Zonguldak’ın kıdemli milletvekillerinden Köksal Toptan nihayet konuştu.

Konuştu da öyle bir konuştu ki, yer gök inledi.

Yıkılıyor ortalık.

Gümbür gümbür.

Şimşekler çaktı.

Karabulutlar bile darmadağın oldu.

 

Ne mi konuştu?

Zonguldak’ın büyükşehir olabilmesi için Bartın’a gereksinimi olduğunu dile getirdi.

Nasıl düşünce ama!

Zonguldak’ın eski ilçesini ilimizin büyükşehir olabilmesi için gerekli gören bu anlayış,  1977 yılından bu yana Zonguldak siyasetinde her dönem başrolde.

Bartın il olunca bir ara Bartın’a bile gidip geldi.

Hep Zonguldak’ta.

Bir yıl önce mi neydi, Rize’de yaşanan sel felaketinde de yolda kaldığını yazmıştı ajanslar.

Öyle Zonguldaklı işte.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı da yapan ve Zonguldak’ta attığı temeller ile yaptığı hizmetlerle Emeğin Başkenti’nin tarihine altın harflerle geçen Sayın Toptan’ı, Kandilli’deki Türkiye Taşkömürleri Kurumu’nun (TTK) sosyal tesislerini ZKܒnün kuruluşunda Kdz. Ereğli’nin dışlanmışlığına isyan edip ‘Burada binalar hazır gelin bu tesisleri fakülteye dönüştürelim’ dediğimizde “burası köy” deyişinden tanır ve bilirim.

O gün Ereğli’nin eğitim kenti olmasına ve Kandilli’nin gelişmesine en büyük engel olma sözü söylendi.

Böyle söküldü Ereğli-Kandilli demiryolu da!

Ama…

O bizim milletvekilimiz.

Canımız ciğerimiz.

Vazgeçilmezimiz.

Bir konuştu pir konuştu.

Ses geldi.

Sessizlik bozuldu.

Tek söz ile Zonguldak’ı büyükşehir bile yaptı.

Hizmette sınır yok.

Helal olsun.

Nur olsun.

Toptan milletvekilimiz ölünceye kadar milletvekilimiz olsun.

 

İşte böyle sevgili okurlar.

Türkiye’nin atamalı siyasetçileri nedeniyle Zonguldak bitkisel hayatta.

Sürünüyor açıkçası.

Seçmek istemedikleri değil, tepeden gelenler söz sahibi.

Durum böyle olunca da, “gız ben seni almaycam dalga geçiyom dalga” oluyoruz.