PARENDE
Eyüp BEKTAŞ
Padişahım çok yaşa.
Nurol padişahım
En büyük padişah bizim padişah.
Padişahlar ölmez.
Padişahların eli de eteği de öpülür.
Kimin padişahı be!
Aşağısı da padişah yukarısı da.
Padişahtan büyüğü olur mu?
O ne derse tamamdır.
İstersen "tamam değil" de.
Derler ya, sıkıysa!
Padişahın ocağına düşen yandı gitti.
İşte seçim öncesindeki aday adayların hali ortada.
Duman çıkıyor duman.
Padişaha kendini beğendirmek isteyenlerin attığı parendelerin sayısını hesap etmesini bilen yok.
On parende, yüz parende.
Şöyle parende böyle parende.
Bu ülkenin kaderi bu.
Padişahlık ile yönetilmeye devam.
Ve bu padişahlığın günümüzdeki adı da demokrasi (!)
Genel Başkanlar adayları belirliyor ve halk da bu padişah adaylarına oy vermeye zorlanıyor.
Seçilen kime hizmet ediyor o zaman?
Padişahına.
Peki halk?
Padişah ve avenesinin yönettiği bu demokraside halk da mürit.
Alttan üste doğru bir yapılanmanın gerçekleştirilmediği bir ortamda, padişahlar atar halk seçer ve biz de izleriz.
Şimdi parende zamanı.
Parendeyi atanlar adaylığı kapmak isteyenler.
Kazanan döndü köşeyi.
Sonra o parende attıracak.
Kime mi?
Hiç!.. Bize…
KORKU!
Ergenekon operasyonunun dalgaları devam ederken baskın yapılan evlerde bulunduğu öne sürülen belgelerin fotoromanını iktidar yanlısı basın kuruluşlarında okuyoruz.
Sınırsız bir yayın bunlar.
Kişi hak ve özgürlükleri diye bir kavram yok.
Seviye sözü bu yayınları görünce inanın intihar eder.
Ve bu kanıtları bulunduranların "ben de böyle bir belge yok. Olsa silerdim veya kırar atardım" türünden açıklamaları ise, işin boyutunu çok daha ileriye götürüyor.
Ya gerçekten doğru ise!
Yani o kanıtlar araba-bulma sırasında komplo kurularak yerleştiriliyor ve şüpheliye tuzak kuruluyorsa?
Bu çok vahim.
Ergenekon iddianamesini de mümkün olduğunda okuyan ve okumaya devam eden biri olarak, iddiaların çok ötesindeki bu vurgunun altını çiziyorum.
Kötü niyetli birileri devletimin adına komplo kurar ve bu operasyonların tefrikasını yazabiliyorsa, biz kime güveneceğiz?
En tehlikeli durum işte bu.
Suç var ise suçlu cezasını ayrımsız çekmeli.
Ancak, suç yok da suç yaratılıyor ve bu durum yandaş medyaya servis yapılıyorsa, işte o zaman hukuk yara alır ve ülkemizin çatısı çatırdar.
Korkum ve endişem bu.
Derler ya "hukuk bir gün size de gerekebilir" diye.
Sap keser döner misali.
Herkese gerekebilecek olan bir sistemin bu tür tuzakları çok iyi süzeceğine olan umudumuzu hiç yitirmeyelim.
Her şeye rağmen…
Yorumlar