Operasyon çok boyutlu.
Sen misin bizden habersiz operasyon yapan.
Al sana al sana.
Alın görevinden.
Sürün.
Açıkta kalsın.
Yaptığının bedelini ödesin.
Hır!
Dün “destan” yazanlar bugün tu kaka.
Operasyon şekil değiştirdi çünkü.
Bedeli müdürler ödüyor.
Emniyetin müdürleri.
Ama… ama… ama…
Bugün görevinden alınan emniyetin müdürleri aslında birer kahraman değil mi?
Veya şöyle yorumlayayım; o müdürler kahramanlığı hak etmiyor mu?
Çünkü…
O operasyonu yapan müdürler üstlerine haber verseler idi bakanların çocukları gözaltına alınabilir miydi?
Yani kirli ilişkiler ayakkabı kutularıyla, yatak odalarındaki para sayma makineleriyle ele geçer miydi?
Mümkün müydü?
**
Bir de olayın sonucuna bakmak gerekiyor.
Emniyet müdürleri görevlerinden alınırken ortaya saçılan paraları kimin çaldığı pek konuşulmuyor.
Okyanus ötesi ve berisi çekişmesi olarak lanse edilerek soygunun özü gözden kaçırılırken, aklıma ne düştü?
Görevlerinden alındığına göre yoksa bu paraları çalan emniyetin müdürleri mi?
Hırsızlığı (var ise) onlar yaptılar da, yatak odalarına ayakkabı kutularına mı koydular?
Tövbe tövbe.
Görevini yapanların ödüllendirilmesi gereken güzel ülkemde emniyetin müdürleri günah keçisi oluyor.
Ve bu haltı işleyenler de namusluluğu kimseye bırakmayan takım taklavat !
Hayret !
**
Yılbaşı eşantiyonları da şekil değiştirir artık.
En önemli obje ayakkabı kutusu olur.
Allı kutular.
Morlu kutular.
Yeşilli kutular.
Ambalaj kağıtları da dövizli olur.
Eurolu ve dolar.
Kenarına da “çil çil” yazılır ise fena olmaz hani!
Promosyonculara fırsat.
Kutu kutu eşantiyon.
Üzerine de kocaman bir ayakkabı fotoğrafı.