Örneğin yasa olmasına rağmen telefonlarımıza reklam mesajları şakır şakır geliyor. Onca işlemden sonra şikayetini gerçekleştirsen de bir şey değişmiyor.
Bir zamanlar bizim gazetenin aracı Düzce çıkışında polis tarafından bağlanmıştı. Borç harç yok araç nasıl bağlanır?
İsim benzerliğiymiş. İspat ettik de aracımızın parka çekilmesinin önüne geçebildik.
Ya o an için ispat edemeseydik?
Günlerden cumartesi günü yaşandı bu olay. Araç parka çekilecek ve pazartesi günü temiz kağıdını alıp gidecektik Düzce’ye. Bir de park parası ödeyip aracımızı alıp gelecektik.
Gel de isyanın kralını etme!
Peki hata nerede?
Bir memur, Önder Gazetesi ile Önder Bilgisayarı karıştırmıştı. B harfi Gazetenin G’sinden önce gelince, icra emrini yiyen biz olduk.
Biz işkencesini yaşadık ama o hatayı yapan memuru kimse cezalandırmadı.
Böyle abuk-subuk olaylar yaşamımızda o kadar çok ki.
İşte taze bir örnek daha:
Vatandaşın evine her ay ortalama 60 lira fatura geliyor.
Bir ay bu fatura 500 lira olarak tahakkuk ettirilince, vatandaş hemen BEDAŞ’a gidip yazılı itirazda bulunuyor.
Gelip bakıyorlar ve sayacı değiştirip giderlerken, “Siz bu faturayı dikkate almayın. Sayaç incelensin ve sayaç bozuk çıkınca yıl ortalamasına göre bir fatura çıkarılır. Sayaç bozuk değil ise siz bu parayı ödersiniz.” Deniyor.
Daha sonraki ay gelen normal fatura ödeniyor ve BEDAŞ’ın “Size 45 gün içinde haber gelir” açıklamasının sonucu beklenirken yaz mevsiminde köyünde fındık toplayan vatandaş hafta sonu “evde ne var ne yok” diye bir uğradığında şoka uğruyor.
Çünkü; elektrikler kesik.
İsyanım dağlara.
İsyanım taşlara.
İsyanım vatandaşa bu tür işkenceleri yapanlara.
İsyankârım isyankâr!
Vatandaş bir şekilde BEDAŞ’ın müdürünün telefonuna ulaşıyorlar.
Müdür diyor ki “Siz o parayı yatırın biz size sonra gelen rapora göre iade ederiz.”
Ödeniyor para.
Para para para..
Gözün kör olsun para.
Yani şu:
BEDAŞ sayacın arızasından dolayı vatandaşın uğradığı mağduriyet karşısında, elektriği keserek ikinci bir ceza uygulaması yapıyor.
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım;
Bu mudur kurum kalitesi?
Bu mudur yöneticilik?
Bu mudur kamu çıkarı?
Türkiye dağ başı mıdır ki; her önüne gelen vatandaşa istediği uygulamayı yapacak ve bu haksız uygulama karşısında o elektriği kesen veya kestiren ceza ödemeyecek?
Vatandaşın psikolojisi bozanlara kim dur diyecek?
Sadece “Kusura bakma” diye geçiştirilecek konular mı bu ayıplar?
Ve bu çarpıklıklara karşı bir tek etkili ve yetkili çıkıp da hesap sormayacak mı?
Yazıklar olsun.!