Yalova ve Kocaelinden sonra Zonguldak SGK İl Müdürlüğüne atanan Kamuran Öner şaşırmış.
Şaşırmışlığı diğer illerde 5-10 olan bir rakamın Zonguldakta 5 binlerde olması.
Olay nedir?
Anlaşmalı boşanmalar.
Yani yetim maaşı alabilmek için eşinden boşanan kadınların, eşi ile birlikte yaşam sürdürmeleri.
Hileli boşanma da denilebilir mi bilmiyorum buna.
Hukuk dili çok farklı çünkü.
Yorumlar girince işine düz mantık stop ediyor.
Zonguldakta bu tür evliliklerle ilgili yapılan ihbar sayısı 5400.
SGK müfettişlerinin soruşturması sonucunda bu ihbarların büyük bölümünün doğru olduğu ortaya çıkmış.
SGK il Müdürü Kamuran Önerin hesabına göre kurum her ay yaklaşık 2 milyon 700 bin lira zarara uğruyor sadece Zonguldakta.
Üzerine gidiyorlar bu olayların.
Gitmeliler de!
Ama sadece bu mu SGKyı zarara uğratan.
Bir de kayıt dışı var.
Ve SGKnın elinde KADİM diye bir projenin uygulanması kararı var.
Bu kararı uygulama konusunda valiler başta olmak üzere tüm kamu görevlileri de sorumlu.
Hangisi görevini yerine getiriyor?
Kamuran Öner, Zonguldakta kayıt dışının üzerine gidebilir mi?
Giden gidemedi.
Sustu.
Gelen gideni aratmasın ister gönüller de!
Bunu hiç tersine çeviren babayiğitte çıkmadı.
Kayıt dışı ortada.
Kayıt altına alacak olan da hiç ortada yok!
HABER ŞU:
Ordunun Aybastı İlçesinde 8i AK Partili, 3ü DSPli 11 meclis üyesinin oy birliği ile alınan meclis kararıyla, 'halkın alışamadığı' gerekçesiyle 'İstiklal, Hürriyet, Cumhuriyet ve İnönü' caddelerinin adları değiştirildi. İstiklal Caddesi 'Hükümet', Hürriyet Caddesi 'Gölköy', Cumhuriyet Bulvarı ikiye bölünüp 'Fatsa' ve 'Reşadiye', İnönü Caddesi ise 'Lise Caddesi' oldu.
Hadi AKPli başkan ve meclis üyelerinin tavrını normal bulup kabullendik diyelim.
Peki bu karara oy veren üç DSPli üyeyi nereye koyalım?
Üzerinde DSP üniforması olup da, 'İstiklal, Hürriyet, Cumhuriyet ve İnönü' isimlerine karşı olmak da ne demek oluyor ki?
DSP kültürünü almış bir tek partili bile, böyle bir karara bırakın imza atmayı da, böyle bir girişimi bile aklından geçirir mi?
Mümkün değil.
Bu durum olsa olsa çakma DSPlilerin yapacağı bir davranıştır.
Ötesi olmaz/olamaz!
DSPnin çizgisinde doğrultu tutarlılığı vardır.
Ama iş çakmaya gelince değişiyor.
Çizgi dışında danslar başlıyor.
2009 Yerel Genel Seçimlerinde de Kdz. Ereğlide böyle olmadı mı?
Bir yerlerden gelen direktiflerle, bir gecede AKPde dışlananlar DSPnin kapısından içeri girip aday yapılmadılar mı?
Ve CHPye seçimi kaybettirmek için akla mantığa gelmeyen saldırı olaylarıyla AKPye hizmet etmediler mi?
Ha gitmişsin Ordunun Aybastı İlçesinde 'İstiklal, Hürriyet, Cumhuriyet ve İnönü' isimlerini değiştirerek AKPliler ile oy vermişsin ha Kdz. Ereğlide AKPliler ile işbirliği yaparak CHPye seçim kaybettirtmeye çalışmışsın.
Ne farkı var?!!
Rahşan-Bülent Ecevit DSPsi ile sonrasındaki ile arasında o kadar çok büyük fark var ki.
Bunu da bilenler bilir ancak