Parasız saadet olmaz!
Olur mu olmaz mı?
Kandilli'de sınıf arkadaşım Nihat Can ile bizim bir kuşak büyüğümüz Necmettin Akay İstanbul'a Murat Dersanesi'nde eğitim görürken, Sirkeci'deki Emek Otel'de kalıyorlar. Gençlik İstanbul'da boş durur mu?
Durmaz!
Durmayan gençlik vatan millet aşkına Beyoğlu'na çıkarsa ne olur?
Beyoğlu Beyoğlu olur!
Böyle Beyoğlu Beyoğlu haykırışlarının olduğu dönemde Paraysa saadet olur, Parayla saadet olmaz tartışmaları yoğunlaştığında saflar belli olur.
Necmettin Akay olur, Nihat Can (Trafik kazasında yitirdiğimiz gazeteci Nihat Can değil) olmaz inat treninde cebelleşirken, iş kanıtlama noktasına geldiğinde merkez elbette ki Beyoğlu.
Hey Beyoğlu hey!
Ne Kandillililer gördün.
Ne Ereğlililer ile anıların var.
Ne Zonguldaklılar iz bıraktı sana.
Hey hey!
Neyse biz yine saadetin (!) paralı veya parasız olana lafı getirelim derken bu şarkının sözlerine de bir kulak verelim mi?
Bu dünya senin olmaz.
Ettiğin sana kalmaz.
Söylemiştim sevgilim.
Parayla saadet olmaz.
Demiştim sana ben gel evlenelim.
Üç günlük dünyada bizde gülelim.
Bıraktın beni sen gittin ellere.
Aldandın paranın tatlı rengine.
Bu dünya senin olmaz.
Ettiğin sana kalmaz.
Söylemiştim sevgilim.
Parayla saadet olmaz.
Bu dünya senin olmaz.
Ettiğin sana kalmaz.
Söylemiştim sevgilim.
Parayla saadet olmaz.
Parayla saadet olmaz.
Parayla saadet olmaz.
Parayla saadet olmaz.
Şarkıyı da bitirdikten sonra Necmettin ile Nihat'ın malum iddiasına sözü getirelim.
Beyoğlu'nun sokaklarında saadet aramaya başlayan ikili ve arkadaşları renkli bir gecenin mum ışıklarında bar sayısını tespit etmeye çalışırken, bizim Nihat'ın paralar suyu çekivermiş mi?
Nihat'ta bitti, Necmettin ise bitirmedi.
Ama Beyoğlu'nun ortamı da çekiyor mu içine insanı.
Türkü şarkı muhabbet.
Heyecan.
Tutku.
Gençlik.
Hadi bakalım kolay gelsin Nihat!
Necmettin başlıyor takılmaya Nihat olur mu parayla saadet?
Nihat inatçı olmaz! diyor ama içi de gidiyor. Böyle güzel bir muhabbet ortamında çırak çıkmak kime koymaz?
Saatler geçmek bilmiyor.
Bir yutkun.
İki yutkun.
Üç yutkun derken, Necmettin'in salvoları karşısında pes ediyor Nihat.
Tamam diyor, parasız saadet olmaz!
Ve o yıllardan bu yana aradan kaç yıl geçti dersiniz.
O tarih 1972'ydi.
Ya şimdi?
Peki bugün parayla saadet olur mu?
Veya olmaz mı?
Biliyorum ki bu oran çok değişti.
Şimdi olur diyenlerin sesini duyan da olmaz.
Ne kadar maydanoz o kadar köftenin adı çoktan değişti.
Ne kadar mangır o kadar mutluluk.
Bakar mısınız?
Gariban hudutta toprakta yatarak nöbet beklerken, parası olanlar da bastır bastır parayı Leyla'ya diyerek pavyonlarda göbek atacak.
Parası olanlar her yerde bir numara.
O halde: size göre parasız saadet var mı yok mu?