Epeyce yaşlanmıştı son gördüğümde.
Kaporta dökülmüş.
Koltuklar yırtık pırtıktı.
Tavan akıyor, camları da su mu alıyor ne?
Karbüratör aksırtırken, bujilerin yedeği ise çoktan üretimden kalkmış bile.
Estetiği ise çizik çizik olmuştu.
Sanki bir tarihi eser vardı karşımda.
Yorgun ve yaşlı.
Eeee kolay mı onca yılı geride bırakmak.
Kolay mı?
Ne yolları aştı yedi ve bitirdi.
Yokuş çıktı, yokuş indi.
Isınan frenleri de kontrolü hiç elden bırakmadı.
Silecekler yetersiz kalsa da yağmurlara direndi.
Kar demedi sis demedi.
Hep gitti.
Koştu.
Geceleri devirdi, gündüzleri yuttu.
Kışlığı ayrı yazlığı ayrı kaç kez lastik değiştirdi.
Yılların bir dili olsa da konuşabilse.
Neler anlatır bize.
Söz mü?
Şarkı mı?
Şiir mi?
Acep ne?
Ah ah!
Yıllar yıllar.
İçinde çok şey saklı yıllar.
Rölantiler.
Bakımlar.
Kazalar.
Ve geçici iş göremez raporları.
Gizemler.
Turnalar.
Fırtınalar.
Hele ki aşklar.
54 model ve yaşlıydı artık.
Yorulmuştu iyice.
Yormuşlardı.
Yorgun düşürülmesine de kızmıyordu hiç.
Kendim ettim kendim buldum diyebileceği bir şeyi de yoktu.
Motor eski de olsa, çakaralmaz titriyordu kimi zaman.
Suyu ve yağı yerinde ise tek tek basaraktan türküsüyle yol almaktan vazgeçmiyordu.
Gidiyordu dere tepe.
Siyah yıldızları ışığında samanyolunu arıyordu.
Arıyordu dostu.
Sevgiyi.
Sevgiyi paylaşmayı.
Arkadaşlığı.
Dostluğu.
Dostluğu dostça yaşamanın kahvesine giden yolu.
Kimi zaman düşünmüyor da değil.
Evet, kaporta dökük.
Estetik çizik.
Silecekler pas tutmuş, buji ise üretimden kalkmış.
Şurasından su alıyor, burasından akıyor.
Tamam da!
Gövde sağlam.
Far sağlam.
Yorgun olabilir.
Fakat yolları biliyor.
Birikimli.
Deneyimi ile çok kilidi de açar geçer.
Geceleri yola gider uykusu gelmez.
Depo tam boşalmamış.
Sahilde, parkta bahçede, kuytu köşelerde yıkıyorsa içini dışını.
Bir süre daha kullanmalı mı ne?
Yıllar yıllar.
Dolu dolu yıllar.
Renkli mi renkli.
Uç mu uç!
Koca koca yıllar.
Alıp götürdü çok şeyi.
Tam tüketemese de yıprattı.
Yordu.
Yaşlı düşürdü.
Arada bir rektifiye gerektirdi.
Ama yaşıtlarına baktıkça da gülümsedi.
Yorgundu yorgun olmasına da yaşama heyecanı dipdiriydi,
Yeni yeni yollar arayışında yol alıyordu durmadan.
Her an ve her gün.
Kimi zaman da, kendisinden eskilerin halini gördükçe keyifleniyordu.
Şanzıman yok.
Rotil eskimiş.
Aks kaynak yapmış.
Ne üstte var ne başta.
Motor ise tam arıza.
Dağılmış durumda trafikte olmuş bir canavar.
Çarpacak yer arıyor.
Veya çarpılacak
Üstünde 54 model yazıyor.
Tevellüttü eski yani.
Deneyimi ve yollarla çıkış heyecanı geride bırakıyor kopartanın eskiliğini.
Motor sağlam.
Tık denildiğinde, ne yokuş tanır ne de keskin viraj.
Geçer!
Tırmanır her noktayı.
Zirvede de soluklanır,
Vadide de boylu boyunca kelebeklere dans resitali gösterir.
Tamam tamam.
Uzatmaları da oynasa devreden çıkmamalı.
Bakım konusunda duyarlı olup, şu dağılan sağı solu da toparlayıp, tam gaz antrenmanına başlamalı.
Ha bugün ha yarın.
Bahara hazırlık yapmalı.