Önceki dönemlere nazaran biraz daha durulmuş veya unutulmuş gibi gözüken “İl sayısı 100’e çıkartılıyor, kasaba da il olacak ilçelerin içinde” haberleri tekrardan gazetelere servis edildi.
Servis iyiydi ama ne bizim kasabada nede kamuoyunda pek fazla ciddiye alınmadı, ufakta olsa bir heyecan yaratmadı.
Hatta haberin sansasyonel tarafları daha fazla dikkat çekti, ahaliyi daha fazla ilgilendirdi, eğlendirdi.
Hiçbir ilçe 100 numaralı il olmayı istemiyor.
Kdz Ereğli ile Konya Ereğlisi arasında isim tartışmaları var, benzeri magazin ağırlıklı haberler daha çok konuşulmaya başlanmıştı ki, bir yerlerden gelen “Hükümetin şimdilik böyle bir çalışması yok” açıklamasıyla birlikte konu tekrar geldiği rafa geri gönderildi.
...
Bütün kasaba sevdalıları gibi bende kasabanın çok daha keyifli, sağlıklı huzurla yaşanabilir bir yer olabilmesi adına,
Mevcuttaki sorunları aşmak için birinden, birilerinden yardım beklemeden birlik beraberlik içerisinde hareket ederek yol almanın daha yararlı olacağına inananlardanım.
...
AccuWeather 1960’larda kurulmuş Amerikan menşeili bir şirket.
Dünya genelindeki hava durumları için saatlik günlük hatta dakikalık tahminlerde bulunuyor.
AccuWeather, bizim oralar ile ilgili, ekine de bölgesel kirlilik haritasını eklediği can sıkıcı bir rapor yayınladı.
Haritada bizim bölgenin üzerine kıpkırmızı bir bulut yerleştirilmiş, kasaba üzerine doğru geldiğinizde kırmızı renk neredeyse siyaha dönüşüyor.
Bizim bildiğimiz uzun zamandır da aşina olduğumuz, hatta iyice kanıksadığımız kasabada sağlıklı yaşamın artık ne kadar riskli hale geldiğine dikkat çekiyor.
Onlar, bunları söyleye dursun,
Biz, nefes aldıkça genizlerimi yakan, bazılarımızın nefes almasını zorlaştıran o zehirli kirli paslı havayla yaşamayı kabullendik, içimize sindirdik, can sağlığımızı önemsemez hale geldik.
Fabrikanın bacalarından çıkan kapkara, kahverengi, sarı kızıl dumanların, o gün canları kasabanın ne yanını çekerse, oranın üzerinde saatlerce avize gibi asılı kalıp, zehirlerini aşağıya doğru silkelemelerine alıştık.
Amerikalı kuruluş, raporunda halkı uyarmayı da ihmal etmemiş,
Karadeniz Ereğli’de hava kirliliği üst düzeye çıktı. Çocuklar hamileler yaşlılar solunum ve kalp yetmezliği olan hassas gruplar dışarıya çıkmasınlar demiş.
Açıklamanın devamında birçok teknik, rakamsal detaya da yer vermiş.
Bu tip benzeri açıklamalar çok kez yapıldı, çevre gönüllüleri toplandılar seslerini duyurmaya konunun önemine dikkat çekmeye çalıştılar uğraştılar, çok uğraştılar tepki verdiler.
Bakıldı ki ahali pek fazla rahatsız olmuyor, kendi canının tehlikesinden çok, başka şeylerle ilgileniyor, ses yükseltmekten vaz geçtiler, meseleyi akışına bıraktılar.
Kasabalının derdi başka?
Futbol takımının sahipsiz kalması, plajlarda birkaç gün denize girmenin yasaklanması, sahil bandından otopark parası alınması gibi şeyler canımızı çok daha fazla sıkar oldu!
…
Yakın bir zaman önce sanayi bölgelerinden birinde zehirli atıkların derelere, onların sularına karışmasından sebep o bölgedeki canlıların, derelerdeki balıkların nasıl zehirlenip öldüğünü görmüştük.
Haberlerde okumuştuk, zehirli atıkların derelerin rengini nasıl simsiyaha dönüştürdüğünün videolarını seyretmiştik.
Bütün bu sıkıntılı durumların, hava kirliliğinden başlayarak tüm çevre sorunlarının üstesinden gelinmiş olmalı ki!
Mevcut sanayi bölgelerinin genişletilmesinden, yeni yatırım alanlarının ihtiyaçlara cevap verecek şekilde büyütülmesinden, yeni yeni sanayi alanlarının oluşturulmasından söz edilmeye başlandı.
Yerel gazetelerde okuduk.
Kasaba adına Çevre Düzeni Revizyonu Taslak Toplantısı adı altında T.C Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü Başkanlığı öncülüğünde bir toplantı düzenlenmiş.
Toplantıya, Vilayetin Valisi, İsmi uzun kurumun Genel Müdür Yardımcısı, İktidar partisinin Genel Merkez Teşkilatlandırma GB Yardımcısı, İktidar Partisinin Milletvekilleri, İktidar Partisinin Kasaba İlçe Başkanı, Kasabanın TSO Başkanı, İktidar Partisine mensup Gülüç, Ormanlı, Kandilli, Belediye Başkanları ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katılmışlar.
Hani duyan gelmiş derler ya maşallah geniş katılımlı bir toplantı olmuş,
Ama kasabayı ilgilendiren, önemli olduğu da söylenen bu toplantıda Kasabanın Belediyesinden tek bir yetkiliyi göremedik.
Gülüç, Ormanlı, Kandilli Belediyelerinin Başkanları vardı, Kdz Ereğli Belediyesinin temsilcisi yoktu.
Yani, kamuya yararlı bir iş yapmayı, kasabaya daha fazla iş aş sağlamayı amaçladıklarını söyleyenler,
Kasabalının kim bilir kaç yıldan buyana tekrar tekrar seçerek, büyük teveccüh gösterdiği,
Kasabayı yönetmesi için yine yeniden Belediye Başkanlığına getirdiği ahalinin gerçek temsilcisini aralarına almamışlar.
Son seçimlerdeki oy sayılarına baktığınızda,
Kasabanın Şehremini’nin rakibine yarıdan fazla fark attığını biliyoruz.
Bu üç belde belediyesinin aldığı oylar da kasabada aldıkları oylara ekleseniz bile kasaba Şehremini’nin aldığı oylarının çok çok aşağısında kalıyor, yanına bile yaklaşamıyorlar.
O zaman, nerede kaldı birlik, nerede kaldı beraberlik.
…
Kandilli Ormanlı Gülüç beldeleri bölgenin yeni gözdeleri.
Tabi onların birlikteliğinde ortak bir paydalarının olmasının büyük etkisi var.
Hâlbuki kasabalı yıllardır birçok haklı talepte bulunuyor, bazı isteklerini dile getiriyor.
Çevre yolu diyor, hava kirliliğine çözüm bulunsun diyor,
Kasaba Belediyesi’nin ihtiyacımız var, kasabanın birçok sorununu çözeceğiz, demelerine rağmen
Fabrika tarafından kasabalının hakkı olan yıllarca da ödenen, artık verilmeyen paralarının tekrar kendisine ödenmesini istiyor.
İşin içine para girince ayarlar bozuluyor, Yaşanan kasırga sonrasında bile olanlar bile kasabalının aklından gitmiyor.
Hadi para pulu bir kenara koyalım!
Kasabalı, paraya pula ihtiyaç olmadan, bir kaç imza ile hallolacak yani onayla imza ile çözülebilecek bir talebinin dahi neden karşılanmadığını merak ediyor.
Her 27 Ocakta o parti bu parti demeden hep birlikte gururla kutladığımız, Kurtuluş savaşının tek deniz çatışmasının kahramanı Gazi Alemdar Gemisinin hakkı olan İstiklal Madalyasının neden hala verilmediğini soruyor.
Tüm Partiler STK’lar imzalarla, dilekçelerle, bir olup birleşip ilgili yerlere başvurularını yapmışlardı, nedense bugüne kadar hiçbir sonuç alamadık.
Kasabalı sabırsızlanıyor,
Gazi Gemi’ye Kahramanlık Madalyası’nın takılması çok gecikti, başvuralı kaç sene oldu, Alemdar artık madalyasına kavuşmalı diyor,
…
Aklıma bir şey geliyor gelmesine de bilemiyorum!
Malum yakın bir zaman önce Buzdolabının ülkeye girişine benzer bir anlayışla,
Ereğli’den önce Kandilli vardı diye tarihi açıklama yapılmıştı ya.
Nasıl olur nasıl gider bize kaça patlar bilmiyorum ama biz bu Gazi Alemdar gemisini,
Ormanlı, Gülüç tarafları pek uygun düşmez de.
Şimdinin gözde beldesi Kandilli Başında bir yere taşırsak, haftasına kalmaz madalyayı boynuna takabilir, mağduriyeti de böylece giderilebilir!
Nuri ÖZTÜRK / Sapanca