Geçtiğimiz haftanın (bana göre) en önemli konusu Kdz. Ereğli'nin Alacaağzı sahilindeki kirlenmeyi gündeme taşıyan haberimizdi.

Haber baştan aşağıya toplumsal kokuyor çünkü.

Düzce'deki bir cam fabrikasına kuvars kumu götürülüyor Alacaağzı'ndan.

Yani hammadde Ereğli'den, üretim Düzce'den.

Fabrika'nın bu bölgeye yapılmamış olmasının sebebi de teşvik yasası.

Ereğli'ye teşvik yok.

Peki ne var?

Nacar kol saati mi dediniz?

Pardon Alacaağzı'nın doğasını darmadağın etmek var.

Denizi kirletmek var.

Bölgeyi çamur içinde bırakmak var.

 

Alacaağzı'ndaki bu kuvars kumu hazırlama tesislerinden denize bırakılan atık suyun denizi çamur içinde bıraktığını bölgedeki insanlar yaşayarak görüyor ve söylüyor.

Hatta belge niteliğinde fotoğraflıyor da.

Ve bu kirlenmeyi Zonguldak il Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'ne de bildirerek uyarı görevini yapıyor.

Uyarısında, tesise karşı olmadıklarını belirterek çevre kirlenmesinin önlenmesini istiyorlar.

Yani vatandaşlığın demokratik hakkını kullanıyorlar.

Bravo.

Helal olsun!..

 

Benim anlayamadığı ise vatandaşlardan gelen bu belgeli bilgiler üzerine harekete geçip doğanın kirletilmesine karşı sorumlulukları olanların 'biz göremedik' gibi tuhaf sözlerle olayı sulandırmaları.

Duyumlarım bu şekilde çünkü.

 

Öte yandan Borcam'ın Genel Müdürü Nurettin Öztürk'ün gazetemizde yayımlanan açıklamasına baktığımızda kirlenme falan yok!

Fotoğraflar ve videolar başka türlü söylerken, genel müdür kirletmiyoruz der ise inanabilir misiniz?

Çamur izleri her tarafta var.

Binalarda var.

Çevre yetkilileri gelmeden önce taşları bile yıkayan işçiler var.

Bir diğer nokta ise atık suyun köpüklü akması.

Su köpürür mü?

İçinde var bir şeyler ki köpürüyor.

Sanırım kimyasal.

 

Hey çevre yetkileri hey!

Sizlere 'siz kimden yanasınız?' diye bir soru yöneltebilir miyim?

Alacaağzı'nda nöbet tutan vatandaşların duyarlılığının yüzde bir milyon kadar sorumluluğunuz olmasına rağmen, o bölgede yaptığınız incelemelerde 'görmedik' demeniz, aslında 'duymadık ve konuşmuyoruz' demektir.

Kimsenin kuvars kumu hazırlama tesisinden bir rahatsızlığı yok.

İstihdam yaratılmasından yana insanlar.

Ama……!

Kimsenin de çevreyi kirletmeye hiç hakkı yok.

O sahilde ve bölgede insanların çok anıları var.

Çocuklukları, gençlikleri geçti Alacaağzı'nda.

İşin peşini bırakmazlar.

Sonuna kadar da götürürler.

Gelin siz siz olun ve bu tesisin çevreyi katletmeyen bir konuma çekilmesini sağlayın.

Yani; görevinizi yapın görevinizi