Kdz. Ereğlide sinirlerin iyice gerilip tansiyonunun tavan yaptığı bir süreç içinde, gazetemizin kuruluş yıldönümüyle ilgili bir şeyler yazmak o kadar zor ki.
Aslında yazmaya da hiç gerek yok ki.
Bu bölgede yaşayan herkes kimin ve neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.
Ağzınla kuş da tutsan, toplumun değer yargısını değiştirmeye zorlayamazsın.
Zaman içinde bilinen olaylar ve yaşanan durumlar ile toplum tartısından geçip de bir yerle oturtuluyorsun.
İyi iş yaptın ise mesele yok.
Ama toplumsal konular yerine başka amaçlar doğrultusunda elimdeki saz sadece beni yazar ve söyler dediğin anda işin bitti.
17 yıl geride kalmış.
18lik delikanlıyız bugün.
Benim Öndere geldiğim tarihten bu yana koskoca 15 yıl geride kalmışsa, elbette Önder ile özdeşiyorsunuz farkında bile olmadan.
Bir de, patron konusu var.
Önderin İmtiyaz Sahibi Celal Bozkuşun cebinde de sarı basın kartı olmasına rağmen hiçbir yerde Ben gazete sahibiyim ha! dediğini duyan olmadığı için, önde gözüken bu gazetenin emekçileri olur.
Türkiyede örnek bir anlayışla yayıncılık yapan Önderin, özgür haberciliğinin yarattığı sıkıntılar da öteden bu yana hep olmuştur.
Toplumun bilgilendirilmesinden yana olduğunu söyleyip de, her fırsatta etik çizgilerde de olsa yazılan ve çizilenlerden rahatsız olanları sıkça görür ve biliriz.
Küçük yerlerde gazetecilik yapmanın zorluğudur bunun adı.
Büyük yerde kim kime dum duma.
Ama yerele indirgediğinizde, haberini yaptığınız ile herhangi bir yerde karşı karşıya kalırsınız.
Seviyeli eleştiriden yararlanma akılcılığında olanların, kendilerini aynada görebilme fırsatını kullanmaları heyecanınızı artırırken, seviyeden bile rahatsız olup seviyesizleşenlerle boğuşursunuz.
Önder kolay gelmedi bu duruma.
İlmik ilmik emekle örüldü her yıl toplumun sesi günlükleri.
Rahatsızlık verdiklerimiz oldu.
Bir gün önce büyük methiyeler düzüp de, zülfiyaresine dokunduğunuzda hakaret yoluna sapanları yarattığı toz duman içinde yürünerek 17 yıl arşivler oluşturuldu.
İşte yeni bir dönemdeyiz yine.
Ereğli çöküyor.
Her alanda yaşanan bu çöküşe karşı kamuoyunun gözü, kulağı ve sesi olmanın ağır bedelini yazın bir kenara- yine Gazeteniz Önder ödeyecek.
Susturmaya ve sindirmeye dönük saldırılar gelecek.
Yağ çekip bal yemeye çalışılacak.
Bu oyun eski oyun çünkü.
Yıllar ve aylar önce.
Önceki gün.
Dün!..
Ama Önder yine susmayacak.
Önder, Kdz. Ereğli ve Emeğin Başkenti başta olmak üzere bölgede yaşanan her türlü toplumun canına okunmak istenen konularda herkesin sesi olacak.
Burası Kdz. Ereğli.
Tasada ve sevinçte bir arada olmanın dayanışma ruhu ve yarının tuğlalarını sağlam zeminlere birlikte koyma sorumluluğumuzla, yine sizin sesli ve sessiz alkışlarınızla bu mesleğe ve dolayısıyla yöremize hizmet etmeyi sürdüreceğiz.
İyi ki varsınız.
İyi ki gönül dostuyuz