8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Kdz. Ereğlide yapılan etkinliklerde bir şey çok dikkatimi çekti.
O da, Atatürk Anıtı önünde iki ayrı tören düzenlenmesiydi.
Birinci törende şunlar şunlar şunlar.
İkinci törende de şunlar şunlar şunlar vardı.
Yani aynı tavanın balıkları.
Yani Dünya Emekçi Kadınlar Gününün anlamını bilen ve özümseyen demokratik kitle örgütleri.
Ama
Ama bu örgütler evrensel bir günü bile bir arada kutlamadılar.
Kutlayamadılar.
Yani bir araya gelip de, omuz omuza olamadılar.
Peki neden?
Hepsi de şunlar şunlar şunlar ama bu şunlar bir arada bunlar olamıyor.
Daha net tercümesi ise bizimkiler hiç olamıyor.
Şunlar şunlar şunlar şu alemde ayrı telden ve akortu bir türlü tutturamaz iken, ülkenin içinde bulunduğu süreç ise kimsenin umurunda değil.
Heden böyle? sorusunu yöneltmenin de anlamı kalmadı.
Çünkü sevgi yok.
Çünkü ötekileştirme var.
Çünkü ortak paydalarda buluşabilme gibi bir kavramı hatırlayan yok.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü bile bir arada kutlayamayanlar nerede bir araya gelir dersiniz?
Bu sorunun yanıtı da çok önemli.
Bilen var ise söylesin
KAÇ OKKA
Aylardan bu yana milletvekili adayı olabilmek için olmadık filmler çevrildi.
Yukarıyı yani genel başkan ve merkez yöneticilerine ulaşmak, anlatmak, ayarlamak ve göze girmek için çevrilen numaralar bitti.
Tabi ki bu süreç kamu görevlileri içindi.
İstifa zorunluluğu olmayanlar padişah demokrasisinde aynı senaryonun parçası olmaya devam edecekler.
Biraz ileri gidebilenler de senaryolu kendileri yazıp başrolü kapacaklar.
Dün kamu görevlileri için final günüydü.
Korkmayan ve kendinden emin olanlar bastılar istifayı ve üzerlerinden kamu görevinden kaynaklanan güce gereksinimleri olmadığını ilan ettiler.
Kutluyorum istifa etme cesaretini gösterenleri.
Kamu gücü olmadan sudan çıkmış balık gibi olacağını görüp de bilenler istifa edemedi.
Yani, korktular kısacası.
Olay işte.
Yürek işidir böyle kararları alabilmek.
Her neyse.
Bundan sonraki süreçte tüm aday adaylarına ve daha sonra aday olanlara şimdiden başarılar.
Her adaya eşit mesafede izleyeceğiz seçimleri.
Demokrat olmak budur.
Azınlık bile olsa düşüncesi, O sesi aktarmaktır görevimiz.