Trabzon’da yaşanan bir olay radyasyon tehdit ve tehlikesinin asla ve asla göz ardı edilmemesini ortaya koydu.

Habere göre; Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ndeki bir çok cihaz, yaklaşık 300 metre yakınındaki TRT vericisi nedeniyle hizmet veremez duruma geldi. TRT’nin radyo yayınlarının iletilmesi için kullanılan vericinin gücünün artırılması nedeniyle hastanenin Doğum, Yeni Doğan Yoğun Bakım, Tüp Bebek, Kardiyoloji, Nöroloji, Kulak Burun Boğaz başta olmak üzere bir çok servisindeki elektronik cihazlarda art arda sorunlar çıktı. Bu gelişme sonrasında hastanenin doğum servisi kapatıldı. Cihazların çalışmadığı servislere başvuran hastalar da başka hastanelere yönlendirildi

 

Ne kadar çarpıcı!

 

Kdz. Ereğli’deki baz istasyonları ile ilgili bir araştırma yaparken Sakarya Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada, verici antenlerin daha çok zararlı olduğunu okumuş ve bu bilgiye yayımlamıştık.

Çevremiz çepeçevre radyasyon ile kuşatılmış durumda.

 

Yüksek gerilim hatları.

Vericiler.

Baz istasyonları bunların başında geliyor.

 

Uzmanlar; Özellikle yüksek gerilim hatları ve radyo-televizyon verici istasyonlarının yakınlarında oturanlar ile trafo merkezlerinde çalışanların sağlığını tehdit eden elektromanyetik dalgaların, günlük yaşamda kullanılan birçok cihazla birlikte risk oluşturduğunu öne sürüyorlar.

 

Örneğin mikro dalga. Çalışırken yanında olmamalıymışız.

Saç kurutma da aynı.

Bir saymaya kalktığımızda bir dağın başına ve elektriksiz bir evde kandil yakarak oturmaktan başka seçeneğimiz yok.

Teklonojinin yararları mutlaka var ama insan sağlığını tehlikeye düşürüp tehdit olanlar da bir o kadar fazla.

 

İşte Trabzon!

TRT vericisi yüzünden hastanede bazı üniteler devre dışı bırakılıyor.

Hemen aklıma Ereğli gelince düşünmeden edemiyorum.

Bizim Göztepe’de antenler var. Hemen yanında da Telekom’un sistemleri çalışıyor. Acaba bu mevkideki radyasyon miktarı nedir?

İlginç bir fotoğraf oldu bu şimdi.

Hatta aynı bölgeye çok yakın Erdemir’in sağlık kuruluşu da bulunuyor.

 

Yani çevre konusunda duyarlılığı harekete geçirdiğimizde oturacak ev de kalmayacak.

Çevremiz yüksek gerilim hatları ile gelin gibi süslü zaten.

 

Biz ölmüşüz de haberimiz yok!

 

Fazladan mı yaşıyoruz ne?

 

 

YORUMSUZ

 

Irkçı kafatasçı eşkıya Abdullah Öcalan’ın halk oylaması sonucunu değerlendiren görüşleri Akşam Gazetesi’nde yayımlandı.

 

Özlem Akarsu Çelik’in konuyla ilgili haberini “yorumsuz” paylaşıyorum:

 

-BDP'nin boykot kararı olmasaydı sizin deyiminizle 'Kürtler kendilerini doğrudan ilgilendiren bir husus barındırmayan' bu anayasa paketine 'Evet' der miydi?

Biz Türkiye Cumhuriyeti'ne, devletine ve hükümetine demokratik çözümü, demokratik anayasayı dayatmak için boykot kararı aldık, doğrudur. Biz isteseydik bu referandumu kesin kaybederlerdi. Biz 'Hayır' deseydik, bu değişiklik paketinin geçmesi imkansız hale gelirdi. Erdoğan'a son bir şans verdik, bunu iyi görmesi gerekir. Umarım bundan sonra demokratik anayasa ve demokratik çözüm konusunda olumlu gelişmeler olur.