Kendisi köy muhtarı olan Kdz. Ereğli Muhtarlar Derneği Başkanı Şakir Başol Kdz. Ereğli Belediyesi?nin sınırları içinde bulunan 23 mahalle muhtarı ile kahvaltılı toplantıları sürdürüyor.
Bu bile bir harekettir.
Murat Sesli döneminde akıllı bir düşünce olarak başlatılan bu hareket umarım ki, toplanmanın özüne ineceği günleri de yakında bulur.
23 mahalle muhtarı tüm baskı ve sindirme olaylarına karşın, halktan aldıkları destekle konuşabilme cesaretine de sahip olmalıdırlar çünkü.
Korkaktan muhtar olmaz.
Bırakın muhtar olmayı vatandaş da olmaz!
Bu nedenle, başta Şakir Başol olmak üzere, 23 mahalle muhtarı şu emlak zamlarının nasıl yapıldığını açıklamak zorundadırlar.
Bu zamlar nasıl ele alındı ve tespit edildi?
Kim yan gelip yattı?
Askıya çıkarılırken muhtarların derneği veya muhtarlar vatandaşı niye bilgilendirmedi?
Pazar günleri birlikte kahvaltı yapmak güzel.
İyi güzel de, yiyin için bir de hesap verin!..
Bu emlak vergilerini kim nasıl tespit etti ve muhtarlar altına nasıl imza attı?
Şakir Başol bir konuş artık.
Korkma!..
Tırsma!..
Topçalı?ya Kdz. Ereğli Belediyesi?ne bağlatmamak için yıllardır verdiği mücadeleyi bir de şu emlak vergi kazığı hazırlanırkenki numaraları da bir anlat da öğrenelim.
Çünkü muhtar olmak halkı kazıklatmak değildir.
KERMES
Kışla Mahmet Likoğlu İlköğretim Okulu?nun Müdürü Osman Kanca?yı öncelikle ?dost? olarak severim.
Kestaneci Mahallesi?ndeki İzmirlioğlu İlköğretim Okulu?nda tanıdığım Osman Kanca, görev aldığı tüm okullarda yan gelip yatmadan çalışkanlığını ortaya koyan etkinliklere imza atmayı alışkanlık haline getirirken, öğretmen, öğrenci ve veli üçgeninde iletişimi sağlamayı da ilke edinir.
Güzel şey bunlar.
Değişim Medya?daki Bizim Kız İlknur Turt Kanca?nın da eşi olan Osman Kanca, telefonla aradığında kermesten bahsetti. Okul olarak büyük emeklerle bu kermese hazırlandıklarını dile getirirken, ?abi kermese bekliyoruz? dedi.
Kanca bu daveti yaparken, aynı okulun Okul Aile Birliği Başkanı Şenay Aksu yazılı açıklamasını okudum diğer yandan.
Şenay Aksu ?Bir öğlen yemeğinizi, mantınızı, böreğinizi, tatlınızı, annelerimizin hazırladığı yiyecekleri kermesten satın alarak, siz de bir öğretmen, bilim insanı yetiştirebilirsiniz? sözleriyle eğitime destek verilmesini istiyordu.
Eğitime yapılan katkı ve hizmet ibadetlerin en büyüğüdür.
Bunun tartışması bile olamaz!
O okul bu okul. Tüm okullar ve öğrenciler bizim.
Eli öpülesi öğretmenler ve eğitime gönül vermiş dernek ve aile birliği yöneticiler önünde, ceketimi de düğmeleyerek eğiliyorum.
İyi ki varlar?
ODA
Ülkemizin dört bir yanında ?çalışan oda yönetimlerinin? toplumsal konularda aldıkları kararları okudukça heyecanlanıyorum.
Ne de güzel düşünceler var.
Ve biz bu güzel kararları alıp da uygulama becerisini gösterimiyoruz.
Alın size bir örnek daha:
???Yalova'da naylon poşet kullanımının önlenmesi amacıyla başlatılan kampanyada 4 oda ve sivil toplum örgütleri arasında 'iyiniyet protokolü' imzalandı.
Kampanyayla öncelikle halka bez torba ve file dağıtılıp, marketlerdeki naylon poşet paralı hale getirilecek, 3 Nisan'da ise pazarda kullanmak yasaklanacak??.?
Bunların da adı oda.
Yemek odası değil.
Yatak odası değil.
Meslek odası sadece?.