peki bu; Karadeniz'deki mevcut balıkçı barınaklarının yat turizmine de açılmasıydı.

Süper!

Konuşmacılara göre, balıkçı barınakları işgal altında ve bazı kesimlere de yazlık konut gibi kullanıyor.

Sonra?

Bu işgal öyle bir hal de almış ki ecremisil (devlete kira) bile ödenmiyor.

Alın size bir kayıt dışı daha.

Her yanımız kayıt dışı.

Gücü olanın yetkisi ve etkisi kayıt altındakilere geçiyor çünkü.

Diğerleri balayında.

İşte balıkçı barınakları da böyleymiş ya!

 

Konuşmalar güzel.

Tespitler de iyi vurgularla heyecan uyandırıyor.

Ve konunun içi doldukça da tatlı bir mutluluk yayılıyor damarlardan.

Demek ki iyi ve güzel konular varmış konuşulacak ve dinlenecek.

Çalıştaya hatırlıklı gitmenin sevinci ile 1993 yılında çalışmalarına başlatılmış ve 1997 yılında da dönemin başbakanı, başbakan yardımcısı ve 10 bakanı tarafından imzalanan Yüksek Planlama Kurulu'nun Kdz. Ereğli'de yat limanı kurulması kararını sundum orada ayak üstü görüştüklerime. Hatta bir kopyasını da Kdz. Ereğli Belediyesi'nin İmar Müdürü Mustafa Kılıç'a verdim 'belki bir ortam olur da konuyu gündeme getirirsiniz' diye.

Konuşmalardan aldığım gaz güzeldi.

O gaz ile döndüm gazete merkezine de  cumartesinin manşetini Aklın yolu bir' başlığıyla hazırladım.

İyi de oldu.

İlgi duyacak kesim az olsa da haberi tamamladıktan sonra şöyle tatlı tatlı gerinmek de bu mesleğin aşkı ve sevdası ya!

O da yetti işte.

 

Çalıştayın sonuç bildirgesi açıklanmadı daha. Ama sonuç bildirgesine esas olacak maddeler bile kaymaklı kadayıf.

Demek ki çok güzel işler yapılabiliyor.

Ama önce konuşma kültürü.

Karşılıklı saygı.

Ve toplumun da çıkarı.

Gerisi ise tatsızlık.

 

Balıkçı Barınakları yat turizmine açılırsa ne olur?

Bırakın turizme açılması için geçecek süreyi de, bu karar alındığı gün Bozhane'deki balık lokantaları ruhsata kavuşur.

Hatta bir çok sosyal tesis eklemeleri bile olur.

Gel de heyecanın tavan yapmasın.

Mutlu olmamak mümkün mü?

 

Dahasını ise Kdz. Ereğli için dile getirdiğimde, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Çerçevesinde (KEİB) bu bölge pilot seçilmişti.

Pilot önerisini getiren de Üzeyir Garip idi, Kdz. Ereğli Belediyesi de bu önerisi için Garih'e 'fahri hemşehrilik' bile vermişti.

Hey gidi günler hey!

Neler yaşadık ve gördük.

O beyin jimnastiğine yol açan fikirler denizini özlememek mümkün mü?

Neyse diyelim ve bu açmaza nokta koyup düşüncemizi paylaşmaya devam edelim.

KEİB çerçevesinde pilot bölge' seçilen Kdz. Ereğli'nin nasıl cazibe merkezi olduğunu gündeme taşıyalım ve bu harekette sakın ola ki geride kalmayalım.

KEİB'de pilot bölge, yat limanı yapılmasında YPK kararı bulunan Kdz. Ereğli'deki balıkçı barınağının yat turizmine açılması için çok yönlü bir çalışma başlatalım.

Bunu kim mi yapacak?

Hepimiz.

Hep deriz ya, Birimiz hepimizin, hepimiz birimiz' diye.

Şimdi bu sözün içine doldurma zamanı.

Ne dersiniz, başarabilir miyiz?