1990 lı yıllarda Kdz. Ereğli’de Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİB) konuları konuşulurdu.

Bu konuşmalar öyle bir fırtınaydı ki, bölgenin bu kapsamda “Pilot Bölge” olmasını öneren de  daha sonra bir cinayete kurban giden Alarko Holding’in ortaklarından Üzeyir Garip’ti. Garih’in bu düşüncelerinin yarattığı heyecan dönemin belediye yöneticilerini etkileyince meclis toplantısından “Üzeyir Garih Fahri Hemşehrimizdir” kararı çıkmıştı.

 

Neydi Garip’in dile getirdiği:

-“Karadeniz Ereğli Hong Kong gibi bir bölge olsun. Karadeniz’deki tüm ülkeler bu bölgeye pasaportsuz giriş yapsın ve sınırları içinde her tür ekonomik faaliyetlerini yürütsün. Bu model Kdz. Ereğli’de başarılı olursa da, diğer Karadeniz ülkelerinde yeni bölgeler belirlensin.”

 

Yani; Karadeniz’deki tüm ülkelerden gemiler Kdz. Ereğli’ye gelecek. Kdz. Ereğli; Karadeniz ülkelerinin ticaret merkezi olacak. Ticaret için Kdz. Ereğli’ye gelenler pilot bölgenin dışına çıkıp girerken pasaport kullanacak. 

 

O yıllardan bu güne yaklaşık 15 yıldan fazla zaman geçti.

Onca yıl öncesinde Kdz. Ereğli’de konuşulan konular ile bugün gündemdekileri yan yana getirince elbette ki insanın içi cız ediyor.

 

**

 

Bu konular aklıma birdenbire boşuna gelmedi.

Kdz. Ereğli-Alaplı arasındaki kantarda yaşananlar anılara yolculuk yaptırdı bana.

Kdz. Ereğli pilot bölge ve bölgenin dışına çıkanlar kontrolden geçiriliyorlar.

Kantara uğramadan geçiş yasak!

Pasaportlar beyler.

Yükünüz nedir?

Kimlikleriniz lütfen.

Canlı mı mal taşıyorsunuz, cansız mı?

İçinde Moldovyalı var mı?

Ticaret yükü mü hepsi?

Gibi onlarca soru.

Dur!

Pasaport kontrol!..

 

**

 

Kdz. Ereğli’nin nereden nereye sürüklendiğinin açık bir fotoğrafıdır kantarda yaşananlar.

Dün pilot bölge olup bölgenin ticaret merkezi olacaktı.

Bugün ise komşu ilçeye geçerken bile sorgu yağmuruna tutulan ülkeden tecrit edilmiş bir Kdz. Ereğli.

Oysa bu kontrol keşke gerçek olabilseydi.

Yani; Üzeyir Garip’in dediği gibi Kdz. Ereğli Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde pilot bölge yapılsaydı da, kantarda yapılan bu sorgulardan ve istenen belgelerden kimse rahatsız olmasaydı.

Zevkle tartıya çıkarılsaydı araçlar.

Olmadı/olamadı.

 

Kdz. Ereğli’de liman var.

Deniz polisi var.

Gümrük Yolcu Kapısı da.

Meşhur kantar 24 saat nöbette.

O halde ne bekliyoruz.

İlan edelim serbest bölgeyi.

Bırakalım Karadeniz’i de dünya gelsin Kdz. Ereğli’ye.

Ticaret merkezi olsun Kdz. Ereğli.

Dünya pasaportsuz geliş yapabilsin.

Para kazansın herkes.

Belli mi olur, sonra Madonna’da koşa koşa zıplaya zıplaya gelir ve bizim panayırda oynar şıkkıdım şıkkıdım.

Altmış, altmış beş, yetmiş, seksen!

 

Bir tek fiziki eksiğimiz var.

O da Zonguldak yoluna bir kantar kurduğumuzda tamamdır.

Gün ola harman ola.

Yeniden 1990’lı yıllardaki beyin fırtınalarına dönüş yaptığımızda biz bu işi bitiririz.

Aman kantara dokunmayın.

Elinizi sürmeyin.

Biz memnunuz halimizden.

Her gün kontrol.

Her gün işkence.

Sanki müebbet hapse tutsak alınmışız da haberimiz bile yokmuş.

Vah Kdz. Ereğli’ye vah!