AKP Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan’ın Önder Gazetesi ile söylediklerini kayıt cihazından dinlediğimde hiç de şaşırmadım. Fazlı Bey bir süredir bu tür sataşmaları sürekli yapmasına rağmen, Erdoğan-Önder polemiğinden nemalanacak olanlara fırsat vermemek için işi oluruna bırakmayı yeğliyoruz. Milletvekili Erdoğan bizim için Ergenekoncu dedi. Bana sataşıp “gel AKP’den Kdz. Ereğli Belediyesine benim başkan adayım ol” diye konuştu. Ve şimdi de “Gazeteyi kapatın” diyor. Ne kadar tuhaf bir durum. 2002 yılında savunduğu siyasal görüşü içime sinmese bile telefon açarak kutladığım ve “Kdz. Ereğli için yapacağınız her türlü çalışmaya ücretsiz destek vermeye hazırım. Bizim için öncelikli olan yaşadığımız kent Kdz. Ereğli” dediğim milletvekili Fazlı Erdoğan, yayımladığımız iki haberle ilgili olarak bize (isim vermese de adresin biz olduğunu kabul ediyoruz) rest çekip “yapamıyorsanız kapatın” çağrısında bulunuyor. Buyurun cenaze namazına. Ülkeye hizmet etmiş bir çok değerli ismin “Ergenekoncu avında” gözlem altına alındığı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in karşı devrim tehdidi altında bulunduğu bir süreçte; bizim hakkımızda “Ereğli’nin Ergenekoncusu” ifadesiyle hedef gösteren, dikkatleri bizim üzerimize çeviren ve yayın politikamızla ilgili rahatsızlığını böyle dile getiren Sayın Fazlı Erdoğan, aradan çok uzun süre geçmeden bu kez şahsımı AKP’ye davet edecek kadar tuhaf bir çizgi ortaya koydu. Bu ülkeyi Kuvayı Milliyet ruhuyla Misak-ı Milli sınırlarını korumaya yemin etmek Ergenekonculuk oluyorsa, hiç gocunmadan söylüyorum ki, evet Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden yana taraf olduğumuzu bu gazetede hep yazdık ve çizdik. Bunu açıkça söylemeye de devam edeceğim. AKP’ye davetini fantezi bir düşüncesi olarak aldım ve “iki kez aday olup kaybettiğiniz Kdz. Ereğli Belediye başkanlığına AKP’den siz aday olun, ben de karşınıza inandığım düşünceden aday olayım ve seçimi ikimizin arasında yapsınlar” diye yanıt vermiştim. Yanıt alamadım. Erdoğan’ın tepkisine neden olan son iki haber de sonuna gerçektir ve doğrudur. Önder’in haberlerine noter onayı gerekmez. Önder doğru haber yazar ve bu haberleri yazarken de kişi hak ve özgürlüklerine sonuna kadar saygı duyarak kaleme alır. Yanıt hakkını da sonuna kadar kullandırır. İnanın bunları yazarken kendi kendimi suçluyorum. Sanki, çok basit bir şekilde kendimi kişisel bir sürtüşmeye düşmüş (itilmiş) gibi hissediyorum. Ama; sayın milletvekilinin “Önder’i kapatın!” sözleriyle bu kadar kontrolünü kaçırabileceğini de asla beklemezdim. Şimdi buradan Önder’in aldığı ödüllerle Türk basın tarihine nasıl geçtiğini ve yöremizi onurla temsil ettiğini de anlatarak laf kalabalığı yapmak istemiyorum. Fazlı Bey beni sevmiyor. Ne yapalım; biz O’nun kafasında canlandırdığı basın şablonuna hiç uymuyoruz. Farklıyız. Bu farkımız da hep sürecek. Peki sadece Fazlı Bey mi bizi sevmeyen? Hayır! Erdemir’i yönetenler de bizi sevmiyor. Ülkemizin ve yöremizin can damarı Erdemir’i yönetenlere “Neden 30 Ağustos Bayramı törenlerine katılmadınız?” diye sorduk çıngar çıktı. Esefli kınama yayımladılar. Aynen yayımladım noktasına kadar. Bu arada Jennifer nickiyle yorum yazan bir okuyucu bayrama katılmama mazaretlerini çürüten bir yorumu veb sitemize göndermez mi! Erdemir’de kuşku duyduklarının bilgisayarlarını toplayarak bu yorumu yapanı aradılar. Bazılarını da emekliliğe sevk ettiler. Ardından Gazeteniz Önder`i basın toplantılarına çağırmayarak; kamuoyunun Önder aracılığı ile bilgi almasına sansür koydular. Biz yine de başka kaynaklardan elde ettiğimiz Erdemir ile ilgili haberleri yayımlayarak, Erdemir’in kurum olarak ayrı, yönetenler olarak da ayrı bir konumda olduklarını vurguladık. Ne diyelim. Erdemir’den abone-ilan parası almayan tek gazete olmanın sansüre kadar götürülmesinin suçlusu biz değiliz. Biz doğruları yazacağız. İşimiz bu. Ne yapalım AKP Milletvekili Fazlı Erdoğan ile Erdemir Genel Müdürü Oğuz Özgen bizi sevmiyorsa!