HELAL OLSUN!
Eyüp BEKTAŞ
Hani kimi zaman “eh pes yani!” dedirtecek kimi olaylar vardır ya…
Kdz. Ereğli’nin trafiği de aynen öyle.
Atatürk Anıtı ve İş Bankası önü ile Meydanbaşı Caddesi tek başına yetiyor insanları canından bezdirmeye.
Kilit sanki.
Açabilene aşk olsun.
Anahtar olması gerekenler de geçiş üstünlüğüne sahip araçlarıyla izliyor.
Evet, evet, evet.
İz-le-me-de-ler…
Kdz. Ereğli son yıllarda tamamen kendi kaderine terk edilmiş bir duruma düşürüldü.
Sorunlarına bıçak gibi çözüm üretecek kimse kalmadı.
Suyu çalınıyor suyu, gıkı çıkan yok.
Diyorum ki, Kdz. Ereğli’ye Kızılcapınar barajı’ndan isale hattı döşenen boruların çapı 1.20m ve Ereğli’nin suyunun çalındığı 401 metre rakımlı Gaca Tepesi’nde 3 metre yüksekliğinde 2543 metre tünel yapılıyor, uyumayın diye… Bir iki cılız sesin ötesinde, konuya duyarlılık yok.
Neden?
Bunun birinci sebebi, bu haltı yiyerek Kdz. Ereğli’nin geleceğine ipotek koymaya çalışanlardan korkuluyor olabilir.
İkincisi de bilgisizlik.
Bir tek meslek odası çıksın da, bu işin doğrusunu söylesin.
Veya bir sivil toplum örgütü veya siyasi parti çıksın da konuya el atsın.
Yokoğlu yok.
Su gibi önemli bir konuda duyarsızlığı alışkanlık haline getirenlerin elbette trafiğin çözümü için konuşmalarını bekleyemeyiz.
Düşünebiliyor musunuz ki, bir kentin 29 Ekim ile 23 Nisan törenleri sahilde, 18 Haziran ile 30 Ağustos törenleri ise Devrim Bulvarı’nda kutlanıyor ve bir tek yönetici çıkıp da “olur mu böyle saçmalık” demiyor varın gerisini siz düşünün.
Halk otobüslerinin Kadı tarlası istikametine giden emniyetin yanındaki duraktan; Meydanbaşı istikametine giden de Anıt arkasından dolanarak var olan trafiğe ayrı bir yük getiriyor ve yine bir Allahın kulu çıkıp da “böyle arabesklik olur mu?” demiyor.
Alın size Ereğli ve alın size böyle trafik.
Susanlara, görevini yapmayanlara, yan gelip yatanlara ve bu çileye rağmen üç noktalı şekilde kalanlara helal olsun!
Yorumlar