TTKnın Armutçuk Müessesesinin eski Alacaağzı işletmesinde şimdi özel sektör kömür üretimi yapıyor.
Hemaya rödevans (kiralama) sistemiyle ihale ile verilen Alacaağzı kömür ocağı üretime geçtiğinden bu yana sürekli iş ve işçi sorunlarıyla yer alıyor.
Öncelikle taşeron aracılığı ile çalıştırılan işçiler maaşlarını düzenli alamamaktan şikayet ederek eylem yaptılar.
Hema baktı ki taşeron uygulaması iş verimini düşürüyor bu uygulamadan vazgeçti ve işçilerin tümünü kendi kadrosuna aldı.
Ve bu karardan sonra işveren ile işçiler arasındaki iletişimsizlik ortadan kalktı.
Tıkır tıkır çalışan bu işletmede, fol yok yumurta yok iken birdenbire eylem patladı.
Nasıl?
İşte bu nasıl? sorusunu çok merak ettim.
TTK Armutçuk Müessesesi madencilerinin Hemada başlayan direnişe destek verecekleri haberi gelince de Kandilliye gittim.
TTK Müessesesinde 16.00-24.00 vardiyasına gelenler ile, 08.00-16-00 vardiyasından çıkanların buluşma noktası bizlerin eski deyimiyle 92den inişteki Alacaağzı kömür işletmesinin önünde oldu.
İşe gelen madenciler ile işten çıkan madenciler Hema önünde otobüslerden inince meydanda bekleyen eylemci madenciler tarafından alkışlandı.
Alkışların coşkusu moral verdi Hema işçilerine.
Çadır kurmuşlar orada.
Meydanda yaktıkları ateşle ısınırken, ücretsiz çay dağıtan ocakta gençler çalışıyordu. Sordum çay şeker nereden geliyor? diye.
Gönüllüler getiriyormuş.
1990 30 Kasımında başlayan ve 4 Ocak 1991de de yaya olarak Ankaraya başlatılan büyük yürüyüş geldi aklıma.
Ve ikinci günü Devrek çıkışında binlerce madencinin kendilerini ağırlayan Devriklilere madenci Devreki unutmayacak sloganları çınladı sanki kulaklarımda.
Doğukan tünelinde kesilen yollar.
Ardından Bolu Termal Otelde dönemin Başbakanı Yıldırım Akbulut ile efsane işçi önderi Şemsi Denizerin görüşmesinde kapıda haber için beklediğimiz saatler.
Finalinde de Mengen.
Şimdi de Alacaağzı.
Bir çoğunu tanıyorum bu madencilerin.
Kandillili olanları, kırsaldan gelenler üretimden sonra bu kez eylemde buluşmuşlar.
Halen daha sıcaklığını koruyan madenci eylemlerinin anılarından uzaklaşıp Hemada eylem yapanlara sordum neden eylem yaptınız?
Bir vardiya çıkışında yönetici kademesindeki bir yetkiliye gidip dert anlatmaya gittiklerinde aldıkları adeta hastir türü bir ifadenin işçiler arasındaki değerlendirilmesi sonucunda eyleme gittiklerini ifade ettiler.
Yani, akılsız bir yönetici işçileri sözleriyle kovalamış.
Haydası bu!..
Anlatılan bu!..
Tepkiye dönüşen bu!..
Ardından da eylem
Sanki şaka ile karışık gibi geldi bana.
İşçiler bu ücretle yer altı madenciliğin yapılamayacağını dile getirip içlerindeki kırgınlığın taşması olarak dile getiriyorlar bu durumu.
Elbette bu kadar basit değil.
Öncesi vardır her işin.
**
Kandillide eylem var şimdi.
Hema çalışanları emekten, ekmekten, özgürlükten olan herkesimden destek arıyorlar.
Seslerinin duyulmasını ve bu sorunun karşılıklı anlayış çerçevesinde çözümünden yana olduklarını dile getiriyorlar şimdi.
Ancak karşılarında bir kamu yok.
Karşılarındaki özel sektör.
İşverenin kamu veya özel olması çok önemli.
Kamu her ne olur ise olsun uluslar arası kurallar çerçevesinde bu süreci yönetir.
Özel öyle değil ki.
Bu nedenle Hema emekçilerinin morale gereksinimi var.
Sendikalar, sivil toplum örgütleri, emekten yana olan oluşumlar, siyasi partiler, yerel yönetimler Hema emekçilerine destek verir ve madenciler de saflarını sıklaştırabilirler ise hak ettikleri ile ilgili kamuoyu da yaratarak işverenin olayı tam anlamasını sağlayabilirler.
Ortalarda her zaman grev kırıcıları ve kraldan daha çok kralcı ayakçılar dolanır.
Aman dikkat!
Tuzaklara düşmeden, tahriklere kapılmadan ve uyanık olunarak bu süreç aşılmalı.
Hem işveren hem de işçiler adına aman sağduyu