Türk Tabipler Birliği (TTB) yayınladığı basın duyurusunda; Gezi Parkı olayları sonrasında Başbakan Erdoğan’ın ruh hali hakkında endişe duyduğunu açıkladı.
TTB yaptığı duyuruda, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Gezi Direnişi’nden bu yana kullandığı ayrıştırıcı, ötekileştirici, kutuplaştırıcı dili hekimler olarak kaygıyla izliyoruz. Bizler hekimiz. İnsanın bin bir ruh halini, bin bir duygu durumunu biliriz. Başbakan Erdoğan’ın duygu durumundan endişe duyuyoruz. Fevkalade endişe duyuyoruz. Kendisi, çevresi, ülkemiz adına endişe duyuyoruz” dedi.
Bilim adamlarının bu görüşü size göre doğru mu?
Muhalif iseniz “az bile demişler” dersiniz.
AKP’li iseniz Başbakana toz kondurmaz ve belki de “bu açıklama paralel yapının işi” der ve tepki gösterirsiniz.
Peki gerçek ne?
**
Ne yazık ki; ülkemizdeki siyasetin çapı her geçen gün daha düşmektedir. Seviyenin S’sinin bile gelişememesi ve sürekli geriye gitmesinin ana sebeplerinin birinci sırasında da adayların merkez yoklamaları ile belirlenmesi yatmaktadır. Örgütlerin söz ve karar sahibi olmadığı bir sistemi demokrasi olarak kabul edip içine sindirebilenler “biz adaylarımızı ön seçimle belirlemek istiyoruz” demeyince, çapsız, bilgisiz, seviyesiz, saygısız, aile terbiyesinden yoksun, kirli işlere meyilli olanlar siyasete kontrol edebilmektedirler. İkincisi elbette karakteristik özellikler gelmektedir. Empati yapmaktan uzak, toplumsal barışı koruma sorumluluğunun bilincinde olmayanlar ağızlarına gelen her şeyi uluorta savurunca, seviye de yargısız infaza kurban gitmektedir.
Vatandaşa “gavat” diye hitap eden bir valiyi göreve getiren de siyasetçiler değil mi?
Of !
**
Bugün….
Hangi makam olur ise olsun, o makama aday olacaklar öncelikle taşımak istedikleri sorumluluğun ölçüleceği bir sınava girseler ve en az 90 puan almak şartı getirilse, şu an görevde bulunanların kaçı aday olabilme hakkını elde edebilir?
Sonra….
Tüm adaylar ön seçim ile belirlenmiş olsa, bugün parlementoda bulunanların yüzde kaçı o kapıdan içeri girebilir?
Ardından…
TTB’nin aradığı kriterlere sahip olabilmek için akıl sağlığı heyetine girseler kaçta kaçı “sağlam” raporunu alabilir?
Evet yanıtınız nedir?
Benim görüşüm şu olur:
Bir sınav açılsa, yüzde 75’nin bilgisizliği ortaya çıkar.
Önseçim ile aday belirlense, yüzde 95’i temizlenir.
Sağlık raporunu ise ancak yüzde 50’si alabilir.
**
Bugün ülkemizde uygulanan siyasi partiler ve seçim kanunu antidemokratiktir.
Bu sistemin adı da “atamalı demokrasi”dir.
Ötesi de lafü güzahtır.