Önce balayı.
Balayı olacak ki, kavganın tadı çıksın.
Ne balayıydı o.
Tüm televizyonlar, gazeteler, radyolar hep onlardan bahsetti.
Fotoğraflar çekildi ailece.
Renkli.
Şekildi.
Güleç yüzleri ile öne çıktılar her biri.
Mutluluktu bunun adı.
Hatta daha ötesi dostluk.
Ölmez dostlukla başlayan bu sevinç sonrasında vizeye kadar uzandı.
Sınırlar arasında vizeyi kaldırdılar.
Akrabalık var dediler.
İnsanlığa vurgu yaptılar.
Bu güzellikleri ile de düşmanları çatır çatır çatlattılar.
Ya sonra?
**
Şimdi kavgalılar.
Hem de o kadar sert ve şiddet kokan kavga ki.
Kavganın özünde eşbaşkanlık var.
Kavganın babası belli.
O baba jandarma.
Polis.
Eşkıya.
Şu-bu!
**
Suriyenin başına çöktü kargalar.
Yönetimini devirmek ve sözüm ona demokrasi getirmek istiyor antidemokratik kafalar.
Düşünce özgürlüğünü Ermeni noktasında unutan emperyalistler de var aralarında.
Şirketlerin yönettiği Ameri-Kanda.
Kimler yok ki?
Arada söze karışan bize de kimisi maşa kimisi de taşeron diyorlar oysa.
Komşusunun gırtlağına çökmek isteyenlere karşı komşunun yanında olması gereken biz ise tam horoz olduk.
Ötüyoruz gece gündüz.
Öterken de neler neler söylüyoruz hele.
İşe bak!
Yem komşumuz Suriye iken, yemek isteyenler arasında İsrail de var.
Hani ne demiştik bir dakika diye ya!
O işte.
Şimdi İsrail ile birlikte çökeceğiz Suriyenin boğazına.
Hey gidi günler hey!
Ne bişeymiş şu Büyük Ortadoğu Projesi ve eşbaşkanlığı.
Bir de DTPde var de mi eşbaşkanlık?
**
Dünyayı tek yanlı haberleri ile yönlendiren ve aptalları uyutan emperyalist ülkeler Suriyeyi bitirmek için alt yapı hazırlarken bazı dernekler çıktı öne.
Açıklama yapıyorlar Suriyeye karşı.
Adını ilk kez duyduğum bu derneklerin hiçbirinin Ameri-Kan Iraka saldırıp 1,5 milyon müslümanı katlederken ne oluyo orada dediğini duyan var mı?
Türban eylemi için zincir oluşturanlar da kaybolmuştu ortalardan o tarihlerde Iraktaki vahşet karşısında.
Herkes susmuş ve insanlık iflas etmişti Irakta olanlar karşısında.
Ya şimdi?
Amerika Suriyeyi ham yapacak ya, birileri çıkmış insan hakkından bahsediyor.
Demokrasi diyorlar.
Özgürlük diyorlar.
Benim gözüm ise Silivride.
Askerler, yazarlar, profesörler cezanın evinde.
Ne tuhaf!..
**
Türkiyeyi komşusuna karşı savaşa sokmak isteyenler ve bu isteği desteklemek için demokrasiden dem vuranlar bu ülkenin geleceğini ipotek altına alıyorlar.
Bize ne Suriyeden.
İnsan olan insan; arkadaşına, komşusuna, dostuna tuzak kurulurken hiç gidip de elinde hançeri sırtına vurmak için fırsat kollar mı?
Ve bunun adına ne denir?
Ne denir?
**
Hep şu soruya yanıt ararım:
Balayı ile başlayan birliktelikler neden sonsuza dek aynı sevgiyle devam etmez?
Siz de deyin ki ettirilmez!..